Tekil Mesaj gösterimi
Eski 23.08.11, 22:59   #1
OkyanusunKalbi
Müdavim

OkyanusunKalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Konular: 616
Mesajlar: 7,992
Ettiği Teşekkür: 27529
Aldığı Teşekkür: 40364
Rep Derecesi : OkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Türkiye'nin Paha Biçilmez Kültür Sanat Eserleri

Türkiye'nin Paha Biçilmez Kültür Sanat Eserleri



Üçüncü Dünya Savaşı çıksa ya da doğal bir afetten mustarip olsak hangi milli hazinelerimizi, sanat eserlerimizi kurtaracağız? Soru aslında basit ama cevabı bir o kadar zor. Hangisini söyleseniz, diğerinin hatırı kalacak cevaplar için, sanat tarihçilerinin kapısını çaldık. İşte, Türkiye’nin yangında ilk kurtarılacak hazineleri

ABD’nin ünlü sanat müzesi National Gallery’nin yöneticileri, geçen günlerde müzenin küratörüne zor bir görev verdi: Üçüncü Dünya Savaşı çıksa neleri kurtarırsın?

Aslında bu sorunun kaynağı, II. Dünya Savaşı sırasında Nazilerin talan ettiği sanat eserleriydi.

O günden sonra, böyle bir felakete hazırlıklı olmak isteyen ülkeler kendi ‘Yangında ilk kurtarılacaklar’ listesini hazırladı. Peki, Türkiye’de neler kurtarılmalı? Aradığım bazı özel ve devlet müzelerinin yetkilileri bazı çalışmalar yaptıklarını, ancak bu bilgileri paylaşamayacaklarını, ayrıca listelerini açıklarlarsa diğer önemli eserlere haksızlık edeceklerini söyledi.

Bunun üzerine, Türkiye’de alanında uzmanlaşmış sanat tarihi profesörleri Prof. Dr. Nurhan Atasoy, Prof. Dr. Jale Erzen, Prof. Dr. Kaya Özsezgin, Prof. Dr. Gül İrepoğlu, Prof. Dr. Kıymet Giray, Doç. Dr. Ahmet Kamil Gören ve Sanat Tarihi Derneği Başkanı Nazan Atasoy’a objektif bir ‘Yangında Kurtarılacaklar’ listesi yapıp yapamayacaklarını sordum. Hepsinin istisnasız tek kaygısı vardı: Türkiye gibi kültürü geniş ve zengin bir ülkede, bu seçimi yapmanın dünyanın en zor işi olması... Hitit’ten söyleseniz, Perslerin, Bizans’tan söylesiniz Osmanlı’nın hatırı kalacaktı. Ama yine de, listeye bir yerlerden başlamak lazımdı. Bu mütevazı listeye giremeyen ama kıymeti paha biçilmez başka eserlere de selam göndererek, üzerlerinde mutabık kaldıkları bu eserler ortaya çıktı.

Hem kim bilir, bakarsınız bu liste, Kültür Bakanlığı tarafından oluşturulacak bir yüksek sanat kurulu tarafından, Türkiye’nin ‘kurtarılacak’ hazinelerinin sıralanması için kıvılcım olur.


Fatih Sultan Mehmet Portresi


15. yy’a ait Fatih Sultan Mehmet portresi, Osmanlı kültüründe padişah portreciliğinin başlangıcı sayıldığı için büyük önem taşıyor. Şiblizade Ahmed’e atfedilen portre, Topkapı Sarayı Müzesi’nde muhafaza ediliyor.



Matrakçı Nasuh Menazilnamesi



Kanuni Sultan Süleyman’ın Doğu seferi sırasında geçtiği her menzil, Matrakçı Nasuh tarafından tüm coğrafi özellikleri ve belli başlı binalarıyla resmedilmiş ve bu eşsiz yazma ortaya çıkmış. 16. yy’a ait sanatsal ve belgesel değeri çok yüksek bu yazma, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nde.



I. Ahmed'in Tahtı



Sultanahmet Camii mimarı Sedefkâr Mehmet Ağa tarafından yapılan ahşap malzemeli taht, sedef, zümrüt, yeşim, elmas, firüze gibi değerli taşlarla, bağa (kaplumbağa kabuğu) ve kakma tekniğiyle işlenmiş. Osmanlı zevkini yansıtması açısından çok önemli bulunan 17. yy’a ait taht, Topkapı Sarayı Müzesi’nde sergileniyor.




Hırka-i Şerif


Hz. Muhammed’in miraca çıkarken üzerinde olduğu kabul edilen Hırka-i Şerif, kendisinin vasiyeti üzerine Hz. Ali ve Hz. Ömer tarafından Veysel Karani’ye hediye edilmiş. 1611 yılında, padişah I. Ahmed’in talimatıyla İstanbul’a getirilen ve İslam dünyasında eşsiz değerdeki hırka, Fatih’teki Hırka-i Şerif Camii’nde.



