Tekil Mesaj gösterimi
Eski 07.06.11, 17:06   #2
OkyanusunKalbi
Müdavim

OkyanusunKalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Konular: 616
Mesajlar: 7,992
Ettiği Teşekkür: 27529
Aldığı Teşekkür: 40364
Rep Derecesi : OkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Komedi Dükkanı'nın Müzisyeni Minik Özer Atik'in Hayatı

Minik Özer Atik ile Söyleşi




Müzisyen arkadaşım sorulara cevap ver!

Yok Böyle Bir Şey'! Yani aslında böyle bir şey var. Komedi Dükkanı'nda piyanosunun başında sessiz sessiz oturan, yönetmenin komutuna göre bazen rol kesen bazen notalara dokunan müzisyen kişi Özer Atik, nam-ı diğer 'Minik'in albümünün ismi bu. Esprilerin havada uçuştuğu programa ilginç ses tonuyla söylediği romantik şarkılarıyla farklı bir tat katan Atik, en sevdiği on şarkıyı bir albümde topladı. Bir şarkıyı yaptıktan sonra hiçbir yere kaydetmediğini belirten Özer Atik, "Eğer şarkı kafamda kalmışsa ve sonradan hatırlıyorsam benim için olmuştur." diyor. Pizza dükkanı işletirken lise arkadaşı Tolga Çevik'in teklifini hiç düşünmeden kabul eden suskun müzisyen, bunun başına gelen bir mucize olduğunu söylüyor. Piyano ve gitarı sadece kendisine eşlik edebilecek kadar bildiğini belirten Atik, çok iyi klarnet çalmasına rağmen söz ve beste yazarı olarak anılmak istiyor. Komedi Dükkanı'nda yönetmenin 'abuk subuk' müzik isteklerini montaja göre çaldığını söyleyen 'Minik', "Beni dinlemek için programlara gelenler de var. Albümüm üç milyon satsa da Komedi Dükkanı'ndaki işimi yaparım" diyor İşte karşınızda müzisyen arkadaşımız Özer Atik!


'Minik' Özer Atik: Müzik benim için matematik

Komedi Dükkânı'nda kendisini notalarla ifade eden müzisyen Özer Atik nasıl bir müzik geçmişine sahiptir? Bize kendinizi anlatır mısınız müzisyen arkadaşım?

Eskiden insanların beni çok tanımasını gerektirecek işler yapmıyordum. Tiyatro müziği yapıyordum ama oyun sahnede sergilenirken orada olmadığım için insanların beni tanıması için bir gerekçe yoktu. Komedi Dükkânı buna vesile oldu. İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Müzikoloji Bölümü mezunuyum. Ama müzikle tanışma işi aileden başlar. Bizim ailede hiç profesyonel müzisyen yoktur.

Ee nasıl oldu bu iş?

Bazı sözlüklerde 'babası da müzisyendir' yazıyor ama yalan! (Gülüşmeler) Ama üç göbekten kimi toplayıp şarkı söylesek detone olan kimse yoktur. Herkes yeteneklidir. Kimse meslek olarak seçmemiş, ben de öyle, ama zorladılar. Ailem konservatuvar sınavlarına 11 yaşında iken soktu.

Bir kurban verelim dediler yani

Evet (Gülüyor), yüreklendirdiler beni 1988'de klarnet bölümüne girdim, aynı zamanda liseye de devam ediyordum. Okulla birlikte devam ettirmek problem olunca birisini seçmek zorunda kaldım ve konservatuvarı bırakıp normal okula devam ettim. 1996'da Hadi Çaman'da bir çocuk oyununun müziğini yaptım ilk En son bu sene BKM'nin bir çocuk oyununun müziğini yaptım Tolga Çevik'in oynadığı Kelebekler Özgürdür oyununun sahne müziğini icra ettim. Okul öncesi çocuklar için müzik öğretmenliği yaptım. Sonrasında müzik şirketi kurdum Orada ilaç sektörüne ve bazı şirketlere lansman müzikleri ürettim.

Dur tahmin edeyim Ve battın!

Evet, işler tahmin ettiğimiz gibi gitmedi, şirketi kapattım. Komedi Dükkânı başlamadan önce ağabeyimle birlikte ortak bir pizzacı işletiyorduk İşler iyiydi de ağabeyim eczacı, ben müzisyen Pizzacı olmak için çok saçma bir birliktelik yani (Gülüşmeler) Dolayısıyla o işi bıraktık Ağabeyim dediğim ablamın kocası, eniştem Ama kimse 'İyi pizza yapmışsın Özer abi' demedi ama 'İyi ki bu şarkıyı yapmışsın' diyen çok oldu.


Pizza dükkânını kapatıp Komedi Dük-kânı'nı açma fikri nasıl gelişti?

Tolga 'Böyle bir program düşünüyorum ve orada müzikle ilgili bir şeyler de olacak Gelir misin?' dedi Ben de 'Senin olacağın her yerde olurum' dedim. Ne olacağını bilmeden, düşünmeden kabul ettiğim bir şey.

