Tekil Mesaj gösterimi
Eski 06.08.11, 12:02   #5
Basakca
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Osmanlı Çarşıları | Geleneksel Meslek Örgütlenmeleri Ve Anadolu Çarş

Bursa


Sultan Çarşısı – Bursa
Bursa Büyükşehir Belediyesi Arşivi



“Sünnetliklerimizi almak için yıllar önce Koza Hanı’na gelmiştim. Üst katlarda bir Yahudi’den alışveriş yapmıştık. İlk kez hanları o gün tanımıştım. Sonra dedemle birlikte, Koza Hanı’na koza getirmiştik. Bu ikinci gelişimde başka bir Koza Hanı ile karşılaşmıştım doğrusu. Bir kızılca kıyamet, dizi dizi büyük küfeler, tellalların bağırışları ve simsiyah feraceli köy kadınlarıyla başka bir yer gibi geldi bana. El ele sıkışıp pazarlık yaparak kozamızı sattıktan sonra, hemen çarşıya inip alışveriş yapmıştık.”

Araştırmacı-yazar Raif Kaplanoğlu’nun “Geçmişten Günümüze Bursa Hanları” adlı makalesinde yazdıkları Bursa’daki geleneksel çarşı kültürünün 1960’lı yıllarda da ne denli canlı olduğunun göstergesi. Bursa kenti Osmanlı dönemi çarşı yapılarının önemli bir bölümünü kaybetmiş. Ancak geriye kalanlar bile Osmanlı coğrafyasındaki çarşıların en zengin örneklerini oluşturuyor. “Geleneksel çarşı” dendiğinde Türkiye’de akla gelen üç kentten biri hâlâ Bursa. Bu üç kentin de ortak özelliği Osmanlı’ya başkentlik yapmış olmaları.




Koza Hanı
– Bursa

Fotoğraf: M. Keskin



Geçmişteki adı “Sultan Çarşısı” olan günümüzde Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin geliştirdiği koruma projesinin adıyla da (Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi) anılan Bursa Çarşısı, Zafer Meydanı’nın bulunduğu Balık Pazarı ve Çıra Pazarı’ndan başlayıp, Kayhan ve Tatarlar’a kadar uzanır. Çarşının güney bölgesi Kapan Hanı’ndan başlayıp Ulu Camii, Orhan Camii, Şerafettin Camii’ne kadar geniş bir alanı kapsar.

Bölgenin en eski ticaret yapısı 14. yüzyılda Orhan Bey’in inşa ettirdiği Emir Hanı. Bey Hanı olarak da bilinen han, Orhan Gazi Camii ile birlikte Bursa’nın ilk Osmanlı yapılarını oluşturur. Tekstil, hediyelik eşya ve sahaf dükkânlarıyla ticari hayatına devam eden Emir Hanı, günümüzde de Sultan Çarşısı’nın en önemli yapılarından biri. Yine 14. yüzyıl çarşı yapıları olan Emir Hanı, Kapan Hanı ve Yıldırım Bayezid’in yaptırdığı Bedesten’i 15. yüzyılda yapılan hanlar izledi: Gelincik (Hallaçlar) Çarşısı, Sipahi Çarşısı, II. Murat döneminde Emir Buhari Vakfı’na gelir getirmesi için yapılan Çukurhan (Kütahya Hanı) ve II. Bayezid tarafından İstanbul’daki camisine gelir getirmek üzere yaptırılan Koza Hanı... Fatih Sultan sonlarına doğru şekillendi ve günümüzde Uzunçarşı Caddesi olarak adlandırılan doğu-batı yönündeki ana çarşı ekseni oluştu. Bedesten’in çevresindeki çarşıların üstü örtüldü, kapalı çarşı niteliği kazandı.




Okçular Çarşısı – Bursa
Bursa Büyükşehir Belediyesi Arşivi



Çarşı bölgesinin dışında olmasına rağmen 15. yüzyılda yapılan bir başka çarşı yapısını da anmakta fayda var. Pir Ali oğlu Tüccar Muslihiddin tarafından inşa ettirilen çarşılı köprü, çarşı yapılarının simgelerinden biri. Irgandı Köprüsü’nün dünyadaki benzerleri bir elin parmaklarını geçmiyor. En bilineni Venedik’te 16. yüzyıla tarihlenen Rialto Köprüsü. Irgandı Köprüsü ve üstündeki çarşı 2004 yılında Osmangazi Belediyesi tarafından yapılan kapsamlı onarımın ardından yeniden hizmete girdi.





Irgandı Köprüsü – Bursa
Bursa Büyükşehir Belediyesi Arşivi



Evliya Çelebi, Seyahatna-me’sinde 1640 yılında ziyaret ettiği Sultan Çarşısı’nı şöyle anlatır: “Cümlesi 9 bin dükkândır. Kale gibi dört kapılı bir bedestan-ı azimi vardır. Üç yüz dolaptır. Bedestan’ın dört çevresindeki Kuyumcular Çarşısı bir ulu yolun dört tarafında vaki olmuş serapa kâgir binalardır. Gazzazlar Çarşısı, Kavukçular Çarşısı, İplikçiler, Bezzazlar, Hallaçlar…” Sultan Çarşısı 17. yüzyıldan itibaren büyük yangınlar ve depremlerle kan kaybetmeye başladı. 1854 depremi ve 1958 yılında yaşanan büyük çarşı yangını Bursa’daki çarşı yapılarına ve ticari hayata büyük ölçüde zarar verdi. Günümüzde çarşı bölgesi, Osmangazi Belediyesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi gelişimine koşut olarak bu yüzyılda daha da zenginleşti. Pirinç Hanı, İpek Han, Tahıl Hanı (Galle Han), Geyve Han bu dönemde öncülüğünde konuyla ilgili sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerin desteğiyle tekrar eski görkemine kavuşturulmaya çalışılıyor.




