Tekil Mesaj gösterimi
Eski 04.05.11, 17:30   #1
Malefica
Gerçek Üye

Malefica - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 39
Mesajlar: 729
Ettiği Teşekkür: 360
Aldığı Teşekkür: 1228
Rep Derecesi : Malefica muhteşem bir gelişmedeMalefica muhteşem bir gelişmedeMalefica muhteşem bir gelişmedeMalefica muhteşem bir gelişmedeMalefica muhteşem bir gelişmedeMalefica muhteşem bir gelişmedeMalefica muhteşem bir gelişmedeMalefica muhteşem bir gelişmedeMalefica muhteşem bir gelişmedeMalefica muhteşem bir gelişmedeMalefica muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Suspus
Arrow Seni Yaşamadan Ölmeyeceğim



aşka özgü zakkum bahçelerinde

gene acılarla kalıyorum ben

deniz ölesiye yakın ayaklarıma

ey ülkemin pusatsız kahramanları

erzurum garında, banklar üstünde

sükût-u hayâle uğrayan kalbim

geceyi kavrayan parmaklarımla

bu hasret, bu hicran zelzelesinden

beni kurtarmaya gücünüz yetmez

çünkü mutsuzluğun mekteplerinde

ıstırâp dersleri alıyorum ben



gittikçe yaklaşan bir âfet gibi

intihâr yanılgısıyla

yollar beni esârete çekiyor

şehrâyin şarkıları söylüyorum içimden

şarkılar ki, hep aynı nakaratla bitiyor

sen bir garip delisin

gözleri perdelisin



erzurum garında, banklar üstünde

susuzluktan ağlayan bir güvercin

içime vuruyor kanatlarını

nağmelerin ateşinde parlayan

kuşlar bölük bölük hayatıma giriyor

bütün çığlıkları kuşanmış ölüm

dudaklarında siyanür

oysa bilmiyor ki, bu yolculuktan

yollar tükense de, dönmeyeceğim

seni yaşamadan ölmeyeceğim

o çin hârikası bakışlarını

o pekin gözlerini

gözlerin ki, gece donanmasıdır

yoksul ve yabancı mısralarımın



bedenimde çıban çıban ağrılar

ben bu ağrılardan zevk alıyorum

ejder tepesinde bunalıyorum

bir yanda kum fırtınası

diğer yanda esrârengiz

karakalem çalışması bir deniz

rüzgârla, yağmurla ve yıldızlarla

başlamak üzere son âyinimiz



erzurum garında gece yarısı

bankların üstüne şimşekler konar

bazen bir yıldırım gezinir saçlarımda

bazen bir melek saatler boyu

yakama ölümsüz çiçekler takar

erzurum garında gece yarısı

hıçkırıklar boğazıma tıkanır

nemrut ateşiyle sabaha kadar

içimde binlerce ibrahim yanar



koltuğumda efsaneler kitabı

kafdağından nergis devşiriyorum

başını dayamış omuzlarıma

o eski, o yaşlı zümrüdüanka

ben bir çin sarhoşu samanyolunda

denizi tartışan bakışlarını

geçmişime asla gömmeyeceğim

seni yaşamadan ölmeyeceğim



perdeler kalkıp da sabah olunca

aldırma aras’ın öyle bulanık

öyle mahzun aktığına

palandöken yine sisli, aldırma

ben hem sise hem çamura alıştım

senelerdir bu acıyla buluştum

mutluluk ne zaman çıksa karşıma

yalnızlık bir zindan, çöker başıma



Nurullah Genç
__________________
Eger bir kiz susuyorsa,
Kesin içinden agliyordur.
Malefica isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Malefica'in Mesajına Teşekkür Etti.