Tiyatro için müzik yapmak mı zor, kendi şarkılarınız için yapmak mı?

Belli bir şablona göre yapmak daha zor.

Şarkılarınız programda tutunca 'Yok Böyle Bir Şey' isimli bir albüm çıkardınız 'Albüm isterük isterük' diye tempo tutan bir dinleyici kitlesi mi vardı?

Üçüncü programdan sonra Tolga 'Neden kendi şarkılarını çalmıyorsun?' dedi. Beni yüreklendirdi. Biz onunla liseden arkadaşız, şarkılarım olduğunu biliyordu. Ve şarkılarım çok beğenildi, internet forumlarına düştü. Tepkileri öğrenmek için sitesini açtım. Oraya gelen yorumlar da çok iyiydi. Ve şarkıları bir albümde toplama kararı aldık, yine Tolga yüreklendirdi, ve albümün prodüktörlüğünü yaptı. En çok ilgi gören 10 şarkıyı topladık. Bir de benim oyum iki oy seçildi, şarkıları seçerken Albüm ticari meta olmaktan çıktı tabii. Önce mücadele edeyim dedim, boyumu fersah fersah aşıyor. Albümü çıkardığımızın üçüncü gününde bir internet sitesinde albümle beraber albümde olmayan bir şarkı bile indirilmek için hazır bekliyordu. (Gülüşmeler)

Bir sitede 6 bin eser bildiğinizi yazmışlar 31 yaş için pes doğrusu!

Kim söylüyor? Kendi şarkılarımın sözlerini unutuyorum. (Gülüşmeler) Tamamen yalan!

Kaç besteniz var peki?


İşte onu bilmiyorum. Bir şarkıyı yaptıktan sonra hiçbir yere yazmıyor ve kaydetmiyorum. Eğer şarkı kafamda kalıyorsa benim için olmuştur. Benim bile bilmediğim bir sürü şarkım var. Hatta bazen otururken 'Aa şöyle bir şarkı vardı' diye yıllar önce yaptığım bir şarkım aklıma gelebiliyor.

Ekranda gitar ve piyano ile görüyoruz sizi Başka neler kullanıyorsunuz?

Ben ne piyanistim ne gitarist. Piyano ve gitar çalanlara ayıp etmiş olurum. Sadece sahnede şarkı söylerken kendime eşlik edebilecek ölçüde çalıyorum. Daha çok klarnetçiyim. Ama onunla şarkı söylemek mümkün olmadığı için (Gülüşmeler) Zaten klarnetçi olarak da tanınmak istemiyorum. Söz yazarı ve besteciyim. Hasbelkader şarkı söylüyorum.

Ama Komedi Dükkânı'nda ağzınızdan şarkı dışında tek söz çıkmıyor. Kendinizi nasıl tutuyorsunuz Allah aşkına?

Programın konsepti böyle. Eskiden gülmemek için kendimi tutuyordum. Artık öyle bir kaygım da kalmadı. (Gülüşmeler)

İlk zamanlar güldüğünüzü çaktırmamak için epey mücadele ediyordunuz?

Sırtım dönük olduğu için gülüyordum zaten. Baktık bunun kimseye faydası yok, herkes gülüyor ben niye gülmeyeyim?

Komedi Dükkânı gibi şamatanın gırla gittiği bir program içinde romantik şarkılarınızın yükselmesini nasıl karşılıyorsunuz? Neden buradayım diyor musunuz?

Bu aslında skeç aralarında bir soluk oluyor. Başladığı günden beri sakil durmadı ve insanlardan hiçbir olumsuz eleştiri almadık.

Yönetmen 'Minik, müzisyen arkadaşım şunu yap!' dediği zaman sahnede ter döküyorsunuz Utangaçlıktan mı?

Oradaki sıcaklık 60 derece olduğu için terliyorsunuz. İçimdeki hissiyat utangaçlık değil ama onu verebiliyorsam hiç istemeden oyunculuk yapmış oluyorum. (Gülüşmeler) Tabii 3 bin kişi size bakıyor ve ne olacağı belli değil. Elbette heyecanlanıyorum da, Ama yaptığım rol değil, öylece duruyorum.

Despot yönetmeniniz 'yağmur müziği, ıssız orman müziği, çamur müziği çal' deyince ne hissediyorsunuz?

İrticalen olan bir şey bu. Onları çalarken dikkat edilmesi gereken başka şeyler de var. Bizim programımız üç dört saatte çekiliyor, ama programa verilen kısmı bunun dörtte üçü olabiliyor. Ve montajda bazı sahneler çıkarılıyor. Ne çalayımdan çok, nasıl çalayımın derdindeyim. Montajda ortasından bir şey çekildiği zaman hiçbir şeyin değişmemesi lazım. Montaja göre çalıyorum. İşin matematiğini düşünmek lazım. Bizim programdaki en büyük avantajımız, başımıza gelen her türlü aksiliği avantaja çevirebilecek bir kaptanın olması..

Komedi Dükkânı'na sizi dinlemek için de gelen oluyor mudur? Ya seyirci sayınız Tolga'yı geçerse?

