Tekil Mesaj gösterimi
Eski 28.08.11, 17:45   #1
Hobelf
Tam Üye

Hobelf - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jun 2011
Yaş: 29
Konular: 19
Mesajlar: 338
Ettiği Teşekkür: 983
Aldığı Teşekkür: 1561
Rep Derecesi : Hobelf muhteşem bir gelişmedeHobelf muhteşem bir gelişmedeHobelf muhteşem bir gelişmedeHobelf muhteşem bir gelişmedeHobelf muhteşem bir gelişmedeHobelf muhteşem bir gelişmedeHobelf muhteşem bir gelişmedeHobelf muhteşem bir gelişmedeHobelf muhteşem bir gelişmedeHobelf muhteşem bir gelişmedeHobelf muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Suspus
Thumbs up Colin Higgins - Doğum Günüm Kutlu Olsun



Okuduğum en kısa ve en dolu kitaptır. Herkese tavsiye ederim. Kitapta 19 yaşındaki çocukla 79 yaşındaki kadının aşkı ve yaşlı kadının 80nin de kendini öldürmesini anlatıyor. İntihar sebebi 80 yaş doğum gününde kendi isteğiyle ölüm günü olarak kayıtlara geçmesini istemesidir. Kitapt daha çok soru ve cevap şeklinde gider ama hiç sıkmadan içine hapsediyor. Tanrı,ordu,insanlar,savaş yani sürekli tartışılan konulara değişik bir yorum getirilmiş. Bir arkadaşımla siyaset ya da tanrı vs. tartışırken elime alıp tek bir cümle okuduğum bir kitaptır.. Kitap aslında senaryo olup filmi de çekilmiştir.Şimdi tanıtımına geçeyim

Yazar: Colin Higgins

Yayınevi: Milliyet Yayınları
Türkçe, 144 sayfa
Orjinal Dili : İngilizce
Bu roman on sekiz yaşında, çevresiyle uyumsuz bir gençle
seksenine merdiven dayamış; ama gönlü hala çılgın bir kadının
yaşadıklarını anlatmaktadır

Delikanlı, oldukça varlıklı bir ailenin tek çocuğuydu
Her şeyi vardı; ama çelişkiler içinde yüzüyordu
Akla gelmedik oyunlara başvuruyor, çevresini şaşkınlıklar içinde
bırakıyordu Bu oyunlarından biri de mezarlık ziyaretleri ve
ölü gömme işleriydi!
İşte böyle bir günde, mezarlıkta, kafadarı olan bir kadına rastladı
genç adam Ne olduysa ondan sonra oldu Aralarındaki yaş
farkına karşın, birbirlerine uyum sağlamakta güçlük çekmediler
(Arka Kapak)



Filmin Özeti
Harold (Bud Cort) 20'li yaşlarında tam olgunlaşamamış, zengin ve ölümü saplantı haline getirmiş bunalımlı bir gençtir. Kendi yaşıtlarından hiç arkadaşı olmayan Harold bütün gününü annesiyle (Vivian Pickles) birlikte yaşadıkları San Firansisko'daki büyük malikanelerinde geçirir. Babası ölmüştür ve onunla fazla ilgilenmeyen annesinin dikkatini çekebilmek için onun önünde sayısız kereler sahte intihar girişimleri sergiler. Bir keresinde kendisini büyük salonun tavanına asar, sonraki bir gün banyodaki küvette bilekleri kesilmiş gibi kan revan içinde hareketsiz yatar vb. Bu intihar gösterileri ne kadar inandırıcı bir biçimde yapılmış olsalar da soğuk ve mesafeli bir kadın olan annesinin dikkatini çekmeyi başaramaz (Küçükken atlattığı gerçek bir ölüm tehlikesi karşısında annesi paniğe kapılmıştır, aynı ilgiyi görebilmek umuduyla bunları yapmaktadır). Annesinin kendisine bulduğu kız arkadaşları (müstakbel eş adayları) da yine sahte intihar gösterileriyle evden kaçırır.
Sıkılıp da evden çıktığı zamanlarda da mezarlıklara giderek hiç tanımadığı insanların cenaze törenlerine katılır. Bu onda takıntı haline gelmiştir. Katıldığı cenaze törenlerinden birinde 80'ine merdiven dayamış ama hayattan halâ zevk alabilen bir kadın olan Maude (Ruth Gordon) ile tanışır. Maude'nin takıntısı ise cenazeye gelmiş insanların arabalarını çalarak trafikte delicesine kullanmaktır. Kendince ölümün bu kadar yakın hissedildiği bir anda dünya malının değersizliğini hatırlatmakla o insanlara bir iyilik yapmaktadır.

Cenazede tanışan bu iki eksantrik karakter kısa sürede dost olurlar. Maude'nin yalnız yaşadığı karavanına birkaç kez gittikten sonra Harold Maude'ye iyice bağlanır ve beraber takılmaya başlarlar. Arabaları birlikte çalıp kaçırır, inşaat yıkımlarını seyreder, sonra da yıkıntılar arasında piknik yaparlar. Sonunda Harold Maude'ye aşık olur.
Avusturya asıllı bir Amerikalı olan Maude her iki dünya savaşını da görmüş ve yaşamıştır. Hattâ kolundaki dövmeden bir toplama kampında da kalmış olduğu da anlaşılmaktadır. Maude kendi çapında küçük bir anarşistir, kentin ağaçlarını söküp ormana, ait oldukları yere diker. Savaş karşıtıdır, Harold'u orduya katılmaya zorlayan amcası Victor (Charles Tyner)'a engel olur (Kore Savaşı sırasında General Douglas MacArthur'un sağ kolu olan emekli subay amca, ironik bir şekilde sağ kolunu kaybetmiştir!)
__________________
Hobelf isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Hobelf'in Mesajına Teşekkür Etti