Tekil Mesaj gösterimi
Eski 09.08.11, 20:45   #1
Mathematician
Kroniköğrencideğilartık:D

Mathematician - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Konular: 298
Mesajlar: 3,187
Ettiği Teşekkür: 12966
Aldığı Teşekkür: 17543
Rep Derecesi : Mathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevherMathematician işlenmemiş cevher
Ruh Halim: Cok Yorgun
Standart Atatürk’ün Coşkun Tezahürler Hakkında Bir Yargısı


Atatürk’ün Coşkun Tezahürler Hakkında Bir Yargısı




Atatürk Malatya gezisi sırasında...


Atatürk, Türk Milleti tarafından daima sevilmiş, sayılmış ve takdir görmüştür. Bunun en önemli sebebi yüzyıllar boyunca bir sürü gibi görülmüş olan Türk insanına hak ettiği değeri vermesi, milletinin geleceğini oluşturma uğrunda birçok sıkıntılara göğüs germesi ve Türk milletini hak ettiği yere getirmeye çalışmasıdır. O, Türk insanını karanlıklardan aydınlığa çıkarmıştır. Türk milletinin Atatürk’ü sevmesinin anahtarı “Millete efendilik yoktur, hizmet vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur” sözünde gizlidir. Aşağıdaki anekdot Atatürk’ün bu anlayışını yansıtması açısından güzel bir örnektir.


***

Yaşadıkları sürece yığınlara hakim olmuş, alkışlar ve takdirler toplamış nice tarihi kişiler, hayatlarında veya ölümlerinden sonra zaman çarkının dişlileri arasında kaybolup gittiler. Bunlar “Yalancı Şöhretler’di ve yaptıkları köksüzdü, temelsizdi. Bunun içindir ki, eserlerinin ömrü, kendi ömürlerini aşamadı.

Bunların çoğu, lehlerinde yapılmış bir takım gösterilerin gururuna da kapıldılar. Ve bunları “ebedi yaşama”nın bir delili sandılar. “Zafer sarhoşluğu”nun uykusunda kaybolup gittiler.

Atatürk’e 12 yıl yaverlik yapmış olan Sayın Naşit Mengü’nün çeşitli anılarını dinlerken, bir yandan da bunları düşünüyordum: Atatürk, kendisi hakkındaki büyük sevgi gösterileri karşısında nasıl duygulanıyor, neler düşünüyordu?

Bu soruma Naşit Mengü şu cevabı verdi:

- Yıl 1927... Atatürk, Anadolu’ya geçtikten sonra ilk defa İstanbul’a dönüyor. Bütün kent halkı sokakları ve denizleri kaplamış. Bayramların en büyüğünü yaşıyorlar. Kıyılardan, denizlerdeki sandallardan Atatürk’ün motoruna doğru eller uzanıyor, “Yaşa, Varol” sesleri kubbelerde yankılar yapıyordu.

Atatürk de ayakta, mendil sallayarak bu sevgi gösterilerine karşılık veriyor. Ben, rahmetli Salih Bozok’la Ata’nın bir adım gerisindeyiz. Rahmetli Salih, halkın bu coşkun gösterilerinden çok heyecanlandı. Gözlerinden yaşlar süzülüyordu. Gazi’ye eğilerek:

- Paşam, dedi, halkın şu coşkun tezahürlerine bakınız. Bu millet ebediyete kadar uğrunuza ateşe atılmakta tereddüt etmez.

Atatürk, şu cevabı verdi:

- Kendilerine faydalı olduğunuz, onlara müspet yolda hizmet ettiğiniz müddetçe milletin sevgisini kazanabilirsiniz. Vaatlerinizi yerine getirmez, milletin refahına hizmet etmezseniz bu gün bizi alkışlayan bu topluluk yarın yuhalar.



Sadi BORAK, Bilinmeyen Yönleriyle Atatürk, s.85


__________________
Mathematician isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Mathematician'in Mesajına Teşekkür Etti.