Tabii beni dinlemek için de gelen oluyor. Albümüm 3 milyon satsa da bu işi yapardım.

Arkadaşlarınız şimdi sizi ne diye çağırmaya başladı?

Önceden ismimle çağıran vardı ama şimdi 'Minik' diye çağıran var (Gülüyor) Benim kuzenimin adı Mine, ailede ona 'minik' derdik. 'Şimdi lakabım senin üzerine kaldı' diye seviniyor.

Babam, emekli maaşıyla bana klarnet almıştı.

Pizzacı geçmişi olan birisi olarak en çok hangi yemeği seviyorsun?


Yemeği severim, hiçbir şartta aç kalmam (Gülüyor) En çok pilavı severim. Çok net ve düz. Kadınbudu köfteyi seviyorum ama bizimkiler ayrı biçimde yapıyor onu.

Sizi mutlu mu ediyor şarkı söylemek?

Bundan para kazansanız da kazanmasanız da müzisyenlik başka bir şey. Eve gidip huzur bulduğum yer ses çıkaracağım bir enstrümanın başında olmaktır. Hayat ne getirir götürür bilmem ama eğer müzikle hayatımı idame ettirebilirsem bunu iş olarak yapmaya devam etmek gurur vesilesi olur. Konservatuvarda bölüm başkanımız, "Bir tepsi börekle bir müzisyen arasındaki fark nedir?" diye sormuştu ve cevaben "Biri dört kişilik aileyi doyurabilir, birisi doyuramaz" demişti. Ülkemizde müzisyen olmak zor, o yüzden şu an kendimi çok şanslı hissediyorum.
Konser olacak mı?

Yeni yıldan sonra yapmayı düşünüyorum. 'Tek başıma konser verdiğimde acaba ne olacak?' diye düşünüyorum.

Gülmeyi seven insanlar mı gelecek konsere? (Gülüşmeler)

Zannetmiyorum. Şarkıların sözlerine bakılırsa güleç şarkılar olmadığı açık.

Çocukken çaldığınız ilk enstrümanı hatırlıyor musunuz?

Bir orgum vardı. Ama annemin bir piyanosu vardı. Hatta onu saklıyorum. Bir benzeri sarayda var, çok eski. Babam devlet memuru olmasına rağmen emekli maaşıyla klarnet almıştı.

En sevdiğiniz nota hangisi?

En sevdiğim nota mı? Ayırmıyorum notaları ama sizin gül hatırınız için fa diyeyim. (Gülüşmeler)


Komedi Dükkânı başıma gelen bir mucizedir.

Hayatınız da müziğinizin ritmi gibi inişli çıkışlı mı?

Benim tercihlerimde hayır, ama benim dışımda gelişen olaylarda olmuştur. İş hayatım inişli çıkışlıdır mesela. Komedi Dükkânı başıma gelen mucizedir. Kendi hayatımda daha düzenli ve kontrollüyüm.

Sadece kendi sözlerinizi mi önemsiyorsunuz?

Albümde sözleri Tolga Çevik'e ait bir parça dışında diğerleri bana ait. Programda çaldığımız, Tolga ile birlikte çalıştığımız şarkıları da söylüyoruz. En yenisi beş yıl öncesine aittir. Yenilerine daha geçmedik. İnternet sitesine de insanlar 'Sözlerime bir bakar mısın?' diye söz gönderiyorlar ama bugüne kadar beni heyecanlandıran bir şey olmadı.

Evli misiniz?

Yeni evlendim, kasım ayında. Eşim de müzik öğretmeni. Evde şarkılar çalıp söylüyoruz.

Müzik öğretmenliğine döner misiniz tekrar?

Altı yıl kadar öğretmenlik yaptım. Ancak çok zor bir şey. Çünkü çocukların geneli müziğe karşı yetenekli olmasa da dolular. Çocuk doğarken annenin kalbinin sesini duyar. Sonra annesinin 'yavrum, çocuğum' sesiyle belli bir ritim duygusu edinir. Ama biz öyle bir şekilde çocukların kulaklarını kirletiyoruz ki bu adamlar 18 yaşına geldiğinde bir stadyumda hep birlikte tempo tutamaz hale geliyorlar. İşte o çocuk altı yaşında size doğuştan bir yatkınlıkla geliyor. Orada öğretmenin işi onu işlemek; işte orası zor. Müzik derslerine okullarda çok itibar edilmiyor ama Çocuğa müzik yapmak ayrı ve zor bir şey, o en acımasız eleştirmendir.

Komedi Dükkânı müzik hayatına ne kattı peki?

İnsanların küçücük bir odanın içinde yaptığım şarkıları biliyor olması güzel bir şey. Bu parayla ölçülebilir bir şey değil. Bir yere gidiyorum, hiç tanımadığım bir insan gelip bana benim şarkımla ilgili bir şey söylüyor. Üç bin kişinin senin şarkına eşlik etmesi hoş.
__________________
ForumGerçek Türkiye'nin Forumu
OkyanusunKalbi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz OkyanusunKalbi'in Mesajına Teşekkür Etti.