Tekil Mesaj gösterimi
Eski 06.08.11, 21:14   #7
Basakca
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Osmanlı Çarşıları | Geleneksel Meslek Örgütlenmeleri ve Anadolu Çarş

Şanlıurfa


Bedesten

Fotoğraf: G. Kızılkayak



““...Çarşısı dört yüz dükkândır. Her türlü değerli eşya bulunur. Saraçhanesi İbrahim Halil Irmağı kıyısındadır. Onun için Bağdat Serdabı gibi soğuk su ile sulanmış anayolun iki tarafı mamur ve güzel, mevsiminde türlü çiçeklerle süslü olup geçenlerin içini açar. Oralarda bütün bilgi sahiplerinin toplandığı, dinlendiği yerler vardır.”
Evliya Çelebi – Seyahatname

Osmanlı çarşıları arasında mimari özgünlüğünü ve geleneksel üretim tekniklerini korumayı başarmış az sayıdaki çarşıdan biri de Şanlıurfa çarşısıdır. Bu büyük alışveriş kompleksi, 16. yüzyıla tarihlenen birbirine bitişik olarak yapılmış Gümrük Hanı ve Bedesten çevresinde gelişiyor. Bugün bu bölgeyi gezecek olursanız attığınız her adımda kendinizi başka bir çarşının içinde bulursunuz. Sipahi Pazarı, İsotçu Pazarı, Kazancı Pazarı, Kınacı Pazarı, Pamukçu Pazarı, Attar Pazarı, Keçeci Pazarı, Bakırcılar Çarşısı kısa bir yürüyüşle ulaşabileceğiniz çarşıların sadece küçük bir bölümü…




Bedesten
Fotoğraf: G. Tan



Kanuni Sultan Süley-man’ın Urfa Sancak Beyi Behram Paşa tarafından yapılan Gümrük Hanı’nın avlusunda bugün kahvehaneler bulunuyor. Çarşı esnafı ve alışverişe gelen Urfalılar, Halilürrahman’dan avluya gelen suyun etrafında çay ve mırralarını içiyor. Hanın üst katını günümüzde terziler kullanıyor. Gümrük Hanı’nın güneyinden Kazzaz Pazarı olarak da bilinen Bedesten’e geçiliyor. Uzun yıllar ipek işleyen esnafın dükkânlarının bulunduğu çarşıda günümüzde yöresel ürünler satılıyor.





Bakırcılar Çarşısı
Fotoğraf: G. Kızılkayak



Sadece birkaç dükkânda kazzazlara rastlanabiliyor. 19. yüzyıla tarihlenen Bakırcılar Çarşısı’ndaki bakırcı esnafı günün her saatinde müşterilerini çekiç sesleriyle karşılıyor. Çarşının merkezindeki bir diğer önemli yapı Sipahi Pazarı adıyla biliniyor. Halıcılar Çarşısı olarak hizmet veren mekân, unutulmuş Osmanlı çarşı geleneklerinden birini yaşatmaya devam ediyor: Esnaf her sabah dükkânlarını toplu olarak okudukları duayla açıyor.

Üretimle satışın bir arada yapıldığı Bakırcılar Çarşısı, Urfa Çarşısı’nın en canlı mekânı olma özelliğini sürdürüyor. Urfalı bakır ustalarının çekiç sesleri gün boyunca susmuyor.





İzmir

Kemeraltı Çarşısı
İzmir Büyükşehir Belediyesi Arşivi



“…Türk eserlerinde camilere vakıf olarak dükkân yapılması misalleri çoktur. Fakat İzmir’dekiler gibi, camiyi üst kata alarak, altının açık ve kapalı olarak tanzimi orijinaldir…”
Gündüz Özdeş’in “Türk Çarşıları” Kitabından…





İzmir Büyükşehir Belediyesi Arşivi



Osmanlı’nın İzmir’e gelişiyle birlikte 15. yüzyılın ikinci çeyreğinden itibaren Kadifekale’de yoğun bir ticari faaliyet başlar. Sonraki yüzyılda Kadifekale Çarşısı Ege Bölgesi’nin önemli alışveriş merkezlerinden biri olur. Kadifekale önemli bir ihracat merkezine ise 17. yüzyılda dönüşür. Bu dönüşümün temel nedenlerinden biri, doğudan gelen kervan yollarının İzmir’e kaymasıdır. Bu yüzyılda Kadifekale Çarşısı’nda 82 hanın varlığını biliyoruz. Kızlarağası Hanı, Çakaloğlu Han, Mirkelamoğlu Han, Büyük Demir Han ve Kemahlı Han Kemeraltı Çarşısı’nda günümüze ulaşan hanlar... Kızlarağası Han geçtiğimiz yıllarda onarılarak yeniden hizmete açıldı. Hisar Camii, Şadırvan Camii ve Başdurak Camii gibi 16. ve 17. yüzyıllara tarihlenen camilerin çevresindeki geniş saçaklı dükkânların oluşturduğu arastalar da Kemeraltı’nın tipik çarşı yapıları...