Irgandı Köprüsü – Bursa
Fotoğraf: Onur Tatar



Kütahya Han, Emir Han, İpek Han, Gelincik Çarşısı, Sipahi Çarşısı, İvaz Paşa Çarşısı, Eskişehir Hanı, Demirciler Çarşısı, Şadırvanlı Han ve Yoğurt Hanı’nın restorasyon projeleri bitirildi ve uygulamaya geçildi. Bir yandan onarımlar sürerken diğer yandan çarşıdaki tarihi özelliği olmayan yapıların da cepheleri temizleniyor. Bursalılar her kentte pıtrak gibi biten alışveriş merkezlerine teslim olmamak için Sultan Çarşısı’nı koruyor, sahipleniyor.






Edirne




Edirne
Fotoğraf: Gökhan Tan



“Bütün sultani çarşılarındaki dükkânların toplamı altı bin yedi yüzdür. Hepsinin eskisi şehir ortasındaki Murad Han Bedestanı’dır. Gayet mâmur olup kubbeleri mavi kurşunla kaplıdır. Osmanlı ülkesinin bütün kıymetli eşyaları burada bulunur. Bedestan içinde küçük dükkânlı üç yüz dolap vardır. Her birinde nice hazineler saklanır…”

Evliya Çelebi’nin “altı bin yedi yüz dükkân” saydığı Edirne Sultan Çarşısı’nı büyük bir dikdörtgene benzetecek olursak, karenin köşelerini Sokollu Mehmet Paşa Hamamı, Selimiye Külliyesi, Ali Paşa Çarşısı (Semiz Ali Paşa Kervansarayı) ve Rüstem Paşa Kervansarayı oluşturur. Bu alan içindeki çarşı yapıları sokaklardaki dükkânların büyük bir çoğunluğu özgünlüklerini ve işlevlerini koruyor. Sadece Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde “hepsinin eskisi” diye bahsettiği Bedesten 17. yüzyılda yıkıldı.






Ali Paşa Çarşısı
– Edirne

Fotoğraf: G. Kızılkayak


Sultan Çarşısı ana hatlarıyla 15. yüzyılda şekillenmeye başladı. Bu dönemin ayakta kalmış temsilcileri günümüzde çarşı işlevini halen sürdüren Bedesten ve kültür merkezi olarak kullanılan Deveci Han’dır. Bedesten, Çelebi Mehmet tarafından hemen yanındaki Eski Cami’ye gelir getirmesi amacıyla yaptırıldı. Sultan Çarşısı’nın simge yapılarının yapıldığı tarih 16. yüzyıldır. Önce Mimar Sinan tarafından tasarlanan Ali Paşa Çarşısı ve Rüstem Paşa Kervansarayı, ardından Davut Ağa tarafından Selimiye Külliyesi’nin içine inşa edilen Arasta hizmete açıldı. Ali Paşa Çarşısı, Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamlarından Semiz Ali Paşa’nın Babaeski’deki külliyesine; Arasta, Selimiye Külliyesi’ne gelir getirmesi için inşa edildi. Evliya Çelebi Selimiye Arastası’nda ayakkabıcı esnafının dükkânlarının olduğunu ve o dönemde yapıya “Kavaflar Çarşısı” dendiğini söyler. Ali Paşa Çarşısı’yla Arasta Edirne’nin hâlâ en canlı turizm ve ticaret merkezi... Her iki çarşıda da mis sabunu, aynalı süpürge, badem ezmesi gibi kente özgü ürünlerin satışı yapılıyor.

Rüstem Paşa tarafından yaptırılan Rüstem Paşa Kervansarayı 1972 yılında yapılan kapsamlı onarım çalışmalarıyla otele dönüştürüldü. Bu çalışma 1980 yılında “Ağa Han Mimarlık Ödülü”nü kazandı.






Rüstem Paşa Kervansarayı – Edirne
Fotoğraf: G. Kızılkayak


Kervansarayın Bedesten’e bakan kuzey cephesindeki bir sıra dükkânı hâlâ eski işleviyle Sultan Çarşısı’na hizmet ediyor. Edirne Belediye-si’nin 2006 yılında yaptığı bir düzenlemeyle Rüstem Paşa Kervansarayı, Bedesten ve Eski Cami’nin arasında kalan çarşı bölgesi yayalaştırıldı.

Sultan Çarşısı’nın biraz uzağında kalan bir kervansaraydan da bahsetmekte fayda var. 17. yüzyıl yapısı Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı uzun yıllar metruk kaldıktan sonra onarıldı. “Uluslararası fuar merkezi” olarak çağdaş fonksiyonlarla donatılarak Edirne ticaretine hizmet vermeye devam ediyor. Eski İstanbul Caddesi’ne bakan cephesindeki dükkânlar da önümüzdeki günlerde yapılacak onarımdan sonra özgün hallerine kavuşacak.




__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
15 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.