Tekil Mesaj gösterimi
Eski 14.06.11, 00:53   #2
Basakca
Müdavim

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 12,122
Ettiği Teşekkür: 83391
Aldığı Teşekkür: 78417
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Türkiye'nin Gölleri | Göllerimiz

Gökçeada Tuz Gölü


Gökçeada, dünyanın en sulak adalarından; birkaç tane büyük sulama göleti bulunuyor. Tek doğal gölü ise Tuz Gölü. Burası aslında rüzgâr ve dalgaların kopardığı bir lagün. Uzun yıllar boyunca rüzgâr ve dalgaların yığdığı kumlar, gölü denizden ayırmayı başardı ama ilişkisini tam olarak kesemedi. Gölü besleyen herhangi bir dere bulunmuyor, kısmen yağmur suları, çoğunlukla da denizden gelen tuzlu suyla besleniyor. Tuz Gölü’yle deniz arasında ince bir kum seddi var.
Çok kurak yıllarda, buharlaşma sonucunda tamamen kuruyor ve üstünde doğal bir tuz tabakası kalıyor. Buradan elde edilen tuz yüzyıllarca Gökçeada’nın gereksinimini karşıladı. Göl, eski adı Kefalos olan Aydıncık mevkiinde yer alıyor. En geniş noktası bir kilometre civarında. En derin yeri ise bir metreden bile az. Gölden alınan çamurun cilde iyi geldiğine inanılıyor, tuz tabakasının altından çıkarılan siyah çamur tedavi amacıyla bütün vücuda sürülüyor.

Gökçeada Tuz Gölü – Çanakkale
Fotoğraf: Yıldırım Güngör

Yararı hakkında herhangi bir çalışma yapılmamasına rağmen göl kıyısında siyah çamura bulanmış ziyaretçiler görmek her zaman mümkün. Kurak dönemden sonra göl sonbaharda su tutmaya başlıyor Flamingolar gölün beslenme koşulları izin verdiği sürece burada kalıyor.
  • Konaklama
Ada merkezinde temiz ve mümkün. Yeni Bademli ve Uğurlu köyleri ev pansiyonculuğunda öne çıkıyor.


Sapanca Gölü



Marmara Bölgesi’nin doğusunda, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın etkisiyle oluşmuş tektonik kökenli bir göl. Samanlı Dağları’nın eteklerinde yer alan gölün büyük bir bölümü Sakarya, batı tarafı ise Kocaeli ili içerisinde kalıyor. Göl bir zamanlar Marmara Denizi’nin bir parçasıyken denizden ayrıldı ve tek başına tatlı su gölü haline gelip bölgenin yaşam kaynağı oldu.
Gölün uzunluğu yaklaşık 16 kilometre, yüzölçümü ise 42 kilometrekare. En derin noktası 61 metre, ortalama derinliği 30 metre civarında. Ana beslenme kaynaklarının büyük bir çoğunluğu gölün güneyinde yer alan Samanlı Dağları’ndan geliyor. Sapanca’yı besleyen başlıca dereler Eşme Dere, Keçi Dere, İstanbul Dere, Yanık Dere, Derbent Dere, Çiftepınar Dere, Aygır Dere, Arifiye Dere ve Maden Dere. Bunlar hem gölün hem de yöredeki ormanların yaşam kaynağı. Sapanca Gölü aynı zamanda her yıl on binlerce göçmen kuşun konakladığı önemli bir sulak alan. Çalışmalar 80 civarında kuş türünün varlığını ortaya koyuyor. Göl elmabaş patka ve Macar ördeği için önemli bir kışlama alanı. Gölde en fazla bulunan kuş türü ise sakarmeke. Bu kuşun yığınlar halinde avlanılması göle büyük zarar veriyor. Çünkü sakar mekelerin azalması, yiyerek büyümesine engel oldukları bitkilerin gölün üzerinde hızla yayılmasına neden oluyor. Gölde yayın, sazan ve turnabalığı yaygın olarak görülüyor.

Sapanca Gölü – Sakarya(Kocaeli)
Fotoğraf: Hüseyin Keten

Sörf, kürek, yelken ve deniz bisikleti gölde yapılabilecek sporlar. Belli yerlerde yüzmek de mümkün. Sapanca Gölü yerleşimlerle çevrili olmasına rağmen, beslenme kaynaklarının güçlü olması nedeniyle şimdiye kadar kirlilikten diğer göller kadar çok etkilenmedi. Ancak yer yer de olsa kirlilik izlerine rastlanıyor.


