Tekil Mesaj gösterimi
Eski 21.05.11, 14:26   #16
OkyanusunKalbi
Müdavim

OkyanusunKalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Konular: 616
Mesajlar: 7,992
Ettiği Teşekkür: 27529
Aldığı Teşekkür: 40364
Rep Derecesi : OkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Osmanlı İmparatorluğu Döneminde Önemli Kişiler - Kronolojik Sıralama




Talat Paşa


Talat Paşa, 1874 yılında Edirne'de doğdu. İlk öğrenimini Vize ilçesinde yaptı. Edirne Askeri Rüştiyesi'ni bitirdikten sonra Edirne Posta ve Telgraf idaresinde katiplik, Alyans İsrail Mektebi'nde Türkçe öğretmenliği görevlerinde bulundu. Çok genç yaşlarda siyasetle ilgilenmeye başladı, Sultan İkinci Abdülhamid'in İstibdat yönetimi aleyhindeki çalışmalara katıldı. Bir süre sonra tutuklandı ve 1898'de Selanik'e sürüldü. Selanik'te Posta ve Telgraf Müdürlüğü'nde memurluk ve başkatiplik yaptı. İttihat ve Terakki Fırkası adını alan Osmanlı Hürriyet Cemiyeti'ni kurdu. Hürriyet ve devrim düşüncesini geniş alanlara yaydı. Saraya şikayet edilerek, Anadolu'ya sürgün, cezasına çarptırıldı. Ancak bu ceza yerine getirilmedi. İki defa İstanbul'a giderek İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin şubesini kurdu ve teşkilatlandırdı. İkinci Meşrutiyet'in ilanında milletvekili oldu. Hüseyin Hilmi Paşa kabinesinde içişleri bakanlığına getirildi. Birinci Balkan Savaşı'na gönüllü olarak katılan Talat Paşa, Bab-ı Ali baskınını düzenleyenler arasında yer aldı. Edirne'nin Bulgarlar tarafından ele geçirilmesinden sonra ordunun harekete geçerek şehri geri almasını sağladı. Bulgarlarla İstanbul'da yapılan barış görüşmesini birinci delege olarak yönetti. 1917 yılında sadrazamlığa getirildi. Birinci Dünya Savaşı'ndan çekilen Rusya ile Breslitowsk'da yapılan barış antlaşmasına Osmanlı Devleti adına katıldı. Temmuz 1918'de sadrazamlıktan ayrıldı. Birinci Dünya Savaşı'nın Osmanlı Devleti için büyük bir yenilgi ile sonuçlanmasından sonra Ahmed İzzet Paşa'ya bıraktığı mektupta, millete karşı hesap vermek üzere geri geleceğini, gerekirse mahkemeye de çıkacağını bildirerek Almanya'ya gitti. Talat Paşa, 1921 yılında bir Ermeni komitacısı tarafından öldürüldü.





Turhan Sultan


Aslı Rus olup on iki yaşlarında iken Kırım Tatarları'nın eline esir düşmüş ve İstanbul'a getirilerek saraya verilmişti. Sultan Dördüncü Mehmed'in annesidir. Devler işlerinde etkili olmuştur. 1597'de Sultan Üçüncü Mehmed'in annesi Safiye Sultan'ın emriyle yapımına başlanan Yeni cami onun emri ve parasıyla tamamlanmıştır. Türbesi bu caminin avlusundadır.






Tarhuncu Ahmed Paşa


Saraydan yetişen Tarhuncu Ahmed Paşa, önce Mısır valisi Musa Paşa'nın, sonra da Hezapare Ahmed Paşa'nın kethüdası olmuştur. 1649'da Mısır valiliğine atanmış, bir süre sonra İstanbul'a gelerek vezirlik rütbesine yükselmiştir. Sadrazam Gürcü Mehmed Paşa, onu kendisine rakip gördüğünden Selanik sancakbeyliğine atamıştır. Girit seferinin uzaması ve Abaza Hasan Paşa'nın ayaklanması sebebiyle, devletin mali durumu çok sarsılınca, Kazasker Hocazade Mesut Efendi'nin tavsiyesi üzerine, Tarhuncu Ahmed Paşa sadrazamlığa getirilmiştir (1652). Sadrazam olunca, Osmanlı İmparatorluğu için, bazı yeni vergiler getiren bir bütçe tasarısı hazırlamıştır. Fakat devleti sağlam bir maliye temeline oturtmayı hedef tutan bu hareket, hazineyi kendi çıkarlarına kullanmaya alışık olanların işine gelmemiştir. Tarhuncu Ahmed Paşa'ya karşı yayılan çirkin söylentilerin etkisinde kalan Sultan Dördüncü Mehmed'in buyruğu ile, 9,5 aylık sadrazamlıktan sonra öldürülmüştür (1653). Üsküdar'da gömülüdür. Tarhuncu Ahmed Paşa'nın ilk bütçe yapım tarihi 1652'dir.





