Tekil Mesaj gösterimi
Eski 08.06.11, 18:20   #1
LaLe
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2490
Mesajlar: 21,832
Ettiği Teşekkür: 88528
Aldığı Teşekkür: 127782
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Halil Şerif Paşa (1832 - 1879) - Osmanlı'da Bir Entellektüel







Halil Şerif, 1832 yılında Kahire’de doğdu.

Babası, bu Osmanlı kentinin hükümdarı
Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın sağ kolu Mehmet Şerif Paşa’ydı.

Kavalalı Mehmed Ali Paşa,
Osmanlı’nın en ilerici devlet adamlarından biriydi; Fransa’dan getirdiği uzmanlar sayesinde birçok yeniliğe imza attı. Halil Şerif ilköğrenimini bu modern atılımlarının etkisiyle Fransız okullarında yaptı. Batı düşüncesiyle burada tanıştı; sanata merak sardı.


Princess Nazlı fazl (1906), 1872 yılında Halil Paşa ile evlenir. Evlilikleri uzun sürmez. İlk hamileliği düşükle sonlanır. Mısır'a geri dönüp, eşinden boşanır.




Kısa aralıklarla gittiği Paris’ten tablolar almaya başladı. Ancak bunlar pek önemli eserler değildir. Zamanla resim piyasasını ve sanat çevrelerini yakından öğrendi. Öyle ki, 1855’te Paris’teki Exposition Universelle’deki Mısır sergisinin sorumluluğunu yaptı.

23 yaşında gözünün hastalığı nedeniyle gittiği Paris’te yaşamını değiştirdi.


O tarihlerde Paris’te olan devrin Sadrazamı
Ali Paşa’ya acilen bir metnin çevirisi gerekiyordu. Sefarettekiler kısa sürede çeviriyi yapacak eğitimden yoksundular; tercüman arandı ve Halil Şerif bulundu. Halil Şerif çeviriyi hemen yaptı. Sadrazam, Halil Şerif’in Fransızcasını çok beğendi. "Gel seni sefir yapalım" dedi. Halil Şerif, Nisan 1856 ile Mart 1861 yılları arasında Atina elçiliğinde kátip oldu. Bu arada Kırım Savaşı sonrasında yapılan Paris Kongresi antlaşmasında görev yaptı.

Bu görevleri sırasında resim almayı hep sürdürdü.


Eylül 1861-Ocak 1864’te Petersburg’da
"orta elçi" olarak görev yaptı. Çar II. Aleksander’la dostluğuna rağmen, Paris’i çok özlediği için görevinden ayrıldı.

Paris’e gitti. Zengin mahallelerinden (şimdiki Opera Binası yakınındaki) Rue Taitbout’daki malikáneyi
Lord Hertford’tan kiraladı.


Savaş Talimi Yapan Arap Süvariler (Montpellier Fabre Müzesi) Eugène Delacroix








''Süslü Şerif''

Halil Şerif Paşa giderek ünlendi ve Paris sosyetesine dahil oldu.

Bu renkli hayat Osmanlılar arasında Halil Şerif Paşa’ya, "Süslü Şerif" adının verilmesine yol açtı. Paris gazetelerinin köşe yazarları ise onu "Osmanlı dandy’si" diye sıfatlandırıyordu.

Çok bonkördü; örneğin Figaro Gazetesi’ne para yardımı yaptı. Kumara ve kadınlara karşı zaafı vardı. "Grand Monde’daki en soğukkanlı kumarbaz" unvanına sahipti. Cömertliği sayesinde kadınları baştan çıkarıyordu.


Halil Şerif Paşa'nın ikinci eşi - Jeanne de Tourbey
Amaury Duval - Paris Louvre Müzesi




Provans’ta küçük rollere çıkan ve oyun yazarı Marc Fournier’in sevgilisi Jeanne de Tourbey’e áşık oldu. Evlendiler. Halil Şerif Paşa, Jeanne de Tourbey sayesinde Gustave Flaubert, Saint Beuve, Ernest Renan, Emile Olivier gibi ünlü yazarlarla tanıştı. Saint Beuve sayesinde, resimde realizmin öncüsü Gustave Courbet’in atölyesine gidip gelmeye başladı.

