Tekil Mesaj gösterimi
Eski 20.06.11, 00:46   #180
Basakca
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Günün İçinden...

Her zamanki gibi muşmula bir suratla sabahın köründe günün içine daldım.

Alışkanlık mı oldu bilmem hafta sonu bile en geç saat 6 uyanıyorum.

Kayısı ve kiraz eşliğinde sabah kahvaltısnı yaptıktan sonra gündeme damgasını vuran başlıklara göz atmak vazgeçilmezlerimden olduğunu tavan yapan sinirle kendi kendime bir kere daha ıspatlamış oldum.


Sıcak ve monoton geçecek güne böylelikle adım atmışken Lale'nin sosyete pazarına destek vermek için kendini yollara vurduğunu okudum.

Birden meydanlarda kendimi Kadıköy meydanında slogan atarken düşündüm. Ne güzel günlerdi. Yumruklarımız havada avaz avaz sloganlarımızı sıralarken robocop tarzı polis arkadaşlarımız elleri coplarında her an girişmeye hazır vaziyette beklerlerdi.

Anlam veremezdim bu şekilde bizlere kaşları çatık gözlerini karatmış bir vaziyette bakmalarına....

Sonuç ta onlarda 657 ye tabi idiler. Birimiz hepimiz için olmalıydık. Düşününce bizler nasıl kamu hizmeti olarak vatandaşlarımıza hizmet veriyorsak onlarda bizim gibi görevlerini yapyorlardı.


Bir eylemimizde yine Kadıköy'de idik çok kalabalık sayılmazdık ama polis arkadaşlarımız o garip giysileri (robocop) ile etrafımızı sarmışlardı. Hava aynı bu gün ki gibi sıcak, güneş tepemizde biz hatunlar efil efil giyinikken onlar o giysilerin içinde başlarında kasklarla şipil şipil ter akıtıyorlardı. Tam arkamda duranın ise hali bi acayipti. Ha gitti gidecek vaziyette...

Yine kötülük damarım tutması ile yöneldim kendilerine doğru "arkadaş iyimisin?" sorusuyla...

Bir anlık gaflette yok iyi değilim sıcak fena yaptı tansiyon mu düştü ne" demesiyle birden kendine geldi ve sert bir şekilde "işine bak sen"...


"İşim insanlarla ve işime de bakıyorum şu an" diyerek elimdeki buz gibi suyu kendilerine verdim.

Şaşırmıştı bir an, böyle bir hareket beklemiyor olabilirdi belki....

"Korkma okuyup üflemedim daha, bulaşıcı bir hastalığm da yok, iç az da olsa kendine gelirsin"


Tebessüm ederek aldı şişeyi fondip yaptı ve pet şişeyi yere attı. O an çok kızdım ve yerden boş şişeyi alıp çantama koyarak ekledim;

"Bu dünya bizim batırmak ta bizlerin elinde, güllük gülüstanlık yapmak da..."


"Sen nerede yaşıyorsun bacım" diyerek uzaylı muamelesi yapmıştı.

O günkü eylemimiz rutin ve şamatasız bitmişti.

Gerçekten ben nerede yaşıyorum ki?

Nereden nereye geldim.

Lale'nin pazacılara destek vermesinden gençlik şeysilerimi yad ettim ve sizleri de okuma zahmetine sokacağım şimdi de...


Ve bu akşam yine Kadıköy'de idim. Ama bu sefer başka bir amaçla...

Güzel ve eğlenceli bir amaç oldu. Her zaman ki gibi monoton geçen bir pazar günümü gülerek, eğlenerek bol bol alkış ve ıslıkla noktalayarak yeni bir güne merhaba deme şansını verdikleri için oyuncu arkadaşlarıma ne kadar teşekkür etsem azdır.


Fotoğraflar ve konu hazır. Tabi ki benim anlatımımla... Yarına artık.


***
Lale umarım sesin kısılmamıştır. Yumurta iç tamam mı ?

__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.