Telli Hasan Paşa


Telli Hasan Paşa, Bosna Valiliği yaptı ve Avusturya'ya karşı yapılan savaşlara katıldı. Buralarda gösterdiği başarıdan dolayı vezirlik payesi verildi. Koca Sinan Paşa'nın üçüncü sadareti sırasında yapılan Avusturya savaşında, 20.000 askeri ile birlikte şehid oldu.






Tevfik Fikret


Tevfik Fikret 26 Aralık 1867 yılında İstanbul'da doğdu. Edebiyat-ı Cedide'nin en önemli temsilcisi olan şair. Toplumsal içerikli şiirleriyle ilerici düşüncelerin simgesi haline gelmiş, Türkiye'de batılı sanat anlayışının yerleşmesinde büyük rol oynamıştır. Tevfik Fikret on iki yaşında öksüz kaldı. Mahmudiye Rüstiyesi'nde okudu. 1888'de Galatasaray Lisesi'ni birincilikle bitirdi. Değişik yerlerde çeşitli memurluklarda bulundu. Ticaret Mekteb-i Ailisi'nde hat ve Fransızca dersleri verdi. 1891'de Mirsad dergisini açtığı şiir yarışmasında birincilik kazanınca edebiyat çevrelerinde adını duyurdu. 1892'de Galatasaray Lisesi'ne Türkçe öğretmeni olarak atandı. 1894'te Malumat dergisini çıkaranlar arasında yer aldı. 1895'te hükümetin memur maaşlarından kesinti yapmasına tepki olarak Galatasaray Lisesi'ndeki görevinden ayrıldı. 1896'da Servet-i Fünun dergisinin yazı işleri müdürlüğüne getirildi; dergi onun yönetiminde Edebeyat-ı Cedide akımının yayın organı durumuna geldi. Aynı yıl Türkçe öğretmeni olarak Robert Kolej'e giren Tevfik Fikret o dönemde aydınlar üzerindeki yoğun baskılar sırasında birkaç kez gözaltına alındı evi arandı. Bir süre sonra dergideki görevinden ayrıldı. 1906'da Robert Koleji'nin hemen yanında bir ev yaptırarak Aşiyan adını verdi. 1908'de II. Meşrutiyetin ateşli savunucularından biri oldu. Meşrutiyet'ten sonra Hüseyin Kazım Kadri ve Hüseyin Cahit Yalçın ile birlikte Tanin gazetesini kurdu. Gazete İttihat ve Terakki'nin yayın organı durumuna getirilmek istenince buna karşı çıktı ve Tanin'den ayrıldı. İttihat ve Terakki iktidarına da karşı çıkarak Aşiyan'a çekildi Ağır bir şeker hastalığına tutulmuştu. Kolundan olduğu bir ameliyattan sonra öldü. Tevfik Fikret, Muallim Naci ve Recaizade Mahmud Ekrem'in şiir anlayışları arasında uzun bir arayış dönemi geçirmiştir. Daha sonra Fransız şiiriyle tanışmış ve özellikle François Coppeden etkilenerek kendi şiirini aramaya başlamıştır. "Rubab-ı Şikeste"'de (1900,1984) toplumsal konulara ağırlık veren şiirlerinin yanı sıra günlük konuşma diline yakın şiirlerde vardır.

