Tekil Mesaj gösterimi
Eski 16.06.11, 22:36   #10
Basakca
Müdavim

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 12,122
Ettiği Teşekkür: 83391
Aldığı Teşekkür: 78415
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Türkiye'nin Gölleri | Göllerimiz

Çıldır Gölü

Akbaba ve Kısır dağları arasında, deniz seviyesinden 1959 metre yüksekte yer alıyor Çıldır Gölü. Bölgedeki tektonik hareketler sonucu oluşan gölün en derin noktasının 30 metre olduğu sanılıyor. Çevresini saran dağlardan gelen derelerle besleniyor. Tek çıkış noktası ise Arpaçay’ın kolu olan Telek Çayı. Yaklaşık 123 kilometrekarelik bir alanı kaplıyor. Doğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük ikinci gölü; tatlı su gölleri arasında ise ilk sırada yer alıyor.
Çıldır Gölü’nde kış aylarında da balıkçılık yapılabiliyor. Gölde en yaygın gözlenen balık türü sazan. Buz tabakasına delikler açılarak ağlar atılıyor, çevre köyler su ihtiyaçlarını da bu şekilde karşılıyor. Kurak mevsimlerde göl seviyesinin düşmesi, sazlıkları ve buralarda üreyen sazanları olumsuz etkiliyor. Ne yazık ki her gölde gözlenen kaçak ve aşırı avlanma burada da var, bu durum göldeki balıkların hızla azalmasına yol açıyor. Gölün ana beslenme kaynakları başta Büyükçay ve Yandere olmak üzere irili ufaklı birçok dere. Etrafında yoğun bir yerleşimin ve herhangi bir sanayi kuruluşunun bulunmaması nedeniyle göl fazla kirlenmiyor. Ancak tarım alanlarında bilinçsiz kullanılan kimyasallar ve evsel atıklar ciddi bir tehdit. Gölün balıklarının en bilineni Çıldır sazanı. Son yıllarda gölden kerevit de çıkmaya başladı.


Çıldır Gölü – Ardahan – Kars
Fotoğraf: Erdem Yavaşca

Tepeli pelikan, Van Gölü martısı gibi kuşların görüldüğü Çıldır Gölü’nün kıyıları bitki varlığı açısından çok zengin. Göl kıyılarındaki sazlıklar ile dört ada kuşlar için iyi bir barınma ve üreme alanı. Bahri, ak pelikan, küçük ak balıkçıl, angıt, yeşilbaş, tepeli patka, sakarmeke, elmabaş patka, turna, karabaş martı, kara sırtlı martı, balık kartalı, saz delicesi ve delice doğan gölde en çok görülen kuş türlerinden.
  • Konaklama
Çıldır Gölü’nü kış aylarında ziyaret edenler, buz tutan gölde atlı kızaklarla gezinti yapabiliyor. Yine kış aylarında buz sporları şenliği düzenleniyor. Gölü ziyaret etmek isteyenler Ardahan’da kalabilir.

Aktaş Gölü


Ardahan’ın Çıldır ilçesi ile Gürcistan arasında kalan tektonik kökenli bir göl Aktaş. Toplam 27 kilometrekarelik bir alana sahip olan göl, iki ülke arasında neredeyse eşit olarak paylaşılmış durumda. Türkiye’nin az bilinen göllerinden Aktaş’ın rakımı 1798 metreyi buluyor, en derin yeri ise 10 metre civarında. Göl suları sodalı olduğu için canlı yaşamına pek uygun değil. Ama son yıllarda az da olsa birkaç balık türünün gözükmesi, su girişi ve boşalımı sayesinde göl suyunun değişime uğramış olabileceğini düşündürüyor.
Aktaş Gölü, çevredeki tepelerden gelen irili ufaklı birçok dere tarafından besleniyor. Bahar aylarında göl bazen taşıyor ve fazla suları Kura Nehri’ne gidiyor. Aktaş Gölü kuş türleri için de oldukça önemli; Türkiye’de ak pelikanın kuluçkaya yattığı üç alandan biri. Tepeli pelikanın ürediği yedi alandan biri de Aktaş Gölü. Burası, Türkiye’de bu iki türün bir arada yaşadığı tek sulak alan; başka hiçbir sulak alanda bir arada üremiyorlar. Aktaş Gölü’nde üreyen önemli diğer kuş türleri de kadife ördek ve angıt.

Aktaş Gölü – Ardahan

Fotoğraf: Turgut Tarhan

Ayrıca Türkiye’de boz kazın ürediği son alanlardan biri. Aktaş Gölü üzerinde toplam 12 adet ada bulunuyor, bunların tümü Türkiye sınırları içinde. Adalardan en büyüğü Öncül köyüne ait Öncül Adası.
  • Konaklama
Aktaş Gölü’ne en yakın konaklama merkezi Ardahan.

