Tekil Mesaj gösterimi
Eski 04.09.11, 06:23   #4
Canan
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 5429
Mesajlar: 24,465
Ettiği Teşekkür: 97404
Aldığı Teşekkür: 135826
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Truva Tarihi ve Savaşı


Tarihte ve mitolojide geçen Troya'lı ünlü kişiler:

Laomedon , Ganymede, Tithonus , Priamos , Hektor, Paris, Kassandra , Aesacus , Corythus, Deiphobus.

Hitit İmparatorluğu

Akalar
Akalar Antik Yunanistan’da bir ırktır. MÖ 2000 yılı başlarında kuzeyden ve doğudan göçen kavimlerin Yunanistan’daki Kar’larla birleşip kaynaşmasından doğmuş yeni bir ırk olduğu yarımadaya kuzeyden güneyden geldikleri tahmin edilmektedir. Avrupa’dan gelen İndrogermenlerle adalar yoluyla Yunanistan’a geçen Anadoluların kültür ve dil özelliklerini taşırlar. Grekçe öğeleri az arkaik Bir Yunanca konuşurlardı. MÖ 1600'dan sonra yüksek ve özgün bir kültür yarattılar. Yunanistan’da birçok krallıklar kurdular. Bu krallıklar arasında çok yakın ve sık ilişkiler vardı. Zaman zaman türlü nedenlerle krallıklar arasında savaşlar çıkmış, güçlü krallar krallıklara egemen olmuş,arada deniz aşırı savaşlara çıkmışlardır. Fakat hiçbir zaman kent devletleri merkezi bir devlet çatısında birleştirilemedi. En büyük devletler bile feodal nitelikten kurtulamadı. Yazıyı bilirlerdi. Dinsel yaşamlarında tanrı kültünden ölüler kültü daha çok yer tutardı. Ölülerin başka bir dünyada yaşadıklarına inanırlardı. Akaların siyasal bakımdan en güçlü oldukları dönem MÖ 1400-1200 yılları arasıdır.Bu dönemde bütün Peloponnes’i içine alan büyük devletler kurdukları, devletler arasında sıkı kültür ve ticaret ilişkileri geliştirdiler. Troia savaşları da Akaların komşu ülkelerine yayılmasının bir sonucudu.


Troya ve Helen




Sparta Kralı Tydareus'un kızlarından biri olan Helen, dünyanın en güzel kızlarından biri idi. Annesi Leda'dır. Zeus kuğu şekline girip Leda'yı kaçırmıştır.




Odysseus



Odysseus, Odisseas Penelope ile evli ve ondan Telemachus adlı bir oğlan çocuğuna sahiptir. Savaştan kaçınmak için deli taklidi yapar ve tarlasına tuz eker.

Palamades ondan daha kurnaz çıkarak küçük oğlanı sabana koşar. Odysseus, kendine gelir oğlunu isteksizce öldürecektir. Aklı başında olduğu gerçeğini açıklar ve savaşa katılır.

Yunan edebiyatında önemli yere sahip olan destanlar yüzyıllarca ağızdan ağza dolaşmış MÖ 700 yıllarında yazıya aktarılmıştır. Homeros'un İlyada'sı da bu dönemde ortaya çıkmıştır. Destanların yazıya alınmadan önce saraylarda aidoslar (şarkıcılar) tarafından dönemin çalgı aletleri olan forminks ve kitara eşliğinde okunulduğu bilinmektedir. Homeros halk efsanelerini ve öykülerini toplayarak iki büyük destanı ile sadece yunan edebiyatında değil, Batı dünyasında da ilk ve en büyük anıtsal yazı eseri olarak yerini almıştır.




Akhilleus



Akhilleus (Aşil) Yunan mitolojisine en çok konu olmuş kişidir. Homeros’un İlyada destanı aslında Truva Savaşı ile birlikte, Akhilleus’un destanıdır. Akhilleus Peleus ile Thetis’in oğludur. Thetis, Nerus’un kızı yani bir deniz tanrıçasıdır. At adamın yanında (kherion) büyütülür ve eğitilir.Akhilleus az yaşasa da ünlü yaşamayı seçmiş ve bunun İçin Troia savaşına katılmaya karar vermişti.

Akhilleus'un annesi bir tanrıça olduğu için, doğumunda kutsal sularla kutsanarak ölümsüzlük bahşedilmiş ancak suya batırılırken topuğundan tutulduğu için topuk su dışında kalmış ve yalnızca buradan öldürülebilmesi sözkonusu olmuştur. Akhilleus zırh ve miğfer ile korunurken, açıkta olan az sayıdaki eklem yerlerinden biri olan topuğundan okla vurulana kadar ölümsüzlük (ya da silah işlemez) mitini almıştır. Günümüzde de ayak bileğinin arkasındaki tendona Aşil tendonu adı verilmektedir.




Paris ve Helen



Paris Priamos’un karısı Hekabe’den doğan küçük oğludur. Kraliçe onu doğurmadan bir gün önce rüya görür. Karnından çıkan bir alev Truva surlarını sarıp bütün şehri yangına çevirmiş. Falcılar bunu kötüye yorarak doğacak çocuğun bütün şehri yıkımına sebep olacağını söylemişler. Bebek doğunca Priamos kurtlar kuşlar yesin diye onu bir uşağı ile İda dağına bıraktırmış, fakat bir dişi ayı Paris’i emzirmiş, sonra bir çoban onu bulmuş, kendi çocukları ile birlikte büyütmüştür. Paris, İda dağında güzelliği ve çalışkanlığı ile ünlü bir çoban olmuş sürülerine iyi baktığı için ona koruyucu anlamına gelen Alexsandros adını takmışlar. O sıralarda Peleus ile Thetis’in Olimpos’ta yapılan düğün törenine kötü bir olay çıkmasın diye kavga tanrıçası Eris çağrılmamıştır. Buna kızan Eris bir altın elmanın üzerine en güzeline diye yazarak atar Hera Athena ve Aphrodite’ten her biri en güzel tanrıçanın kendisi olduğunu iddia eder. Zeus en güzelini seçmek için her nedense Paris’i hakem tayin eder ve Tanrıçaları rehber Tanrı Hermes ile ida dağına gönderir. Tanrıçaların her biri Paris’e altın elma karşılığında bir bağışta bulunmaya söz verir. Hera Asya Krallığını Athena sonsuz akıl ve başarıyı Aphrodite Spartalı Helana’nın aşkını vaat etmiş. Paris elmayı Aphrodite vermiş o günden sonra da Helana’nın aşkı ile yanıp tutuşmuş. Bu sıralarda Troya’da yarışlar düzenlenmektedir. Bu yarışların ödülü yetiştirilmiş bir boğadır. Paris boğayla birlikte şehre gider yarışlara katılır ve birinciliği alır. Bunun üzerine kardeşleri onu kıskanırlar, öldürmeye kalkarlar. Kızkardeşi bilici Kassandra da onu tanımış ve Truva’nın felaketine sebep olacağı için onu hemen öldürmesini söylemiştir. Paris, Zeus sunağına sığınmış. Babası Priamos ile annesi Hekabe öldükleri oğullarını o olduğunu anlayınca çok sevinmişler..



__________________


Canan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.