Tekil Mesaj gösterimi
Eski 04.09.11, 11:16   #1
AFiLi
Kahraman Tazeoğlu

AFiLi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2010
Yaş: 25
Konular: 641
Mesajlar: 2,784
Ettiği Teşekkür: 5305
Aldığı Teşekkür: 13588
Rep Derecesi : AFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura about
Ruh Halim: Eglenceli
AFiLi - AİM üzeri Mesaj gönder
Standart LYS'ye Hazırlık Sürecinde Kişisel Gelişim

LYS'ye Hazırlık Sürecinde Kişisel Gelişim





LYSye Hazırlık Sürecinde Kişisel Gelişim Yaklaşık 2 milyonu aşkın öğrencinin geleceğe dair hayallerinin giriş kapısı niteliği taşıyan ÖSS, gençlerimizin kişisel gelişim süreçlerini olumsuz yönde etkiliyor.

Ebeveynleri ile birlikte, sınav odaklı bir hayat tarzı oluşturan 16-20 yaş grubu gençlerimiz, kişisel gelişim faaliyetlerini önemsemiyor veya onlardan mahrum kalıyor. Bu mahrumiyet onlara yanlış meslek seçimi ve mutsuz bir hayat olarak geri dönüyor.

Oysa ki gençlerimizin etkin, hızlı ve sağlıklı bir şekilde kişilik gelişimlerini oluşturacakları yaş grubu 16-20 arasıdır.

Ebeveynleri ile birlikte, sınav odaklı bir hayat tarzı oluşturan 16-20 yaş grubu gençlerimiz, kişisel gelişim faaliyetlerini önemsemiyor veya onlardan mahrum kalıyor. Bu mahrumiyet onlara yanlış meslek seçimi ve mutsuz bir hayat olarak geri dönüyor.

Oysa ki gençlerimizin etkin, hızlı ve sağlıklı bir şekilde kişilik gelişimlerini oluşturacakları yaş grubu 16-20 arasıdır.

Yapılan araştırmalar ve ülke koşulları salt üniversite eğitiminin iyi bir kariyer ve gelecek için yeterli olmadığı gerçeğini bize hatırlatıyor. Bu veri, kişisel gelişimin önemini ve meslek yaşamı üzerindeki etkisini gösteren bir ip ucu niteliği taşıyor.


Mutsuz bireyler ve iş gücü kaybı



Üniversite hazırlık sürecinin acımasız koşulları nedeniyle ertelenen kişisel gelişim çabaları, üniversite döneminde telafi edilmeye çalışılıyor. Meslek ve kariyer seçimleri esnasında kişisel gelişimlerini tamamlayamayan öğrenciler, kişilik ve karakter özelliklerine uymayan meslek dallarına yöneldiklerinden dolayı üniversitedeki bu çabaları sonuçsuz kalıyor.

Bu nedenle en verimli dönemlerinde yeni kariyer planları oluşturmak zorunda kalan gençlerimizin üretim sürecine katılmaları gecikmekte ve kendilerini gerçekleştirme hedefleri uzun vadeye yayılmaktadır. Bu durum iş gücü kaybı, istihdam sorunu ve mutsuz bireylerin ortaya çıkmasına neden oluyor.

Kendini tanı, mesleğini seç!



Türkiye'deki lise sistemine baktığımızda, alan seçimi esasına dayalı olduğunu görmekteyiz. Alan seçimi, öğrencilerimizin kişisel gelişim ile ilgili yaptıkları tek uygulama özelliğini taşımaktadır. Fakat kişisel gelişimi kısıtlı olan bireylerin yaptıkları alan tercihleri sağlıklı olmamaktadır. İlköğretim döneminde öğrencilerin kendilerini tanımalarına olanak sağlanmadığı, konu ile ilgili olarak sistematik çalışmalar (etkin rehberlik faaliyetleri, psikolojik testler, mesleki eğilim envanterleri vs.) Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılmadığı için alan seçimi ders başarısına indirgenmektedir.

Böylelikle gençlerin sosyal ve psikolojik süreçleri gözardı edilmektedir. Sonuç itibariyle gençler not baz alındığında başarılı olmakta; fakat not başarısı gençlerin kendilerini gerçekleştirmeleri için yetersiz bir kriter olarak kalmaktadır.

Rehberlik merkezli eğitim



Kişisel gelişim kavramının veya öğrencilerin kendilerini gerçekleştirme olgusunun eğitim sistemine enjekte edilebilmesi için ivedilikle yapılması gereken şey rehberlik merkezli eğitim düzenlemesine geçiştir.


İlköğretim döneminden başlamak koşuluyla kişinin kendini tanımasına, yetenek ve ilgi alanlarının ortaya çıkmasına olanak tanıyacak bu düzenlemenin ana hatları şöyle:

Bireylerin kişisel gelişim süreçleri ilköğretim döneminden itibaren düzenli ve planlı şekilde incelenmesi ve envanteri tutulması, eğitimde toplam kalite yönetimi anlayışı benimsenmesi, çoklu zeka kuramının eğitimde etkin hale getirilmesi ve öğretmen kalitesi yükseltilerek (dengeli bir ücret politikası, eğitim fakültelerinin koşullarının iyileştirilmesi) eğitim sistemimiz daha sağlıklı hale getirilmeli.


Eğitim sisteminin değişime uğraması, siyasi erkin akademik çalışmaları temel alarak bilimsel veriler ışığında gerekli reformları hayata geçirme dirayeti ile doğru orantılıdır.
Eğitim dünyasında yapılacak bu makro açılımlar sayesinde bireylerin eğitsel, düşünsel ve sosyal koşulları iyileşecek, böylelikle sağlıklı kişisel gelişim ve kendini gerçekleştirme süreçleri daha erken başlayacaktır. Bu sayede de sadece bireylerin değil ülkenin gelişimine de katkı sağlanacaktır. Kişisel gelişim kavramı eğitim dünyasında yerini almadığı takdirde uzun süre mutsuz ve verimsiz bireyler yetişecek(!) bu bireyler Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinde alt basamaklarda takılıp kalmaktan kurtulamayacaklardır.


__________________
Bütün şairler sana mı aşıktı ki,
Okuduğum her şiirde sen varsın..


Nazan Bekiroğlu
AFiLi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz AFiLi'in Mesajına Teşekkür Etti.