Akgöl – Sakarya


Marmara Bölgesi’nin çok bilinen göllerinin gölgesinde kalan Akgöl, fazla tanınmayan ama kuşlar açısından önem taşıyan verimli bir sulak alan. Sakarya ilinde, Karasu ile Ferizli ilçeleri arasında. Adapazarı-Karasu yolunda Gölkent tabelasından saptıktan kısa bir süre sonra Akgöl’ün kıyılarına varılıyor. Göl ayrıca Bakırlı köyünden de ziyaretçiler için eşsiz manzaralar sunuyor.

Akgöl – Sakarya
Fotoğraf: Turgut Tarhan

Çevresinde yapılaşma olmayan ve doğallığını koruyan Akgöl’de yaz ve kış aylarında yoğun olarak balıkçılık faaliyeti yapılıyor. Gölün sahil kesimlerinin büyük bir kısmı sazlıklarla kaplı. Yağışlar seviyesini yükselttiğinde ise kıyısındaki ağaçlık alanlar sualtında kalıyor. Akgöl’de yaşayan başlıca balık türleri kızılkanat, çapak, yayın ve sazan.
  • Konaklama
Akgöl’ü gezmek isteyenler Sakarya merkezde ya da Karasu ilçesinde konaklayabilir.


Ulubat Gölü


Ulubat Gölü, Bursa’nın yaklaşık 30 kilometre batısında. Ulubat, Türkiye’nin en büyük tatlı su göllerinden biri. Tektonik bir göl olan Ulubat’ın büyüklüğü 13 bin 500 hektar. Uzunluğu 22, eni ise yaklaşık 10 kilometre. Ortalama derinliği 2.5 metre olmasına rağmen, çoğu yeri 1-2 metre arasında değişiyor. Gölü besleyen en önemli akarsu Mustafakemalpaşa. Dünyada sadece 38 üyesi bulunan “Yaşayan Göller Projesi”ne dâhil olan Ulubat Gölü, kuş varlığı açısından Avrupa ve Ortadoğu’nun en önemli sulak alanlarından biri. Küçük karabatak, tepeli pelikan ve bıyıklı sumru gibi nesli tükenmekte olan kuşlara ev sahipliği yapıyor. Sakarmeke, alaca balıkçıl, kaşıkçı ve elmabaş patka da gölün önemli sakinleri arasında.
Eski adı Apolyont olan göl, çevresinde arkeolojik zenginlikler de barındırıyor. Miletepolis, Th eodoros Kilisesi, Apollonia, Issız Han ve Aktopraklık Höyük gölü çevreleyen tarihi değerler. Ulubat Gölü içindeki Gölyazı belde merkezi bir köprü ile anakaraya bağlanıyor. Gölyazı’nın girişinde yaklaşık 700’lü yaşlarını süren bir çınar bulunuyor; içinden su çıktığı için “ağlayan çınar” deniyor. Ulubat Gölü, sucul bitkiler açısından çok zengin. Türkiye’nin en geniş nilüfer yataklarına sahip. Ulubat’ta en büyüğü Halil Bey olmak üzere dokuz ada bulunuyor. Bunlar özellikle sukuşlarının kışlama alanı. Ulubat Gölü’nde günümüze kadar 200’ün üzerinde kuş türü kaydedildi. Alanda üreyen türler arasında gece balıkçılı, kaşıkçı, çeltikçi, kocagöz ve bataklık kırlangıcı bulunuyor. Karabatak için Türkiye’deki en önemli üreme alanlarından.

Ulubat Gölü – Bursa
Fotoğraf: Turgut Tarhan


Göl çevresindeki köylerde her sene leylek şenliği düzenleniyor. Ulubat Gölü balıkçılık açısından da önemli. Bir zamanlar bol miktarda kerevitin görüldüğü gölde 21 balık türü bulunuyor. Günümüzde en yaygın balık türleri sazan ve turna.
  • Konaklama
Göl kıyılarında otel yok. Gölyazı ve Eskikaraağaç’ta küçük pansiyon tarzı işletmeler çalışıyor. Bursa’da konaklayıp, günübirlik göl ziyaretleri yapılabilir.

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
11 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.