Bırakın bir Müslüman olarak resim almasının Parislileri şaşırtmasını;
Halil Şerif Paşa aynı zamanda tartışmalar yaratan Courbet’in çıplak kadın resimlerini bile almaktan hiç çekinmiyordu. Örneğin bunlardan biri de kadının cinsel organını gösteren ve bugün Türkiye’deki hiçbir yayın organının basmaya cesaret edemeyeceği "Dünyanın Kaynağı" adlı tabloydu!

Sanatsal değeri olan her tabloyu alıyordu. Koleksiyonu giderek zenginleşiyordu. Örneğin, dünyanın en ünlü ressamlarından
E. Delacroix’in altı tablosuna sahipti. Bunların içinde en değerlisi, 40 bin franga aldığı "Liege Başpiskoposunun Katli" adlı tabloydu. Sanatsal değerleri tartışılmaz bu tabloların bugünkü toplam değeri yaklaşık bir milyar dolardır!


Liege Başpiskoposunun Katli (Paris Louvre Müzesi)
Eugène Delacroix




Halil Şerif Paşa genellikle, Delacroix gibi Doğu’nun yaşamını konu edinen, Jean Auquste Dominuqe Inges’in "Türk Hamamı", Theodore Chasseriau’nun "Arap Süvarilerinin Dövüşü", Prosper Marilhat’ın "Kahire’de Bir Sokak Resmi" gibi oryantal resimleri topluyordu.

Backhuysen, Boucher, Huysum, Watteau
gibi "eski"lerden; Corot, Courbet, Decamps, Delacroix, Diaz, Ingres, Isabey, Rousseau, Troyon gibi çağdaşlardan topladığı tabloları Fransa’nın önde gelen resim tüccarı Paul Durand Ruel’in galerisinde topluyordu. Eserlerin tümü Fransız resim antolojisine giren tablolardı.

1867 yılında Paris’e gelen
Sultan Abdülaziz’in ilk ziyaret yerlerinden biri de Halil Şerif Paşa’nın tablolarının sergilendiği Exposition Universelle’di.


Kızı Leyla Şerife







Şatafatlı hayatın sonu


Gösterişli davetler, lüks hayat ve özellikle kumar zamanla Halil Şerif Paşa’yı ekonomik olarak zora soktu. İstanbul’dan tekrar görev istedi; büyükelçi olmak istiyordu.

1867’de görev istemek için gittiği İstanbul’da görüştüğü devlet adamlarının hepsinin bir şartı vardı:


"O çıplak resimleri İstanbul’a getirme!"


Dünya resim sanatında
"ilk Müslüman koleksiyoncu" unvanına sahip Halil Şerif Paşa’nın, 1868 Ocak ayında tablolarını satışa çıkardığı haberi L’Artiste Dergisi’nde çıktı.


Arap Süvarilerinin Dövüşü - Theodore Chasseriau
Cambridge/ Massachusetts Fogg Art Müzesi




Fransızların ünlü edebiyatçısı Theophile Gautier satış kataloğuna şunları yazdı: "Her resim dikkatle seçilmiş. Aralarında bir tane bile kötü resim, tek bir sahte inci yok. Her sanatçının en saf elmaslarından biri burada."

Tüm tablolar müzayedede satıldı.
Halil Şerif Paşa, bugün değeri milyar dolar edecek 109 tabloyu sadece 638 bin franga sattı!

Halil Şerif Paşa
satış sonrası müzayedeciye şu sözleri söyleyecekti:

"Hayat ne garip; kadınlar beni aldattı, kumar yıktı ve resimlerim ise büyük paralar getirdi.
Tablolar satılınca Halil Şerif Paşa’ya Viyana Büyükelçiliği verildi. Eşi Jeanne de Tourbey ve iki yaşında kızı Leyla Şerife ile yeni görev yerine gitmek istedi. Eşi kabul etmedi. İddiaya göre ya bir Cezayirli zengin bir Arap’la ya da aşırı milliyetçi bir Fransız kontuyla kaçtı. Halil Şerif Paşa, kızı Leyla Şerife ile Viyana’ya gitti. Eylül 1872’ye kadar Viyana büyükelçiliği yaptı.


