Tekil Mesaj gösterimi
Eski 17.05.11, 14:05   #1
Canan
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 5416
Mesajlar: 24,440
Ettiği Teşekkür: 97375
Aldığı Teşekkür: 135774
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Türkiye eşya olsaydı poşet olurdu


İtalya'da yasaklandı, Fransa'da yakında tarihe karışacak, Hong-Kong'da sadece geri dönüşebileni kullanımda. Dünya plastik poşet devrini kapatırken Türkiye mutfak çekmecelerinde biriktiriyor


Hollandalı fotoğrafçı Hendrik Kersten in başına plastik poşet geçirmiş insan ı.

Politen, etilen ve petrolden mamul ilk plastik poşet 1950’lerin başında, tabii ki ABD’de üretilmiş, oradan Avrupa’ya sıçramış. 50’lerin başında ‘reklam’ı ve ardından ‘alışveriş’i keşfeden insanlık tonlarca plastik poşet üretebildiğini ama onları yok etmeyi başaramadığını anlayınca paniklemiş ama durumu düzeltecek eylemler bireysel ve ‘romantik’ kalmış. Bez torba kullanımıysa sadece tam tahıllı ekmek ve soya sütü de tüketen 10 kişi arasında popülerleşmiş. Sonuç: Bugün dünyada her yıl 1 trilyon adet plastik poşet üretiliyor. Sadece Amerika’nın, içine sosis ve patates artıklarıyla boş bira kutusu doldurup kapının önüne koyduğu poşet sayısı 102 trilyon. Şimdi önlem alınmazsa 2050’de artık çok geç kalınmış olacak, bu yüzden Kyoto Protokolü plastik poşet kullanımını da yasaklıyor.

Türkiye’de her yıl ortalama 1.5 milyon ton plastik poşet doğaya bırakılıyor. Poşetin doğada yok olma süresi bin yıl. Plastik poşet kullanımı sadece bir kaç yerel belediyede yasak ama bu yasak tam olarak uygulanmıyor. Misal İstanbul’da Kadıköy Belediyesi siyah naylon poşeti yasaklamış. Ama bizim bakkal, benim biramı hâlâ o poşetlere koyuyor. Sansür, hem de plastik! Aynı şeyi hijyenik ped için de yapıyor. Hatta onu önce bir de gazete kâğıdına sarıyor. Siyah plastik poşetle beni mahalleden koruyor. Peki siyah poşetten kim koruyacak?

Önceki gün bu çevreci ilçelere Bozcaada da katılmış. Bozcaada Belediye Başkanı Mustafa Mutay, Dünya Çevre Günü olan 5 Haziran’dan itibaren geçerli olmak üzere adada naylon poşet kullanımının yasaklandığını açıklamış. Esnafa kese kâğıdı ve bez torba dağıtılacağını söylemiş. Ama işte bu eylemler insana hiç inandırıcı gelmiyor çünkü tedbirlerin devamlılığı yok. Plastik atıklar konusunda sürekli, kararlı bir çevre politikası üretilmiyor.

Diyeceğim, dünyanın geri kalanında plastik poşet üretimi bayağı böyle kanunlu filan yasaklanırken bizde ‘torunlarının geleceği için bez torba diktiler’den öteye gitmiyor, ülkede insafsızca plastik poşet kullanılıyor. Marketlerde her üç ürün için ayrı poşet açılıyor, bir de ‘çöp koyarız’ diye fazladan alınıyor. Poşetleri ücretlendiren marketler ‘cık cık’lanıyor. Düşünüyorum, Türkiye bir eşya olsaydı kesin naylon poşet olurdu, siyah ve kokulu… Plastik poşet kullanmayın, plastik poşet pistir ayrıca sansürcüdür. Kese kâğıdı güzeldir, file de romantik…


Ekolojik Anayasa istiyoruz

Bu sadece ‘plastik poşet’ meselesi değil. Ama plastik poşetten rahatsız olmayanlar sonra nükleer santral’i de normalleştiriyor. Neyse ki güzel şeyler de oluyor. Dün İstanbul’da Yeşil Düşünce Derneği ve Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği’nin düzenlediği, Ömer Madra, Ayşe Bilge Dicleli, Yücel Sayman gibi konuşmacıların katıldığı bir ‘Ekolojik Anayasa Konferansı’ gerçekleştirildi.

Yeşiller Partisi Eş Sözcüsü Yüksel Selek acilen bir ekolojik anayasaya ihtiyaç olduğundan söz etti. Tabiatın, hakları için başkaldırdığını, dünyanın ekolojik bir kriz yaşadığını anlattı.

Doğayla uyum içinde yaşamanın yollarından söz etti. “Çernobil’den, Fukişima’dan ders alınmıyor. Bize düşen görev, doğayı bir hak öznesi olarak tanıyıp, haklarını tıpkı insan hakları gibi dokunulmaz, devredilmez, var olmaktan kaynaklanan haklar olarak güvence altına alarak, anayasalara yazdırmaktır. Yeryüzünde yaşamın sürdürülebilir olmasından daha kutsal bir şey olamaz. Doğa kutsaldır “ dedi. Türkiye’de ilk kez bir ekolojik anayasa yazılmaya çalışıyor. Geç bile kaldık ama umut verici.

Alinti




__________________


Canan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
10 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.