Tekil Mesaj gösterimi
Eski 17.04.11, 01:50   #1
Smyrna
Okunuşu: Simirna

Smyrna - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 625
Mesajlar: 8,411
Ettiği Teşekkür: 37276
Aldığı Teşekkür: 38692
Rep Derecesi : Smyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzelSmyrna gerçekten güzel
Ruh Halim: Enerji Dolu
Standart Atatürk'ün Manevi Çocukları

Atatürk'ün Manevi Çocukları










Abdurrahim Tuncak
(1908 Diyarbakır - 13 Ağustos 1999)



Atatürk'ün manevî oğludur. Abdurrahim, 8 yaşında iken 1916 yılında Osmanlı-Rus Savaşı sırasında ailesini kaybetmişti. Mustafa Kemâl Paşa, Kafkas Cephesinde 2. Ordu Komutanlığına vekâleten atanmış ve komutanlığında Bitlis ve Muş illeri Rus işgâlinden kurtarılmıştı. Bu dönemde Mustafa Kemâl Paşa'ya aile bireyleri savaşta ölen öksüz ve yetimlerden bahsedilmişti. Bunlardan birisi de 8 yaşındaki Abdurrahim idi. Mustafa Kemâl Paşa, Abdurrahim'i evlâtlık edindi ve İstanbul'a yanında getirdi. Mustafa Kemâl Paşa, 9. Ordu Müfettişi olarak Samsun'a gittiğinde Abdurrahim, İstanbul'da Beşiktaş Akaretler'deki evde annesinin yanında kaldı. Abdurrahim, Mustafa Kemâl Paşa'nın annesi Zübeyde Hanım ve kızkardeşinin yanında bakıldı ve büyüdü.

Mustafa Kemal Atatürk'ün, öğrenimine yurtdışında devam etmesini uygun gördüğü Abdurrahim Tuncak, 1929 yılında Berlin Teknik Üniversitesi'ne gitmiş ve tüm giderleri karşılanmıştır. 1934 yılından sonra Tuncak soyadını almıştır. Tuncak Savarona yatının satın alınması görüşmelerinde tercümanlık yapmıştır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nda çalışmış ve oradan emekli olmuştur.

Fizikî olarak Atatürk'e çok benzemesi nedeniyle zaman zaman Atatürk'ün manevî değil öz oğlu olduğu şeklinde yanlış iddialar dile getirilmekle birlikte, bu iddiaları ortaya atan kişiler tarafından hiçbir zaman kanıtlanamamaktadır.

Zübeyde Hanım vasiyetinde (7 şubat 1922) Tuncak'a da yer vermiştir.






  • Zübeyde Hanım'ın Vasiyeti
Vasiyetini, vefatından 1 yıl önce (7 şubat 1922) yazdırmıştı. Kendisini halsiz hissettiği günlerde Cemal Bolayır'a bu isteğini söylemiş ve yardimcı olmasını istemişti. Cemal Bey, üç tanık bulacak ve isteklerini yazacaktı. Hatim ve duaları için 450 lira ayırdığını, her cuma namazdan bir saat önce ezan okununcaya kadar uygun bir camide cemaate karşı iki cüz'i şerif okutulmasını istiyordu. Kurban Bayramı'nın birinci günü 5 adet kurban kesilmesini ve Öksüzler Yurdu'na verilmesini, bu harcamalar için 1800 lira para ayırdığını belirtmişti. Bir başka istegi de bir çeşme yaptırılmasıydı. Onarımı için de 474 lira ayırmıştı. Yanında çalışanları da unutmamıştı. Hayriye Hanım için 10 lira, manevi evladı Ayşe'nin çeyizi için 10 lira, Selanik'teki biraderi Hasan Ağa'ın oglu Abdurrahman'a 30 lira, yetim Abdürrahim'e 20 lira, Vasfiye isimli hizmetlisi için de 20 lira ayırdı.
Smyrna isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Smyrna'in Mesajına Teşekkür Etti.