Rubabın Cevabı'ndaki (1911,1945) "sis" şiirinde acı, zorbalık, baskı ve haksızlıkları anlatmış, "Tarih-i kadim'e Zeyl" şiirinde de Mehmed Akif'in suçlamalarına karşılık vermiş, din ve doğa konusundaki görüşlerini ortaya koymuş, kendisinin de doğanın bir izleyencisi olduğunu söylemiştir. "Şermin" ise (1914, 1983) Fikret'in, yalın bir dil ve kısa dizelerden kurulu dolaysız bir anlatımın egemen olduğu şiirlerinden oluşur. Fikret'in düşüncesinde en önemli yan insana verdiği önemdir. Ona göre bütün sorunların üstesinden gelecek, mutlu yarınları hazırlayacak olan insandır. İnsanın üstünlüğünü sağlayan duyarlığı ve sezgi gücü değil, düşünme gücü ve aklıdır. Öbür yapıtları arasında "Tarih-i Kadim" (1905), "Son Şiirler" sayılabilir.






Timur


Timur 1336'da Keş'de doğdu. Türkler kendisine, Aksak Timur derlerdi. Barlas aşiretinin başbuğlarından Emir Turagay ile Tekina Hatun'un oğluydu. 1370 yılında hükümdar olan Timur askeri ve idari düzenlemeler yaptı. 1373'de Harizm seferine çıkan Timur, Kat şehrini ele geçirdi. Daha sonra Celyirlilerin başkenti Hocend üzerine yürüdü ve şehri ele geçirdi. Bu bölgede seferlere ve zaferlerine devam eden Timur giderek güçlendi. 1379'da Harizm'i tamamıyla, 1381'de de Sebzvar'ı, topraklarına kattı. 1384'de Irakı Acem'e giren Timur, aynı yıl Esterabat'ı ele geçirdi. 1386'da Tebriz, Kars ve Tiflis'i aldı. Azebaycan ve Ermenistan bölgelerindeki seferleri sonunda Karakoyunlular'a karşı savaştı ve 1387'de Doğu Beyazıt, Ahlat, Adilcevaz ve Van'ı ele geçirdi. İran'a yönelen Timur, Maraga, Rey ve Isfahan üzerine yürüdü.

1389 yılında Altınordu Devleti üzerine sefere çıkan Timur, iki kez zafer kazandı. 1391 yılında Mazerdan bölgesini ele geçirdi. Timur, bütün Şiraz ve Kirman'ı ele geçirdikten sonra Bağdat, Tekrit, Erbil ve Musul'a hakim oldu. Urfa'yı ele geçiren Timur bir süre sonra Akkoyunlu ve Karakoyunlu beylerini kendine bağladı. 1395 yılında Derbendi ele geçirerek kuzeye yönelen Timur, Ukrayna ve Kiev üzerine yürüdü. Özi ırmağı kıyısında bulunan Kırım ve Azak çevresindeki Ceneviz kolonilerini ele geçirdi ve Moskova'ya dayandı. 1398'de Hindistan'a girdi. Delhi'yi ele geçirdi. 1400'de toplanan kurultaydan sonra Gürcistan Seferine çıkma kararı aldı. Ardahan ve Kars üzerinden Bingöl'e geldi. Ahmed Celayir ve Kara Yusuf, Timur'dan kurtulmak için Osmanlı padişahı Yıldırım Bayezid'e sığındılar. Bayezid, Timur'a bağlı olan Erzincan'ı ele geçirdi. Timur ise 1400 yılında Erzincan'a tekrar hakim oldu ve Sivas, Malatya ve Behisni şehirlerini ele geçirdi. Suriye üzerine yürüyen Timur Halep'i aldı ve Şam'ı kuşattı ve aldı. 1402 yılında Erzurum, Erzincan, Kemah ve Kayseri üzerinden Ankara'ya doğru hareket etti. Ankara'da Çubuk ovasında yapılan savaşta Osmanlı kuvvetlerini büyük bir bozguna uğratan Timur, Yıldırım Bayezid'i esir aldı. Bir yıl Anadolu'da kalan Timur bütün Anadolu illerini ele geçirdi. 1403'de Gürcistan, 1405'de Çin seferine çıktı. Pir Muhammed'i yerine veliaht bırakan Timur, Otrar'da öldü.