Kahire’de Bir Sokak Resmi - Prosper Marilhat




Daha sonra 5 ay; Eylül 1872-Mart 1873 tarihleri arasında Hariciye Nazırlığı (Dışişleri Bakanlığı) görevinde bulundu. Meşrutiyet taraftarıydı. Namık Kemal gibi Jöntürkler’e maddi yardımlarda bulundu.

1876 yılında da beş ay Adliye Nazırlığı (Adalet Bakanlığı) yaptı. Bir yıl sonra bu kez Paris’e
"büyükelçi" unvanıyla gitti. Ancak Paris’teki görevi uzun sürmedi. Eylül 1877’de görevden alındı.

İki yıl sonra da,
Sultan II. Abdülhamid’in cülus alayında at üzerindeyken güneş çarpması sonucu vefat etti.

Aradan yıllar geçti.


Halil Şerif Paşa’
nın kızı Leyla Şerife, Kahire’de yaşıyordu. Babasının İstanbul’daki malları için dava açtı. Davaya bakan hukukçu Muhammed Arif Mardin’di. Hukuk sohbetleri evlilikle sonuçlandı.

Torun
Betül Mardin, büyükannesini hiç unutamadı ve kızına Leyla Şerife adını verdi. Bir de aile geleneğini sürdürmek istercesine, yıllardır Türk ressamların tablolarını topluyor.


Turkish Bath - Türk Hamamı (1862) Jean-Auguste-Dominique Ingres
Halil Şerif Paşa tabloyu 1865 yılında satın almış





''Jean Dominique IngresI, Türk Hamamı isimli tabloyu 1859 yılında Prens Napolyon için yapmıştır, ancak tablonun konusu Prens'in karısını rahatsız edince, yapıt 1860'da kendisine iade edilmiştir. Ingres bundan sonra hemen hemen kare biçimli olan bu tabloyu bir daireye çevirmiş ve Halil Şerif Paşa'ya satmıştır.





Halil Şerif Paşa’nın eserleri bugün nerede?


Halil Şerif Paşa’nın Fransız eşi Jeanne de Tourbey’in portesini ressam Amaury Duval yaptı. Bu tablo Paris Louvre Müzesi’ndedir.

Jean Auquste Dominuqe Inges’in "Türk Hamamı", Paris Louvre Müzesi’ndedir
Gustave Courbet’in "Yıkanan Kadın" adlı tablosu, New York Metropolitan Sanat Müzesi’nde, "Dünyanın Kaynağı" Paris Orsay Müzesi’nde ve "Uyuyan Kadınlar" ise Paris’te Petit-Palais’dedir.

Gerard Terboch’un "Mektup Yazdıran Subay" tablosu Londra Ulusal Galeri’dedir.


Eugene Delacroix’in; "Liege Başpiskoposunun Katli" tablosu ile "Cezayirli Kadınlar" tablosu Paris Louvre Müzesi’nde, "Tasso Aya Anna Ferrora Akıl Hastanesi’nde" tablosu ise bugün Zürih’teki özel Bührle koleksiyonunda, "Tom O’Shanter’i Cadılar Kovalarken" adlı tablosu Nottingham Castle Müzesi"nde, ve "Savaş Talimi Yapan Arap Süvariler" ise Montpellier Fabre Müzesi"ndedir.


Theodore Chasseriau’nun "Arap Süvarilerinin Dövüşü" tablosu Cambridge/ Massachusetts Fogg Art Müzesi’ndedir.


Cezayirli Kadınlar - Eugene Delacroix (Paris Louvre Müzesi)







Halil Paşa tarafından 1866 yılında
Jean Desire Gustave Courbet'e yaptırılmış olan
''Uyuyan Kadınlar'' tablosu
- Paris’te Petit-Palais




Soner Yalçın
09.09.2007 / Hürriyet


LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.