Tekil Mesaj gösterimi
Eski 03.07.11, 00:20   #4
Basakca
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Tiberius Claudius Caesar Augustus Germanicus | Claudius(M.Ö.10 - M.Ö

Personeli ve Gücün Merkezîleştirilmesi




Polybius


Claudius imparatorluğun günlük idare işlerinde yardımcı olmaları için azledilmişleri kullanan ilk imparator değildi. Ancak Claudius, princepsin gücünün merkezîleşmesine ve sorumluluklarının artmasına paralel olarak azledilmişlerin görevlerini artırmak durumunda kalmıştı. Bu kısmen senatoyla yukarıda bahsi geçen çekişmelerden olduğu kadar Claudius'un senatörlere olan saygısından da kaynaklanıyordu. Claudius özgür doğmuş magistraların kendisinin dengi değilmişçesine kendisinin boyunduruğunda hizmet vermesini istemiyordu.

Personel dairelere ayrılmıştı ve her birinin başına da bir azledilmiş kişi getirilmişti. Narcissus muhaberat dairesinin başıydı. Pallas hazine dairesinin başına getirilmişti. Callistus adalet dairesinin başıydı. Farklı konularla ilgilenen bir daire daha vardı ve bunun da başında ihanetten idam edilene kadar Polybius vardı. Narcissus'un Britanya'nın işgali öncesinde Claudius'un yerine askerler konuşma yapmasında olduğu gibi azledilmişler imparatorun yerine resmî olarak konuşabiliyorlardı. Bunların hepsi de önemli mevkiler olduğundan senatörler eski kölelerin eline düşmüş olmaktan ötürü şaşkın vaziyetteydiler. Azledilmişler para, yazışmalar ve yasalar üzerinde tam bir kontrol sağladıkları takdirde imparatoru idare etmeleri de zor olmayacaktı. Eski kaynaklarda tam da bu suçlama yapılır. Öte yandan aynı kaynaklar azledilmişlerin Claudius'a sadık kaldıklarını teslim ederler. Claudius da onların bu sadakatlerini karşılıksız bırakmamış, politikalarında onların tavsiyelerinden faydalanmıştır.


Flavius Felix


Ancak ihanet etme eğiliminde olduklarında Polybius ve Pallas'ın kardeşi Felix'in durumunda olduğu gibi imparator kendilerini adil bir güçle cezalandırmıyordu. Elde Claudius'un politikalarının ve fermanlarının azledilmişlerin sayısındaki artışa ya da azalmaya göre değiştiğine dair bir kanıt yoktur; bundan dolayı da kontrolü başından sonunda kesin olarak elinde bulundurduğu varsayımı çıkmaktadır.

Siyasi güçlerinin boyutuna rağmen azledilmişler mevkilerinden ötürü zengin olmayı başarmışlardı. Gaius Plinius Secundus bir bölümünün Cumhuriyet döneminin en zengin adamı olanı Crassus'dan daha zengin olduğunu yazar.






Dinî Reformlar ve Oyunlar

Eleusis Gizemleri


Augustus'un dinî reformları üzerine yazmış olan Claudius kendisinin de bazı dinî reformlar yapabileceğine hükmetmişti. Devlet dininin yapısı konusunda güçlü fikirleri vardı. İskenderiyeli Yunanların kendisini tanrılaştırarak bir tapınak adama isteklerini yalnızca tanrıların yeni tanrılar seçebileceğini söyleyerek reddetmişti. Eski bayram günlerini geri getirmiş ve Caligula tarafından uygulamaya konmuş olan alakasız kutlamaları kaldırmıştı. Eski görenekleri ve eski dili yeniden uygulamaya sokmuştu. Claudius Doğu gizemlerinin Roma'da yayılmasından endişe duyarak daha Romalı örneklerin arayışına girmişti. Cumhuriyet döneminde birçok kimsenin benimsediği Eleusis gizemlerini öne çıkarmıştır. Yabancı astrologları kovdu ve hepatoskopiyi geri getirdi. Özellikle Druidizme karşı Roma devlet diniyle olan uyumsuzluğu ve din değiştirmeye ikna çabaları dolayısıyla sert davrandı. Yine bir noktada, muhtemelen Hıristiyanlığın ortaya çıkışının Yahudi toplumunda huzursuzluk yaratmasından ötürü Yahudileri Roma'dan kovduğundan bahsedilir. Claudius herhangi bir dinden diğerine geçilmesine karşıydı. Bu durum Romalılara serbest bırakılan dinler için de geçerliydi.