Kadeş Antlaşması



M.Ö. 13. yüzyıl ortalarında, Hitit İmparatorluk dönemine ait, tarihteki ilk yazılı barış antlaşması olarak bilinen Kadeş Antlaşması, İstanbul Arkeoloji Müzesi kompleksindeki Eski Şark Eserleri Müzesi’nde sergileniyor.



Çin Porselenleri

Topkapı Sarayı’ndaki 12 bin parçalık Çin porselenlerinin dünyada eşi yok. Bu porselenlerin saraya girişi, meraklısı olan Kanuni’nin sofrasıyla başladı. Müzede sergilenen nadide porselenlerin hepsi zamanında sarayda kullanılmış parçalar.



İskender Lahdi


M.Ö. 4. yy’a ait lahit, Lübnan’ın Sayda kentinde, Türk müzeciliğinin öncüsü Osman Hamdi tarafından bulundu. Her ne kadar İskender Lahdi olarak anılsa da, İskender’e değil, Sayda Kralı Abdalonymos’a ait olduğu düşünülüyor. İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen lahit, yüksek kabartma tekniği, boyalar ve eşsiz incelikteki süslemeler nedeniyle müzenin en önemli parçası.




İznik Çini Kandil




16. yy’a ait kandil, İznik çiniciliğinin en parlak örneği olduğu ve aynı zamanda yaşam kültürü hakkında bilgi verdiği için büyük önem taşıyor. İstanbul Arkeoloji Müzesi, Çinili Köşk’te sergileniyor.


Surname - i Vehbi

Lale Devri’nin en önemli minyatürcülerinden Levnî tarafından yapılan surnamede, Sultan III. Ahmet’in şehzadelerinin sünnet düğünü müthiş bir görsellikle anlatılıyor. Aynı zamanda 18. yüzyılın tüm esnaf loncaları ve eğlencelerini de belgeliyor. Topkapı Sarayı’nda.



Selçuklu Halısı


13. yy Selçuklu halıları, dünya halı tarihinde çok önemli bir yere sahip. Kûfi (Kur’an harfleri çevresinde oluşan güzel yazılar) harflerin de kullanıldığı yün halı, 1911 yılında Konya Alaaddin Keykubad Türbesi’nden, Türk İslam Eserleri Müzesi’ne getirildi.


Karahisari'nin Kur'an'ı


Hattat Ahmed Karahisari tarafından, 16. yy’da yazılan Kur’an, hat sanatının eşsiz bir örneği olarak kabul ediliyor. Sultan I. Mahmud’un vakıf mührünü taşıyan Kur’an-Kerim, 1914 yılında Ayasofya I. Mahmud Kütüphanesi’nden, Türk İslam Eserleri Müzesi’ne getirildi.



Divanü Lugati't Türk


Kaşgarlı Mahmud tarafından, Bağdat’ta 1072-1074 yılları arasında yazılan Türkçe-Arapça sözlük, Türkçe’nin bilinen en eski sözlüğü. Batı Asya yazı Türkçesi’nin, dünya üstündeki en önemli dil anıtı. İstanbul’daki Millet Kütüphanesi’nde korunuyor.



Efes Artemis Heykeli


Tabiatın ve hayvanların tanrıçası, özellikle de genç kızların koruyucu anası olarak bilinen Efes Artemisi, M.Ö. I. yy’a ait bir Roma eseri. Üzerindeki şekillerin bereketi, doğurganlığı ve gücü simgelediği heykel, Efes Müzesi’nde.



Osman Hamdi'nin Kaplumbağa Terbiyecisi
Abdülmecid'in Harem'de Beethoven'ı



Listede dünya sanatı açısından önemli eserlerin yanı sıra ulusal kültür değerleri de var. Türk resim sanatına dair Osman Hamdi Bey’in 1906’da yaptığı, önce ‘Kaplumbağalı Adam’, daha sonra ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ olarak anılan resim bu değerlerden en önemlisi. Halen Pera Müzesi’nde sergileniyor.

Halife Abdülmecid’in resimleri hem halife hem de şehzade olması sebebiyle önem taşıyor. Özellikle ‘Harem’de Beethoven’ resmi, sarayda batılı müzisyenlerin dinlendiğini de gösteriyor.

Hüseyin Avni Lifij’in, ‘Kadehli Pipolu Otoportre’si, Fikret Mualla’nın tüm eserleri, Şeker Ahmet Ali Paşa’nın ‘Otoportre’si ve ‘Orman’ resmi, Burhan Uygur’un ‘Kapı’sı, Sabri Berkel’in soyut resimleri ve Süleyman Seyyit’in ‘Dilimlenmiş Portakal’ı önemli yer tutanlar arasında.

Kaynak

OkyanusunKalbi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
16 Üyemiz OkyanusunKalbi'in Mesajına Teşekkür Etti.