Anafartalar Caddesi
İzmir Büyükşehir Belediyesi Arşivi



İzmir Büyükşehir Belediyesi 2006 yılında Kemeraltı Çarşısı’nın ana ekseni olan Anafartalar Caddesi’nde halen devam eden bir proje başlattı. Bu projeyle tarihi çarşıdaki dükkânların sonradan yapılan eklentileri temizleniyor, cepheleri özgün hallerine getiriliyor. Çarşının yeniden eski günlerindeki canlılığa kavuşması amaçlanıyor.





Tokat


Taşhan
Fotoğraf: Gökhan Kılınçkıran



“Sultan çarşıları kadar güzel bir çarşıdır. Halep ve Bursa çarşıları gibi gayet tertip üzere kurulmuştur.”
Evliya Çelebi – Seyahatname

Tokat Çarşısı, Evliya Çelebi’nin bahsettiği güzelliğini büyük ölçüde yitirdi. Yazmacı, bakırcı, küpçü, derici, saraç, semerci ve benzeri birçok esnafın her sabah kepenk açtığı çarşıda artık geleneksel üretim yok denecek kadar az.





Yazmacılar Hanı
Nöbetçi Ajans Arşivi



Yazmacılar Hanı ve çevresindeki yazma ustalarının ıhlamur ağacına işledikleri karakalem, elvan, Tokat içidolusu, Tokat beşlisi, Tokat üzümlüsü, Tokat yarımelmalısı, Tokat Çengelköy, Tokat kirazlısı gibi Tokat yazmacılığının ünlü motifleri artık serigraf baskıyla yapılıyor. Olumlu gelişmeler de yok değil; Evliya Çelebi’nin de gezdiği çarşının en önemli yapısı bedestenin onarımı geçtiğimiz günlerde tamamlandı.

Tokat’ın Selemen Yaylası’nda eski bir çarşı geleneği hâlâ sürüyor. İlkbahardan yaylaya düşen ilk kara kadar her cuma kurulan yayla pazarında köylüler değiş tokuş usulü alışveriş yapıyor.





Mardin
Ulu Camii
Fotoğraf: M. Keskin



“…Dağ eteğinde kurulmuş büyük bir kenttir. İslam uygarlığının en yetkin yapıtlarıyla donanmıştır. Çarşıları düzenli, temiz ve geniştir. Yörede ‘Mer’az’ denilen tiftikten, ‘akmeşe’ kumaşlar dokunurdu…”
İbn Batuta Seyahatnamesi; Gezginin 14. yüzyılda Mardin Ziyaretinden…

Mardin Çarşısı, Ulu Cami çevresinde gelişti. 15. yüzyıl sonuna tarihlenen Bedesten (Vakıf kayıtlarında Kayseriyye olarak geçiyor) ve Revaklı Çarşı Mardin’deki ticari hayatın önemli iki yapısını oluşturuyor. Ulu Cami çevresindeki dar sokaklarda sıra sıra dizilmiş tonozlu dükkânların kepenkleri kapandığında, çarşıda mı, yoksa evlerin bulunduğu bir mahalle de mi olduğunuzun farkına varmak zordur.




Fotoğraf: M. Keskin



Bu iç içe geçmiş dokunun insanı hiç rahatsız etmeyen birlikteliğine, Prof. Dr. Metin Sözen 1971 yılında yazdığı Anadolu Kentleri kitabının “Mardin” bölümünde değiniyor: “Ağır adımlarla bakırcıları, dokumacıları geçip anayola çıktığınızda yukarılardan bir yerlerden erimiş taşlarıyla kalenin size baktığını görürsünüz. Yavaş yavaş bakışınızı aşağı doğru döndürünce, dilimli kemerleri içinde renkli çiçeklerin açtığı evler, sonra Artukoğullarının Sultan İsa Medresesi gözlerinize çalınır.”





__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
14 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.