Tekil Mesaj gösterimi
Eski 11.09.11, 02:00   #7
Basakca
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Türkiye’nin Miladı | Lozan

Yaşayan Tek Barış


Müttefik Devletler temsilcileri ile Türkiye temsilcisi İsmet Paşa’yı antlaşma masasında, dünyayı da onların etrafında gösteren çizim karikatürist Derso’ya ait. Çizimde iki binaya da yer verilmiş; biri Türk heyetinin kaldığı Lozan Palace, diğeri Rumine Sarayı.



Türkiye Lozan’da barış masasına oturduğunda 11 yıl süren savaşlardan henüz çıkmıştı. 1911 Osmanlı-İtalya savaşını, 1912-13 Balkan Savaşları; Birinci Dünya Savaşı’nı Kurtuluş Savaşı izlemişti. Ülke son dört yılını işgal altında geçirmiş, en genç ve yetenekli kuşaklarını savaşlara kurban vermiş, baştan sona yıkıma uğramıştı. Mütarekeden sonra Müttefiklerin dayattığı Sevr Antlaşması ise bir idam fermanıydı: Trakya ve Batı Anadolu, Yunanistan’ın olacak, Doğu Anadolu’da bir Ermenistan devleti, yanı başında bir Kürdistan kurulacaktı. İktisadi nüfuz bölgeleri adı altında Anadolu’nun büyük kısmı Fransız, İtalyan ve İngilizlerce sömürgeleştirilecekti. İstanbul ve Boğazlar, uluslararası bir komisyonun idaresine girecekti. Ülkenin ne ordusu, ne donanması olacaktı. Maliyesi, adliyesi, denizciliği, eğitimi yabancı denetimine bırakılacaktı. Batılı devletlerin arzuladığı Türkiye böyle ucube bir şeydi.




İsmet İnönü Lozan'da



Türkiye bağımsızlığını önce savaş meydanlarında kazandı. Lozan’da yapılan antlaşma ile barış içinde yaşayacağı özgür geleceğini garanti altına aldı. Nitekim Lozan Konferansı’nın asıl ve öncelikli hükmü, Türkiye’nin bağımsız, özgür ve eşit bir devlet olarak kabul edilmesiydi. Antlaşmanın ilk maddeleri sınırlarla ilgiliydi. Buna göre, mevcut Bulgaristan sınırı değişmedi. Yunanistan-Türkiye arasında ise Meriç Nehri sınır olarak belirlendi. Yunanistan, Meriç’in batı yakasındaki Karaağaç bölgesini savaş tazminatı karşılığı Türkiye’ye bıraktı. Ege Denizi’nde Gökçeada, Bozcaada ve Tavşan adaları Türkiye’ye devredildi. Midilli, Sakız, Sisam ve Nikarya adaları Yunanistan’a bırakıldı. Bu adalar silahsızlandırıldı. İtalya işgalindeki On İki Adalar, yine bu ülkede kaldı. Suriye sınırı, Fransa ile Türkiye arasında 1921’de imzalanan antlaşmaya göre belirlendi; 1939’da Türkiye’ye katılan Hatay hariç bugünkü sınır elde edildi. Tek çözümsüzlük Irak sınırıyla ilgiliydi. Türkiye ile İngiltere arasındaki Musul anlaşmazlığı nedeniyle Irak sınırı belirlenmedi ve bu konunun Türkiye ile İngiltere arasında görüşülmesine karar verildi. Anlaşmazlık Lozan sonrasında da devam etti ve Musul sorunu Milletler Cemiyeti’ne havale edildi.







Boğazlar ve Gelibolu Yarımadası’nda Türkiye’nin hâkimiyeti tanındı ancak Çanakkale’de sahilden 20 kilometre, İstanbul’da sahilden 15 kilometrelik bölgelerin silahsızlandırılması kabul edildi. Ticari gemiler için tam bir geçiş serbestisi getirildi, Karadeniz’e çıkacak savaş gemileri ise tonaj bakımından sınırlandırıldı. Geçişleri denetlemek için uluslararası bir komisyon görev yapacaktı. Bu sınırlandırmalar ve komisyon, 1936’da Montrö’de imzalanan sözleşme ile kaldırıldı.

Türkiye, Hıristiyan azınlıklarla ilgili olarak, uluslararası anlaşmalarda belirlenmiş evrensel hakları kabul etti. Yunanistan’daki Türklerle, Türkiye’deki Rumların mübadelesi zorunlu sayıldı. İstanbul Rumları ile Batı Trakya Türkleri mübadele kapsamı dışında tutuldu.




Lozan, Paris’i Milano’ya bağlayan demiryolunun en önemli duraklarından biri. Ayrıca İsviçre’nin diğer kentlerinden gelen trenlerin kavşak noktasında yer alıyor. Şark Ekspresi’nin getirdiği İsmet İnönü’yü, Lozan Garı’nın kapısında Türk ve Mısırlı öğrenciler alkışlarla karşılamıştı.




Müttefikler Türkiye’den istedikleri savaş tazminatından vazgeçtiler. Adli ve ticari kapitülasyonlar tamamen kaldırıldı. Türkiye kabotaj hakkını elde etti, Türkiye kıyılarında deniz ulaşımı Türk gemilerine geçti. Yabancılara tanınan imtiyazlar, mali kayıtlar ve sınırlandırmalar da kaldırıldı. Gümrük tarifeleri yeniden düzenlendi. Osmanlı borçları, Osmanlı’dan ayrılan devletlere taksim edildi ve Türkiye sadece üzerine düşen kısmı ödemekle yükümlü oldu. O sırada işgal altında olan İstanbul ve Boğazların altı hafta içinde boşaltılması kararlaştırıldı. Müttefiklerin Boğazların güvenliği için savaş gemisi bırakma isteği kabul edilmedi.

Lozan Antlaşması, bu temel meselelerin dışında yeni Türkiye devleti ile ilgili pek çok düzenlemeyi içeriyordu. Ancak, Sevr gibi yenen-yenilen arasındaki ilişkileri belirleyen dayatılmış antlaşmalardan çok farklıydı. Daha önce yenilen devletlere (Almanya, Avusturya, Macaristan, Bulgaristan ve Osmanlı) zorla kabul ettirilen Versailles, Saint-Germain, Trianon, Neuilly, Sevr antlaşmaları, barışı sağlamak bir yana yeni savaşlara kapı açmıştı. Lozan’da ise I. Dünya Savaşı’nı (1914-1918) kazanan Müttefikler ile Kurtuluş Savaşı’nı (1919-1922) kazanan Türkiye arasındaki ilişkiler eşit koşullar içinde düzenlendi. Böyle olduğu içindir ki, I. Dünya Savaşı’ndan sonra ayakta kalan tek antlaşma olarak tarihteki yerini aldı.

__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.