Tiryaki Hasan Paşa


Osmanlı komutanı ve devlet adamı Tiryaki Hasan Paşa, gençliğinde Enderun adı verilen saray okuluna girmiştir. Enderun'u bitirince önce sarayda, sonra taşradaki görevlerde çalışmıştır. 20 yıl kadar Zigetvar beylerbeyliğinde bulunmuş, 1594 yılında Bosna beylerbeyliğine, sonra da Kanije Kalesi'nin komutanlığına atanmıştır. 9 Eylül 1601'de başlayan savaşta Kanije Kalesi'ni, 100.000 kişilik bir Avusturya ordusuna karşı başarıyla savunmuş ve düşmanın kaleyi almasını önlemiştir. Bu başarısından ötürü devrin padişahı Sultan Üçüncü Ahmet tarafından kendisine vezirlik rütbesi verildi. Bundan sonra yine Bosna'ya gönderilen Tiryaki Hasan Paşa daha sonra sırayla Budin ve Rumeli valiliklerine atanmıştır. O sırada başkaldıran Celali eşkiyasından Canpolat ve oğlunun ayaklamasını bastırdıktan sonra yine Budin valiliğine getirilmiş, bir süre sonra 1611 yılında Budin'de ölmüştür.






Torlak Kemal


Simavnalı Şeyh Bedrettin'in isyancı müridi olan Torlak Kemal'in, musevi asıllı olduğu söylenir. Manisa ve çevresinde Simavnalı Bedreddin Mahmud'un düşüncelerini yaydı. Börklüce Mustafa ile birlikte Şeyh Bedreddin adına bir isyan hareketi başlattı. Sultan Birinci Mehmed, oğlu Şehzade Murad (İkinci Murad) ile Bayezid Paşa'yı bu isyancıların üzerine gönderdi. Torlak Kemal, Karaburun'da öldürülen Börklüce Mustafa'nın kendisine katılan müridleri ile birlikte, Bayezid Paşa'ya karşı savaştı. Yenilgiye uğradı ve Manisa'da yakalanarak asıldı (1419).





Tökeli İmre


Tökeli İmre 1657'de Kesmark'da doğdu. Avusturya yönetimindeki Protestan Macarların şefiydi. Protestanlar Avusturya İmparatoru'nun Katolik mezhebine geçmeleri için yaptığı teklifi kabul etmediler ve başlarında Tökeli İmre olduğu halde İmparatora karşı ayaklandılar. Tökeli İmre, Sadrazam Köprülü Fazıl Ahmed Paşa'ya başvurarak, OsmanlıOsmanlıOsmanlı

himayesine girmek istediğini bildirdi. Avusturya ile barışı bozmak istemeyen Sadrazam Köprülü Fazıl Ahmed Paşa, olumlu karşılık vermedi. Buna rağmen savaşa devam eden Tökeli İmre, yukarı Macaristan'ı ele geçirdi. Fakat taraftarlarından çoğu kendisini terk edince Fazıl Ahmed Paşa'ya yaptığı teklifi, 1681 yılında Kara Mustafa Paşa'ya tekrarladı ve ona hediyeler göndererek yakınlık kurdu. Tökeli İmre'ye Orta Macaristan kralı ünvanı verildi. Türklerden aldığı kuvvetlerle bir çok Avusturya Kalesi'ni ele geçirdi. Ancak İkinci Viyana bozgunundan sonra önceden aldığı kaleleri kaybetti. 1688 yılında teslim oldu ve Viyana'ya götürüldü. Serbest kaldıktan sonra ordusunda görev aldı. Türk ve Tatar kuvvetlerinin başında Transilvanya'ya girdi ve Germen Ordusu'nu yenilgiye uğrattı. Bu başarısından dolayı Tökeli İmre'ye Transilvanya prensliği verildi. Zenta yenilgisinden sonra İzmit'e çekildi. Karlofça barış görüşmelerinde Avusturyalılar, Tökeli İmre'nin kendilerine teslim edilmesini istedilerse de Devleti bunu kabul etmedi. Tökeli İmre 1705 yılında İzmit'te öldü.






Tumanbay


Memlük Sultanı Kansu Gavri'nin kardeşinin oğlu olan Tumanbay, Kansu Gavri'nin, Osmanlıların Mısır'ı istila etmelerini önlemek için Suriye'ye gitmesi üzerine, Kahire'de amcasına vekalet etti. Mercidabık Savaşı'nda ölen Kansu Gavri'nin yerine Memlük sultanı ilan edildi (1516). Yavuz Sultan Selim'in Kahire'nin Osmanlılara bağlanması teklifini reddetti ve Kahire'yi savunmaya hazırlandı. Sina Çölü'nü geçen Osmanlı ordusu ile Ridaniye'de karşılaştı (1517). Yapılan savaşı kaybedince kaçtı. Kahire, Osmanlı hakimiyetine girdi. Tumanbay, tekrar Kahire'yi geri almak için çalıştı, fakat yakalanarak idam edildi (1517).






