Tekil Mesaj gösterimi
Eski 09.09.11, 13:48   #1
AFiLi
Kahraman Tazeoğlu

AFiLi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Feb 2010
Yaş: 25
Konular: 641
Mesajlar: 2,784
Ettiği Teşekkür: 5305
Aldığı Teşekkür: 13588
Rep Derecesi : AFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura aboutAFiLi has a spectacular aura about
Ruh Halim: Eglenceli
AFiLi - AİM üzeri Mesaj gönder
Standart Onca Çileden Sonra | Perihan Akçam




Kitabın Yazarı :Perihan Akçam
Kitabın Yayınevi :Arkadaş Yayınları
Basım Tarihi : Eylül 2011


Onca Çileden Sonra Açıklama

Anı / Edebiyat



Bir daha yaşanmaması için yaşanılanların unutulmaması ve toplumsal bellekte hep canlı kalması gerekir.

Anı kitabı yazmak, kişinin yaşadıklarını okuyucuya aktarmasından başka bir şey değildir. Anılar, kişinin belleğinden süzülen, onun denetiminden geçen öznel anlatılardır. Bu nedenle tarihsel bir metin olmaktan ziyade tarihçi için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı niteliği taşırlar. Oysa bazı anı kitapları, bireysel yaşanmışlıkların anlatısı olmanın ötesine geçer ve tarihsel metinlere dönüşür. Perihan Akçam'ın Onca Çileden Sonra isimli anı kitabı, ikinci tür anlatıya örnek oluşturuyor. Peki ama neden?

Perihan Akçam'ın anlattıkları kendi yaşamının on dokuz yılından ibaret değil. Onca Çileden Sonra kitabında 1970-1990 arasında yaşanan iki askeri darbeyi ve bu darbeler esnasında toplumun önemli bir kesiminin yaşadıklarını anlatıyor. Elbette deneyimleri bireyseldir. Elbette çektiği acıları, gördüğü baskı ve işkenceleri, yüz yüze geldiği zulümleri birey olarak yaşamıştır. Fakat Akçam'ın bizzat tecrübe ettiği bu olaylar öyle geniş kitlelerin ortak geçmişinde yer alıyor ki, anılarını artık o dönemin tarihi olarak da okumak mümkün. Üstelik Akçam'ın o karanlık dönemleri bir tanık değil taraflardan biri olarak yaşamış oluşu, bu anı kitabını bir sözlü tarih anlatısına dönüştürmekte. Elinizde tuttuğunuz kitapta, dönemin canlı tanıkları ile birlikte, toplumun büyük çoğunluğunun yaşadıkları belgeleniyor ve toplumsal bellek yeniden canlanıyor.

Mustafa Ekmekçi, "Dileğim, o günler bir daha yaşanmasın," diyor yazdığı önsözün satırlarında. O günlerin bir daha yaşanmaması için yaşanılanların unutulmaması ve toplumsal bellekte hep canlı kalması gerekiyor.
__________________
Bütün şairler sana mı aşıktı ki,
Okuduğum her şiirde sen varsın..


Nazan Bekiroğlu
AFiLi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla