Tekil Mesaj gösterimi
Eski 24.08.11, 23:17   #2
OkyanusunKalbi
Müdavim

OkyanusunKalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2009
Konular: 616
Mesajlar: 7,992
Ettiği Teşekkür: 27529
Aldığı Teşekkür: 40364
Rep Derecesi : OkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzelOkyanusunKalbi gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Türkiye'nin İlk Blues Gitaristi Yavuz Hilmi Çetin (Altın Çocuk)

Blue Blues Band



Blue Blues Band, 1990'da Batu Mutlugil (gitar), Yavuz Çetin (gitar) ve Sunay Özgür (bas gitar) tarafından kurulmuş bir Türk Blues grubudur. Yavuz Çetin'in 2001'deki vefatına kadar blues çalmıştır. Sonra ise Batu Mutlugil'in barı Mojo'da, kalan 7 yıl ise İstanbul, Ankara, Eskişehir gibi pek çok yerlerde sahneye cıkmıstır. simdi ise batu mutlugil Karpuz isimli yeni grubuyla sahibi oldugu mojo adli mekanda sahne almaktadir Şu anda Kurban grubunun davulcusu Burak Gürpınar da gruba eşlik etmiştir. Kerim Çaplı (davul) da bir süre Blue Blues Band'de yer almıştır. Hiçbir stüdyo kaydı yapmamış olan gruba, zaman zaman TRT1'deki nostalji kuşaklarında rastlanılabilir.






Sunay Özgür




Bulgaristan dogumlu Sunay Özgür iki yasinda ailesiyle birlikte Bursa'ya yerlesti. Liseyi Bursa'da bitirip Istanbul'a yerlesen Sunay, 16 yasinda gitarla basladigi müzik hayatini bas gitarla sürdürdü. Kamu Yönetimi bölümünden mezun olan Sunay, Columbus Recording Workshop’tan sertifika aldı.Mart 1996'da Bulutsuzluk Özlemi'ne katildi.1999 yılında kendi stüdyosunu kurarak (Kedi Müzik) reklam ve film müzikleri üretimine ağırlık verdi. Bu alandaki çalışmaları hala devam ederken 2007 yılında gruba tekrar katıldı.






Kerim Çaplı




13 Ocak 1949'da İzmir Karşıyaka'da doğdu. Babası müzisyen Erdoğan Çaplı ve annesi opera sanatçısı Azra Gün'dür. 6 yaşında babasıyla beraber Amerika'nın New York şehrine yerleşti.Columbia University'de okul hayatını tamamladı. Babası müzik yaşantısını "Piano Pasha" lakabıyla sürdürürken Kerim Çaplı'da onunla birlikte ilk sahne performansını 12 yaşında gerçekleştirdi. Amerika'da Kim Copli adıyla müzik yapmaya devam ederek, 16 yaşında ABD'nin "Ochards" eyaletinde "The Sundowners" grubuyla gitar ve bateri çalmaya başladı. Babasıyla Amerika'nın çeşitli eyaletlerinde müzik yapmaya devam ederken birçok müzisyenle tanışma fırsatı buldu. Müzik yetenekleri yaşına göre çok ilerideydi.

Bir dönem; "The Heard", "The Groop" gruplarıyla müzik yaptı. Bazı kayıtlarında gitar ve vokallerde bulundu. "The Heard" grubunda iken kendi yarattığı "Stop It Baby" parçası çok beğenildi ve birçok grup tarafından coverlandı. 18 yaşına geldiğinde "The Beatles" coverları yapan "The Monkees" grubuna katıldı ve bateride gruba eşlik etmeye başladı. Monkees grubuyla gittiği Los Angeles turnesinde Jimi Hendrix ile tanıştı. Bir zaman sonra aralarında sıkı bir dostluk oluştu. 1967 yılında Spencer Davis, John Bonham gibi isimlerinde katıldığı "Jam Session" zamanında Jimi Hendrix'le beraber çaldı. Jimi Hendrix, Mitc Mitchell isimli davulcunun ayrılmasından sonra bateriyi Kerim Çaplı'ya emanet etmek istemişti. Ancak Hendrix'in ölümü bütün planları alt üst etti. Bu arada babası Erdoğan Çaplı geçirdiği kalp krizi nedeniyle 1974 yılında vefat etti. En son 1976 yılında New York City'de "The Lance" grubuyla müzik yaptıktan sonra 1978 yılında ülkesine döndü.

Türkiye'de; Seyyal Taner , MFÖ , Sezen Aksu , Şerif Yüzbaşı Orkestrası , Nur Yoldaş , Neco , Moğollar , Deniz Arcak , Akın Eldes , Fahir Atakoğlu , Gür Akad gibi birçok müzisyenle çalıştı.Ayrıca uzun süreli olarak Orhan Atasoy ile kurdukları "Lost Ghost" grubuyla ve Turgut Berkes ile çeşitli barlarda , "Kadri Ünalan Trio" ile beraber Ziya ve Günay Restaurant'larda müzik yaşantısına devam etti. Tam bir enstrüman virtüözü olan K. Çaplı birçok müzisyenede adeta tab dersi vermiştir. 1985 yılında evlendi. 1989 başında iki kız iki erkek olarak 4 çocuk sahibi olan Kerim Çaplı ve eşi 1993 yılında boşanırlar. Büyük sorunları nedeniyle uzun süre ailesini ve müziği ihmal etti. Batu Mutlugil , Yavuz Çetin ve Sunay Özgür ile kurdukları "Blue Blues Band" ' da müzik kariyerindeki son yıllarını geçirmiştir. Bu süre içerisinde Ortaköy Ece Bar , Kadıköy Shaft Club , Beyoğlu Hayal Kahvesi , Taksim Kemancı Bar ve Beyoğlu Mojo Bar gibi mekanlarda "Blue Blues Band" ile ve Y. Çetin 'in ölümüyle dağılan "Blue Blues Band" grubundan sonra kısa süreli "Kerim Çaplı Band" olarak müzik yapmıştır. 2002 yılı ortalarında başlamış olan hastalığına beyin kanaması nedeniyle 3 Kasım 2004 ' de yenik düşmüş ve hayata veda etmiştir.






Batu Mutlugil




12 Mayıs 1952 de doğdum. Bu nedenle de iyi ve kötü yanları ile saçma bir "boğa" saplantım var.Neyse... Rahmetli pederin mesleği dolayısı ile Avrupa ülkeleri ile memleket arasında sürekli mekik dokudum. ana okulu Paris, İlkokul 1 ve 2 Brüksel(St.Jean Baptiste de la salle-papaz okulu!), ilkokul3 yarısı GS(ortaköy) yarısı Erenköy İlkokulu, 4-5 Ankara. Orta 1 ve 2 gene Brüksel (Ecole Europenna-tavsiye ederim!), 3 Baden-Baden (Lycee Charles de Gaulle -Almanya'da Nato ayağına fransız okulu hesabı). Lise 1 Viyana(lycee Français de Vienne-ah be ne okuldu...hayata gözlerimizi orda açtık sayılabilir!), 2 ve 3 back to İstanbul ve sevgili Saint Benoit-o zaman daha karışık değildi!?!Üniversite-Toto da vaziyetin vahametinden dolayı (bu eski Türkçe muazzam bir lisan yahu!) acil Paris Seyyahati ve büyük bir cesaretle Ecole Nationale Superieure des Beaux-Arts (yani mudaili GSakademisi) mimari bölümü.İki sene orada takılırken ailede kültürün ekonomiyi aştığı dönemi inceleyip ve kuzen dahil ailede mimar makina mühendisliği enflasyonunun başgöstermesi ile acil okul bitirip para kazanma durumları başladı.Çünkü bu arada bir de Hamburg seyyahati sırası ilk eşimle oğlum Batuhan'ın(1974) temelleri atılmış, kızım Neslihan'ın(75) sürprizi eşimin kafasında yer almıştı bile.Hemen bir Yüksek Gazetecilik diplomasına hak kazanıp acil dönüş ve "ben şimdi ne b.. yerim acep?" safhasına geçmiştim.Kitap tercümanlığı,rehberlik ve kısa bir basın hayatı sonrası(Yeni İstanbul-Yeni Ortam- THA-Ne alaka diimi?) tekstil denilen girdaba dalıverdim.Müşteri temsilciliği derken firma sahipliğine kadar hayatım kaydı ve genetik bir dürüstlük, vatan aşkı ve vergi nükellefliğinden muzdarip oğlumdan, bu kadar yeter deyip terk-i meslek eyledim.Daha sonraları ve arada olanlar yaşamayacağımı sandığım filmler gibi ayrılık,ikinci eş, üçüncü çocuk, yani ikinci kızım Yasemin(96), gençlik başımda duman durumları, neden saçlarım beyazlamış falan, ama hala uzun ve dökülmedi filan...bilirsiniz işte.. Bilmiyorsanız tecrübe etmeden bir bilene sorup öğrenin. Velhasıl şimdi iyiyim,siz nasılsınız...Müzik ve Mojo, deniz ve mehtap, rakı ve rock ööööle gidiyor.İşte 39 yıllık bir ömrün özeti...Gelelim müzik hayatımıza(o akdar uzun değil çünki la minör her güzel parçaya her an uzandığım bir akordur.

Müziğe ilk adımım mandolinle olmuştu.Daha sonraları evdeki piyanonun tuşlarına kediyi saldıysam da elime yediğim ilk kızılcık sopası benim piyanoya, hocamın da sülaleye veda etmesiyle piyano son buldu.Bir aralar heveslenip babam bir keman bile almıştı.Ama ne fayda, o aleti nedense 30 yaşıma kadar hiç sevemedim. Ailede neredeyse hemen herkes bir müzik aletiyle uğraşırdı.Alet bolluğunda en hoşuma giden önce ut, sonra da sistem yakınlığı ile cümbüş oldu.Ne de olsa sıkıldığımda darbuka faaliyeti de gösteriyordu! Ve nihayet sevgili gitarla 12-13 yaşlarımda tanışabildim.İlk gitarım yaprak Höffner oldu.Daha sonraları inanılmaz savaşalr vererek daha üstün, el yapımı yarı kasa bir Höffnere sahip olabildim. O dönemler babamın işi dolayısıla Viyan'daydım ve Hendrix'i de ilk orada dinledim. Animals,Stones, Beatles tutkularım bir anda beklemeye alınmış ve tüm müzik anlayışım birden değişivermişti.Hayatımda izleri unutulmaz olan, Bach,Beethoven,Aşık Veysel, Saadettin Kaynak, John Lee Hooker ve B.B King orkestraları ve Paris'te Jazz Caveaux'larındaki yedek çömezliği ile gitar alıp gitti.İstanbul'da ilk ciddiye yakın müzik faaliyetim Hakan Behlil(Bas) ve Bülent Atlıoğlu(Davul) ile olmuştu. Çok genç olduğu için Hakan ailevi baskılarla gruptan çekildiğinde, Sevgili Özkan Uğur ile tanışmış ve gene Bülent ile birlikte ÖRÜMCEK adlı Power Trio'yu kurmuştum.Bülent'in başına gelen hazin hikayeler sonucu ve benim tekrar yurt dışına gitmemin gerekmesi sonucu Özkan kendini Mazhar'lı Kaygısızlara atmış ve grup dağılmıştı. Bu olaydan sonraki faaliyetler, bir sürü insana stüdyo kayıtlarında gitar çalma ve beste yardımlarının benim için O önemli olduğundan burda saçma sapan sıralamayı istemem.Ancak yıllar sonra Rahmetli Yavuz Çetin'i tanımam ve beni zorla müziğe çekmesi sonucu Blue Blues Band'in temelleri atılmıştı. Benim için Blue blues Band(12 Koca Yıl) önemli bir dönemdir.Ömrümde ilk defa gerçekten beraberce çalmaktan her anlamda zevk aldığım, özellikle sevgili Sunay Özgür(Bas)'ün vesevgili dostum Kerim Çaplı(Davul)'nın Yavuz'la bana katılması sonucunda oluşan kadrodur. Şimdi gene çok sevdiğim ve enstrumanlarında birer virtüöz olan KARPUZ kadromuzdaki dostlarımla devam ediyorum.

__________________
ForumGerçek Türkiye'nin Forumu
OkyanusunKalbi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz OkyanusunKalbi'in Mesajına Teşekkür Etti.