Turgut Reis


Turgut Reis, Anadolu'da Menteşe yöresinde fakir bir ailenin oğlu idi. Genç yaşta levend olarak korsanlığa başladı. Kısa süre sonra reis oldu ve Barbaros'un hizmetine girdi. Preveze deniz savaşına katıldı ve yedek donanmayı kumanda etti. Dalmaçya kıyılarında Venediklilerin eline geçmiş olan Castelnuavo kalesini geri aldı. 1540'da Korsika'da bulunduğu sırada Cenovalılara esir oldu ve 3 yıl bir gemide forsa olarak kaldı. 1543'de Cenova'yı kuşatan Barbaros tarafından kurtarıldı. Napoli körfezindeki İspanyol gemilerini batırdı. Cerbe adasını kendisine üs yaptı. İspanyollar daha sonra Cerbe adasını kuşattılarsa da Turgut Reis'i ele geçiremediler. Turgut Reis, bundan sonra Fas limanlarına üslendi. 1551'de İstanbul'a çağrıldı ve kendisine Karlı ili sancakbeyliği verildi. Trablusgarb'ın fethi ile görevlendirilen Turgut Reis, şehri aldı. 1552 yılında donanma ile Akdeniz'de bulunan Turgut Reis, Andrea Dorya kumandasındaki bir donanmayı Ponza adası yakınlarında yenilgiye uğrattı. Bastiya limanını ve kalesini ele geçirdi ise de burada fazla kalmadı. İstanbul'a dönen Turgut Reis, 1554 yılında Trablusgarb Beylerbeyliği'ne getirildi. Cerbe Savaşı'na katıldı. Malta kuşatması sırasında kaleden atılan bir mermi ile şehid oldu (1565) ve Trablusgarb'daki türbesine gömüldü.






Ulubatlı Hasan


Ulubatlı Hasan, İstanbul'un fethi sırasında surların üzerine çıkan ilk Türk askeridir. Osmanlı ordusu Fatih Sultan Mehmed kumandasında 6 Nisan 1453 Cuma günü İstanbul'u kuşattı. 29 Mayıs 1453 Salı günü sabaha karşı son saldırı yapılıyordu. Yeniçeriler arasında iriyarı Ulubatlı Hasan adlı bir asker surlara tırmanmaya başladı. Bir elinde palası, öteki eli ile kalkanını başının üstünde tutarak surların üstüne çıktı. Onunla birlikte otuz kadar yeniçeri de surlara tırmandı. Ulubatlı Hasan yaralanmasına rağmen, arkadaşlarının surlara çıkmasına yardım etti. Ayağı taşa takılarak surlardan aşağı düştü. Yukarıdan atılan oklarla şehid edildi. Ancak yeniçeriler, açılan gediklerden içeri girerek şehri ele geçirdiler.






Uluç Ali Reis
(Kılıç)



Asıl adı Uluç'tur. 1496 yılında doğdu. Meşhur Türk denizcileri Barbaros ve Turgut Reis'in yanında yetişti. 1560'da Bahriye Sancakbeyi rütbesi ile İzmir'e vali oldu. 1565'te Malta kuşatmasına İskenderiye valisi olarak katıldı, daha sonra paşa rütbesi ile Cezayir beylerbeyliğine getirildi. 1571 yılında Haçlı Ordusu'nun İnebahtı'da Osmanlı donanmasını yakması sırasında bir filoyu yöneten Uluç Ali süratli manevralarıyla birçok düşman gemisini batırmış, kendi gemilerini kurtarmış, düşmana ağır kayıplar verdirmiş ve birçok esir alarak İstanbul'a dönmüştür. Bunun üzerine II. Selim tarafından, Kaptan-ı Deryalık'a getirildi ve Uluç lakabı "Kılıç" olarak değiştirildi.