Ludi Saeculares

Claudius Roma'nın kuruluşunun 800. yılı sebebiyle Ludi Saeculares (dünyevi oyunlar) düzenlemiştir. Augustus da yüzyıldan kısa bir süre önce bu oyunları düzenlemişti. Augustus oyunların 100 yılda bir değil, 110 yılda bir düzenlendiğini iddia etmişti. Ancak her iki hesaba göre de aslında oyunların vakti henüz gelmemişti. Claudius birçok oyun ve gösteriye ilave olarak Fucine Gölü'nün kurutulması şerefine de deniz savaşı oyunları düzenlemişti.




Ölümü, Tanrılaştırılması ve İtibarı




Eski tarihçiler Claudius'un zehirlendiğinde ve 13 Ekim 54'ün ilk saatlerinde öldüğünde hem fikirlerdir. Anlatımlarda farkılıklar vardır. Bazıları Claudius'un öldüğü sırada Roma'da olduğunu iddia ederken diğerleri Sinuessa'da olduğunu savunurlar. Bazıları zehiri verenin çeşnicisi Halotus, doktoru Xenophon veya meşhur zehirci Locusta olduğunu belirtirler. Kimilerine göre akşam yemeğinde aldığı tek bir dozun ardından uzun süre can çekişerek ölmüştü, kimilerine göreyse iyileştikten sonra tekrardan zehirlenmişti.Neredeyse hepsi de ölümünün arkasında son karısı Agrippina olduğunu ima ederler. Agrippina ve Claudius son aylarında daha fazla kavga eder olmuşlardı. İş öyle bir noktaya gelmişti ki Claudius açıkça eski eşlerine hayıflanıp, Britannicus'un yakında kraliyet ailesindeki konumunu düzeltme derdinde bir yetişkin olacağından bahsetmeye başlamıştı. Agrippina Britannicus güçlenmeden evvel Nero'nun başa geçmesini garanti altına almak derdindeydi.


Augustus Mozolesi

Modern dönemlerde bazı yazarlar Claudius'un öldürüldüğü mü, yoksa hastalık ya da ileri yaşından ötürü mü öldüğü yönünde şüphelerini ortaya koymuşlardır. O dönemde tarihin tarafsız bir şekilde kaydedilmesi pek mümkün değildi, dolayısıyla bazen, genellikle de olayların üzerinden yıllar geçtikten sonra yazarın tutuklanma tehlikesi altında olmadığ dönemde parşömene dökülmüş imalı sözlerle kaleme alınırdı. Claudius'un külleri 24 Ekim'de Augustus Mozolesi'ne defnedildi.

Claudius Nero ve senato tarafından hiç vakit kaybedilmeden tanrılaştırıldı. Bunun sinik bir davranış olduğunu düşünenler şunu dikkate almalılar; modern ve eski bazı tarihçilerin tasvir ettiği şekilde Claudius nefret edilen biri idiyse bu hareketin tanrılaştırma eylemi içinde yer alanlara pek bir faydası olmamıştır. Claudius'a daha mesafeli olanların çoğunluğu vakit kaybetmeden Nero'nun adamları hâline geldiler. Claudius'un vasiyeti ölümünden kısa bir süre önce değiştirlmişti. Buna göre Nero ve Britannicus birlikte ya da birkaç içinde yetişkin olacak olan Britannicus tek başına vâris olarak gösteriliyordu.



