Tekil Mesaj gösterimi
Eski 07.08.11, 21:15   #10
Basakca
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Osmanlı Çarşıları | Geleneksel Meslek Örgütlenmeleri ve Anadolu Çarş

Safranbolu

Demirciler Çarşısı
Fotoğraf: U. Sarışen



“…Safranbolu üzümüyle meşhurdur. Yukarı çarşıda çardak üstüne alınan bir tek asma kökü çarşıyı enine boyuna kırk, elli metre uzunluğunda kaplayarak gölgeledikten başka, bu tek kök yarım tonu bulan üzümlerinin salkımlarını söbü söbü sarkıtarak manzaraya avizeli bir letafet de veriyor…”
İsmail Habib Sevük – Cumhuriyet Gazetesi (9 Ocak 1948)

Safranbolu; tarihi evleri, sokakları ve çarşısıyla 1970’li yılların sonunda “korumanın başkenti” unvanını aldı. Onarım, koruma, yenileme gibi kavramlara ait Türkiye’deki ilk uygulamalar Karabük’ün bu şirin kasabasında başladı dersek yanlış yapmış olmayız. Safranbolu 1975’te başlayan koruma hareketiyle, kentlerdeki uzmanlarla Safranboluları bir araya getirmeyi başardı. O yıllarda kentte birçok etkinlik yapıldı. Halkla birlikte Safranbolu evlerinin ve geleneksel kent dokusunun korunarak yaşatılması kararı alındı. Bu karar ve uygulamalar sonucunda Safranbolu 1994 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine alındı. Bu sürecin Safranbolu Çarşısı’na olumlu etkilerini bugün de görmek mümkün.





Safranbolu Pazarı
Fotoğraf: G. Kılınçkıran



İzzetpaşa Camii çevresindeki Aşağı Çarşı ve Köprülü Camii çevresindeki Yukarı Çarşı hâlâ canlı. Köprülü Camii’ne gelir getirsin diye yaptırılan Yemeniciler Arastası, kentin görmeden gitmemeniz gereken önemli çarşı yapılarından… Safranbolu Çarşısı’nın simge yapısı Cinci Hanı Safranbolulu Cinci Hoca tarafından 17. yüzyıl ortasında kervansaray olarak yaptırıldı. Restorasyonu 2000’li yılların başında tamamlandı. Hanın etrafında her cumartesi köylerden gelen ürünlerin satıldığı pazar kuruluyor.

16. yüzyıldan bugüne Safranbolu’da üretim yaptığı bilinen demirci esnafının toplandığı Demirciler Çarşısı kapanan dükkânları ve azalan ustalarına rağmen yaşamını sürdürüyor.





Kahramanmaraş

Kapalıçarşı
Fotoğraf: G. Kılınçkıran



“...Bu şehir, güneyden kuzeye bir dağ eteğinde kurulmuş olup, uzunluğu yedi bin adımdır. 39 mihrabı vardır. Ayrıca 11 medrese, 40 sıbyan mektebi, beş hamam, altı han, 70 çeşme, iki bedesten ve 1045 dükkân vardır. Tüccarlık ederler, Türkçe konuşurlar...”
Evliya Çelebi (Seyahatname)

Kahramanmaraş’ta Kale ve Ulu Cami merkezli iki farklı çarşının varlığı biliniyor. Ulu Cami çevresinde gelişen Dulkadiroğlu dönemine tarihlenen Taşhan, günümüzde “Bonmarşe” olarak adlandırılan Bedesten, Tuz Han, Hışır Han, Bakırcılar Çarşısı, Mazmanlar Çarşısı, Alacacılar Çarşısı, Belediye Çarşısı, Saraçlar Çarşısı, Demirciler Çarşısı, Semerciler ve Kapalıçarşı (Kavaflar ve Bezirgânlar çarşıları) günümüze ulaşan çarşı yapılardan... Köşger, semerci, sabuncu, bakırcı, demirci, dokumacı, ahşap oymacı, kilimciler de Kahramanmaraş Çarşısı’nı yüzyıllardır kullanan esnaf gruplarından bazıları...

Kahramanmaraş Belediyesi tarafından yapılan bütüncül bir koruma projesiyle Kahramanmaraş Çarşısı’nın yeniden görkemli haline dönüştürülmesi amaçlanıyor. İlk etapta “Atatürk Caddesi Sokak Sağlıklaştırma Çalışması”nı gerçekleştiren belediye, bu çalışmayla eşzamanlı olarak Belediye Çarşısı, Bakırcılar Çarşısı, Semerciler Çarşısı, Saraçhane Çarşısı, Semerciler Çarşısı, Mazmanlar Çarşısı’nın da ayrıntılı rölöve çalışmalarına devam ediyor.






Manisa
Yeni Han
Fotoğraf: G. Kılınçkıran



“...Manisa’da alışverişin en canlı olduğu yerler bedesten, kavafhane ve Manisa Pazarı idi. Bu çarşılara mahsus dellallar vardı. Burada pazar günleri bir dua yapılır ve duayı müteakip alışveriş yapılırdı. Pazar ikindiden sonra kapanırdı. Boyahane ve etrafında boyacılar, kazılhane ve civarında da mutaflar oturmakta idiler. Çarşı ve pazaryerine gelen mallar bakkallara pazarbaşı ma’rifetiyle; diğer esnaflara ise kethuda, yiğitbaşı ve ustabaşlar vasıtasıyla dağıtılırdı...
Çağatay Uluçay (XVII Yüzyılda Manisa Çarşısı)




Resim
Yeni Han
Fotoğraf: G. Kılınçkıran



Manisa’nın 17. yüzyıl geleneksel çarşısında dokumacılık, halıcılık, boyacılık, debballık, saraçlık ve kilimcilik yapan esnaf ağırlıktaydı. Evliya Çelebi Seyahatname’sinde “Halk, geçimini genellikle el tezgâhlarında ‘Manisa alacası’ adlı kumaşı dokuyarak sağlamaktadır” der. Manisa alacası dışında Manisa boğasası ve kızıllı Manisa kuşağı da ünü Anadolu’ya yayılan Manisa dokumalarındandı. Kaybolan bir zanaat grubunu arabacılar oluşturuyor. Manisa’da 20. yüzyılın ortalarına kadar tek atla çekilen arabalar üretiliyordu.