Osmanlı donanması bir yıl içinde Sadrazam Sokullu Mehmed Paşa ve Kılıç Ali Paşa'nın çabaları ile yeniden kuruldu. Akdeniz'e açılan Kılıç Ali Paşa, burayı yeniden bir Türk denizi haline getirmeyi başardı. 1574'de Tunus'u İspanyollardan temizledi, Venediklilere boyun eğdirdi ve bütün Akdeniz'e egemen oldu. Vefat ettiği 1587 yılına kadar Kaptan-ı Derya olarak kalmıştır.






Uzun Hasan


Uzun Hasan 1423 yılında Diyarbakır'da doğdu. Akkoyunlu hükümdarı Ali Bey'in oğlu Cihangir, babasının ölümü üzerine tahta geçmişti. Uzun Hasan, kardeşi Cihangir'in emri ile yaptığı askeri mücadelelerden sonra, giderek güçlendi ve kardeşi Cihangir'i başkentten uzaklaştırarak Akkoyunlu hükümdarı oldu.

Trabzon Rum İmparatoru'nun kızı Katerina Despina ile evlendi. Trabzon'u Osmanlı saldırısına karşı koruyacağına söz verdi. Uzun Hasan, ayrıca İstanbul'a elçi göndererek, Trabzon Rum İmparatorluğu'nun her yıl verdiği verginin affedilmesini ve karısına çeyiz olarak verilmiş olan, Kayseri yöresinin teslimini istedi. Fatih Sultan Mehmed bu istekleri reddetti. 1461 ilkbaharında Trabzon seferine çıktı. Osmanlı akıncıları karşısında başarısız olan, Uzun Hasan'ın kuvvetlerinden yardım alamayacağını anlayan, Trabzon Rum İmparatoru David Komnenos 26 Ekim 1461'de Trabzon'u, Fatih Sultan Mehmed'e teslim etti. Uzun Hasan bu gelişmelerden sonra ülkesini Gürcistan, Suriye ve Azerbaycan yönünde genişletmek için harekete geçti. Karakoyunlu Hükümdarı Cihan Şah'ı yenilgiye uğrattı. Giderek güçlenen Akkoyunlu ülkesi, Horasan dışında bütün İran'ı, Ermeniye'yi ve Mezapotamya'nın önemli bir kısmını kapsıyordu. Uzun Hasan bundan sonra Osmanlılarla mücadeleye girişti. Karamanoğlu Pir Ahmed ve Kasım Beylere yardım ederek onları Osmanlılar aleyhine kışkırttı. Akkoyunlu kuvvetleri 1472'de Tokat'a baskın yaptılar. Ayrıca Akkoyunlu kumandanı Yusuf Mirza, Kayseri, Karaman, Hamideli yörelerini ele geçirdi. Bunun üzerine Fatih, doğuda kendisi için tehlikeli duruma gelen Uzun Hasan'ı ortadan kaldırmaya karar verdi. Osmanlı ve Akkoyunlu kuvvetleri 11 Ağustos 1473'de Otlukbeli'nde karşılaştılar. Osmanlı topçusu tarafından kuvvetleri bozguna uğratılan Uzun Hasan İran'a çekildi. Akkoyunlular Devleti'nin merkezini Tebriz'e naklettiler. Uzun Hasan Gürcistan seferinden dönerken hastalandı ve kısa bir süre sonra 1478 yılında Tebriz'de öldü.






Vladislas
(Lehistan Kralı)


Varna Savaşı'nda vurulduğundan dolayı Varnalı olarak da anılan Vladislas, 1423'de doğdu. 1434'de babası Ladislas Jagellon'un yerine Polonya Kralı oldu. İmparator II. Albert'in ölümü üzerine Polonya'dan ayrıldı ve Macar Krallığı'na seçildi. 1440 yılında tekrar Polonya'ya döndü. II. Murad zamanında Osmanlı Türkleri'ne karşı meşhur kumandan Jean Hunyade'ın idaresinde bir Haçlı Seferi düzenlenmesine neden olmuştur. Varna'da büyük bir bozguna uğramış ve başı kesilerek bir kaç ay önce imzaladığı musalahanamenin asılı bulunduğu mızrağa takılmıştır.


__________________
ForumGerçek Türkiye'nin Forumu
OkyanusunKalbi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz OkyanusunKalbi'in Mesajına Teşekkür Etti.