Buzul Gölleri


Türkiye’de başta Kaçkar Dağları olmak üzere Aladağlar, Bolkar Dağları, Munzur Dağları, Uludağ, Karagöl Dağı, Süphan Dağı ve Cilo Dağları’nın yüksek kesimlerinde çok sayıda buzul gölü bulunuyor. Bunlar kimi zaman yanlışlıkla “krater gölü” olarak adlandırılıyor. Oysa Türkiye’de toplam krater gölü sayısı sadece 10 civarında. En çok buzul gölü Kaçkar Dağları’nda bulunuyor; burada yaklaşık 150 buzul gölü inci tanesi gibi diziliyor. Bunlar son buzul dönemindeki buzul hareketleri sonucu oluşmuş tatlı su gölleri. Soğuk dönemlerde aşağılara doğru hareket eden buzullar, ılıman dönemlerde eriyerek yükseklere çekilir; üzerinde hareket ettikleri zeminleri de örselerler.

Bu hareketlerin yüzlerce yıl devam etmesi ile vadi tabanları yayvanlaşır ve yüksek kesimlerdeki bazı düzlüklerin aşınmasıyla derin çukurlar oluşur. Bu çukurların tabanı da killi malzemeyle dolarak su sızdırmaz hale gelir, çukurda zamanla su birikir ve göl oluşur. Bu göllerin büyük kısmı çok yüksekte olduğundan canlıya rastlanan örnekler çok azdır. Daha alçak rakımlı göllere atılan alabalıkların yaşayabildiğine dair birkaç örnek biliniyor. Örneğin Verçenik Dağı civarındaki Atlı Göl’de alabalık bulunuyor. Bolkar Dağları’ndaki Çinili Göl ve Karagöl gibileri ise Toros kurbağası gibi tek nokta endemiği canlılara ev sahipliği yapıyor. Buzul göllerinin en yükseği Süphan Dağı’nın zirvesinde, yaklaşık 4 bin metrede. En büyük ve en derini ise Kaçkar Dağı’nın güneyinde yer alan Deniz Gölü; rakımı 3 bin 376 metre, derinliği yaklaşık 60 metre, çapı ise yaklaşık 150 metre.

Buzul Gölleri – Rize – Artvin – Erzurum

Fotoğraf: Deniz Gölü – Cüneyt Oğuztüzün


Orta Toroslar’da Aladağlar’da bulunan Yedigöller Platosu bir zamanlar buzul işgali altındaydı. Yüksek zirvelerin buzul örtüsü altında birer ada gibi göründüğü plato, zamanla şimdiki halini aldı ve buzullardan geriye yedi adet göl kaldı. Buzul gölleri, Türkiye’nin en temiz su kaynakları. Bu kaynaklara çok yakın gelecekte gereksinim duyabiliriz, bu nedenle mutlaka koruma altına alınmaları gerekiyor.
  • Konaklama
Göllerin çoğunluğu Çamlıhemşin (Rize) ile Yusufeli (Artvin) sınırlarında. Türkü Tur’un işlettiği 2 bin 300 metredeki Kotençur Dağevi’nde konaklamalı göl gezileri yapılabilir.


Şavşat Karagöl


Artvin’in Şavşat ilçesi sınırlarındaki bu heyelan gölü, Karagöl-Sahara Milli Parkı’nın en önemli görsel değeri. Şavşat’tan Karagöl’e uzanan 25 kilometrelik yol da göz alıcı manzaralar sunuyor. Milli parkın Yalnızçam Dağları kısmında birkaç buzul gölü bulunuyor. Rakımı 1580 metreyi bulan Karagöl kış aylarında, göç eden yabankazları için önemli bir dinlenme noktası. Gölün bir başka özelliği de yakınındaki yamaçlarda çim kayağı yapılabilmesi. Karagöl’ün kuzeydoğusundaki Bagat mevkii, çim kayağı için oldukça uygun parkurlara sahip.

Şavşat Karagöl – Artvin

Fotoğraf: Cüneyt Oğuztüzün

Çok derin olmayan Karagöl’de hâkim balık türü sazan. Kıyıları ilkbahardan sonbaharın sonuna kadar çiçeklerle kaplanıyor. Doğu Karadeniz’in birçok bitki türünü burarda görmek mümkün. Yaz boyunca çok sayıda ziyaretçi ağırlayan Karagöl’ün çevresinde kamp ve karavan turizmi için de uygun alanlar bulunuyor.

  • Konaklama
Göle en yakın konaklama tesisi Laşet Motel. Burada bungalovlarda konaklayabilir, yöre mutfağının tadına bakabilirsiniz.

kesfetmekicinbak.com
__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve atık olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
11 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.