Erzurum

Fotoğraf: Cüneyt Oğuztüzün



“… Çarşısında 800 kadar dükkânı vardır. Dört kapılı, kâgir kubbeli bedesteni vardır. Deri işlenen dükkânları, ipekçileri, kuyumcuları, terzileri, tahtakaleleri süslüdür…”
Evliya Çelebi (Seyahatname)

Erzurum kenti ve çarşısı geçmişte İran’dan gelen zengin kervanların uğrak yeriydi. İpek ve değerli eşyalarla yüklü kervanlar burada konaklardı. Kent bu kervanlardan aldığı gümrük vergileriyle gelişti, zenginleşti. Kervanlar Erzurum’dan sonra iki kola ayrılıyordu. Birinci kol Batı Anadolu’ya, ikinci kol ise Halep’e gidiyordu.





Fotoğraf: Semra Pelek



16. yüzyılda yapılan Rüstem Paşa Çarşısı, 18. yüzyıla tarihlenen Gümrük Hanı, Cennetzade Hanı ve 19. yüzyılda yapılan Kanburoğlu Hanı kentin zengin ticaret geçmişinden bugüne kalanlar. Günümüzde Erzurum Çarşısı’nda karşılaşacağınız üç geleneksel ürün var: Çarşıdaki lokantaların vazgeçilmez yemeği cağ kebabı, burma bilezik ve oltu taşı. Genellikle tespih yapımında kullanılan oltu taşının ustaları Rüstem Paşa Çarşısı’nın dükkânlarında üretim yapmaya devam ediyor.





Kırşehir


Kırşehir Belediyesi Arşivi



“...Yine Anadolu’nun herhangi bir yerinde sultan ya da bey yoksa oranın egemeni Ahi’dir. O, bu kimliği gereği gelen yabancıların her türlü gereksinimini de karşılar. Sözgelimi atı olmayana at, giysisi olmayana giysi, hatta yol harçlığı olmayana da kendi parasal gücü oranında harçlık verir. Buna karşılık tıpkı bir hükümdar gibi buyruklar verir. Emrine ve yasaklamalarına herkes itaat eder... Sözün kısası, ben yeryüzünde Ahilerden daha ileri düzeyde iyi işler ve iyi davranışlar gösteren kimseleri tanımadım. Bunlar bulundukları çevreye hem saygınlık hem yardım ve kolaylık saçarlar. Açları doyurmaya, herkesin gereksinimini karşılamaya can atarlar. Zorbaların kökünü kazırlar. Zalimleri ve böylelerine yandaşlık edenleri yaşatmazlar...”
Necdet Sakaoğlu ve Nuri Akbayar (Osmanlı’da Zenatten Sanata)

Kırşehir’de geleneksel çarşıların izlerini eski fotoğraflarda bile bulmak zor. Ancak geleneksel çarşıların tanıtımına yönelik hazırlanan bu çalışmada, Osmanlı’dan önce esnaflık ilkelerini ortaya koyan Ahi Evren’in yaşadığı kentten bahsetmeden geçmek de olmaz.

Ahilik, hırsızlık ve haramdan uzak durmayı, namuslu olmayı, kötü söz söylememeyi telkin eden ahlaki prensipleri yaymış; iyi, kardeşçe yaşama ilkelerini benimsemiştir. Bu örgütlenme zamanla Osmanlı’nın tüm kentlerine yayılmış, sadece çarşı esnafının ticari hayatını düzenlemekle kalmayıp, siyasi ve askeri hayatta Osmanlı İmparatorluğu’na destek olmuştur. Ahi Evren’in ölümünden sonra 15. yüzyılda yaptırılan Ahi Evren Camii ve Türbesi Kırşehir’dedir.





Havsa

Semiz Ali Paşa Dua Kubbesi
Fotoğraf: G. Kızılkayak



Osmanlı’nın sefer sırasında kullanmak üzere inşa ettiği menzil külliyeleri içinde bulunan çarşılardan biri de Edirne-Havsa’da bulunuyor. Sokollu Mehmet Paşa, Hersek sancak beyi görevini sürdürürken 1572 yılında ölen oğlu Kasım Paşa için bu külliyeyi yaptırıyor. Cami, imaret, arasta, kervansaray ve hamamdan oluşan külliyenin mimarı Mimar Sinan... Arasta ve kervansarayın tamamı yıkılmış. Hamam metruk halde... Çarşı yapılarından sadece -Lüleburgaz’daki Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi’nde de bir benzeri olan- dua kubbesi sağlam kalabilmiş. Büyük kent çarşıları dışında çok az örneği kalan dua kubbesi örneklerinin geç kalınmadan korunması gerekiyor. Aksi takdirde Osmanlı coğrafyasındaki Osmanlı çarşı mimarlığının bu ilginç örneklerini kaybedeceğiz.





__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
12 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.