Agrippina’nın Mermerden Yağılmış Büstü
İstria Arkeoloji Müzesi (Pula)

Agrippina Claudius'un ölümünden kısa bir süre önce Narcissus'u uzaklaştırdı ardından da kendisini öldürttü. Muhaberat bakanının son eylemi Claudius'un tüm yazışmalarını yakmak oldu. Bu davranışının sebebi muhtemelen kendisini ve diğer azledilmişleri zaten kendilerine rakip olan yeni rejimden korumaktı. Böylece Claudius'un politikalarıyla ilgili kendi ağzından çıkmış olan sözleri kayboldu. Tıpkı Claudius'un kendinden öncekileri resmî fermanlarında eleştirmesi gibi Nero da Claudius'u sık sık eleştirdi ve onun çıkardığı birçok yasa ve fermanı yeterince akıllı olmadığını ya da o sırada bunamış olduğunu gerekçe göstererek geçersiz kıldı. Claudius'un yaşlı bir ahmak olduğu fikri Nero'nun hükümdarlığı boyunca resmî bir görüş olarak geçerliliğini korudu. Sonunda Nero kendisini evlatlık edinmiş olan tanrılaştırılmış babasında atıfta bulunmayı bıraktı ve kendi öz ailesini yeniden benimsedi. Claudius tapınağı temellerinin bir bölümü atıldıktan sonra uzun süre tamamlanmamış bir şekilde kendi hâline bırakıldı. Sonunda tapınağın bulunduğu alan Nero'nun Domus Aurea adlı villasının inşa edildiği arazinin içinde kaldı.


Domus Aurea

Claudius döneminde öne çıkmaya başlayan Flaviuslar farklı bir yol izlediler. Meşruiyetlerini desteklemek zorunda oldukları gibi Julio-Claudian hanedanının çöküşünü de haklı çıkarmak durumundaydılar. Nero'nun aksine iyi olanlarla ilintili olduklarını göstermek için Claudius'u yeniden öne çıkardılar. Claudius ve imparator Titus'un arkadaşı olan oğlu Britannicus adına hatıra paraları bastırdılar. Nero'nun Domus Aurea adlı villası yok olduktan sonra Caelian Tepesi'ndeki Claudius Tapınağı nihayet tamamlanmıştır. Ancak Flaviusların konumlarnı sağlamlaştırmalarıyla birlikte kendi kimliklerini vurgulama ihtiyacı arttığı için Claudius'a atıfta bulunmayı bıraktılar. Tersine Julio-Claudian hanedanının diğer imparatorları gibi Claudiusu da kötülenmeye başladılar.


Lyon Tableti

Tacitus, Suetonius ve Cassius Dio gibi önemli tarihçilerin hepsi de Flaviuslardan sonra gelmişlerdi. Üçü de senatör ya da equestrian sınıfına mensuptu. Princeps ile yaşanan çekişmelerin çoğunda senatodan yana tavır almışlardır. Bu da bilinçli veya bilinçsiz olarak taraflı bakış açılarına yol açmıştır. Suetonius On iki Sezar'ın Hayatı adlı eserine başladıktan kısa süre sonra resmî arşivlere giremez olmuştur. Bu yüzden iş Claudius ile ilgili yazmaya geldiğinde (daha evvelden toparlanmış olan Augustus'un mektupları hariç) Suetonius ikinci el kaynakları kullanmak zorunda kalmıştı. Eserinde imparatorun ağzından bir alıntı yoktur. Suetonius Claudius'u gülünç biri olarak tasvir eder, eylemlerinin büyük bölümünü küçümser ve dönemindeki başarılı işleri maiyetine atfeder. Tacitus senatör arkadaşları için hikâye yazmış ve her imparatoru kendi seçtiği bir modele uydurmuştu. Claudius'u pasif bir piyon ve aptal olarak tasvir etmiş, işi eserlerinde Claudius karakterini es geçmeye kadar vardırmıştı. Claudius'un Lyon tabletindeki konuşmasını bile imparatorun kişiliğini yansıtmayacak şekilde düzenlemişti. Dio daha tarafsızdır ancak görünüşe göre Tacitus ve Suetonius'u kaynak olarak kullanmıştır. Bu yüzden zayıf, aptal ve başkalarının etkisi altında kalan Claudius imajı uzun müddet devam etti.

Zamanla Claudius tarihçilerin anlatıları dışında büyük ölçüde unutuldu. Kitapları içerdikleri konulara olan ilginin azalmasıyla birlikte kayboldu. İkinci yüzyıılda Claudius'la doğum günü aynı olan Pertinax'ın kutlamaları Claudius'u gölgede bıraktı. Üçüncü yüzyılda Augustus Gothicus Claudius'un adını gaspetti. Öldüğünde o da tanrılaştırıldı ve Panteon'da Claudius'un yerini aldı.
Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.