Tekil Mesaj gösterimi
Eski 29.05.11, 23:15   #1
Basakca
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Edebi Akımlar

Edebi Akımlar

Avrupa’da edebi akımlar başlamadan önce, iki önemli düşünce ve sanat anlayışı vardı. Hümanizm ve Rönesansçılık


Hümanizim


Dante Alighieri

İnsana değer vermek esastır. Tabiatı Tanrı yaratmıştır düşüncesi kabul edilmiştir. İnsanı sevip onu yüceltme.

Dante bu düşüncenin temsilcisidir.



Rönesansçılar



Hem hümanizmin getirdiklerin hem de 16.yy bilim ve akılcılığını benimsemişlerdir.
Özgürlük düşüncesini geliştirirler.

Petrarca, Montaigne, Bocan, Cervantes, Shakspeare bu dönemde eser verirler.



Klasisizm



17.yy ortalarında Fransa’da ortaya çıkan edebiyat akımıdır. Akla ve sağduyuya değer verirler. İnsandaki tabiata, insanların iç dünyasına saygı göstermek esastır. Konularını eski Yunan ve Latin edebiyatından alırlar. Kahramanları seçkin kişilerdir. Sıradan insanlara eserlerinde yer vermezler. Önemli olan konu değil konunun işleniş biçimidir. Dil, üslup kusursuz bir şekilde işlenmiştir. Dil açık, yalın ve soyludur. Sanat için sanat görüşünü savunurlar. Sanatçı eserde kendini gizler. Tiyatroda üç birlik kuralına uyulur.(olay, zaman, mekân)

Bu akımın en önemli temsilcileri: Moliere ,Corneille, Racine, La Fontaine, La Bruyere, Daniel Defoe
Türk edebiyatında temsilcileri: Şinasi ve Ahmet Vefik Paşa ‘dır.


Romantizim


Fransa’da 1830 yıllarında klasizme tepki olarak doğmuştur. Klasik edebiyatın kural ve şekilleri bırakılır. Konular eski Yunan ve Latin edebiyatı yerine Hıristiyanlıktan tarihten ve günlük yaşamından alınır. Akıl yerine duygulara ve hayallere önem verirler. Sanatçılar kendi eserlerinin kişiliklerini gizlemezler. Sanat toplum içindir görüşünü benimsemişlerdir. Tabiat önemlidir. Gözlem ve tasvire önem verilir. Konular işlenirken iyi, kötü, doğru, yanlış gibi karşıtlıklardan yararlanırlar. Üç birlik kuralı terk edilir.

Temsilcileri: J. J. Rousseau, Voltaire, Victor Hugo, Goethe, Schiller, Chateaubriand, George Sand
Türk edebiyatında temsilcileri: Namık Kemal, A.Hamit Tarhan, A.Mithat Efendi.


Realizm



19.yy’ın ikinci yarısında Fransa’da romantizme tepki olarak doğmuştur. Konu gerçekten alınır. Olay ve kişiler yaşanan ve yaşayan kişilerin benzerleridir Kişilerin ruhi davranışlarını etkileyen onların kişiliklerini çizen çevre ve ortamın tanıtılmasına önem verilir. Betimlemeler yazarın gözüyle yapılmaz kahramanın gözüyle yapılır. His ve hayale kapılmadan toplum gerçeklerini olduğu gibi yansıtır. Sanat için sanat görüşünü savunurlar. Hikâye ve Romanda uygulanır.

Temsilcileri: Honero De Balzac, Stendhal, Gustave Flubert, Tolstoy, Dostoyevski, Ernest Hemingvay, Steinbeck
Türk edebiyatında ise; Recaizade Mahmut, Nabizade Nazım, Yakup Kadri, R. Halit Karay



__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.