Tekil Mesaj gösterimi
Eski 19.09.11, 10:20   #318
Basakca
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Tarihte Bugün | Atatürk Günlüğü

Tarihte Bugün | Atatürk Günlüğü

Gaziler Günü






19 Eylül 1930
Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal,
öğrenci olan Mustafa ile İstanbul'da konuşurken










19 Eylül

  • 1938 - Atatürk'ün sağlık durumu hakkında Dr. Nihat Reşat Belger ve Prof. Dr. Neşet Ömer İrdelp'in müşterek raporu: "Genel durum çok yorgun ve takatsizdir. Asit toplanması, ilerleyici bir şekilde devam etmektedir..."
  • 1937 - Atatürk'ün, Ankara'dan İstanbul'a gelişi.
  • 1936 - Atatürk'ün, akşamüzeri otomobille Sarıyer'e kadar bir gezinti yapması.
  • 1935 - Atatürk'ün, öğleden sonra -10 Ağustos 1935 gününden beri kalmakta olduğu- Florya'dan Ertuğrul motoruyla Dolmabahçe Sarayı'na dönüşü.
  • 1933 - Atatürk'ün, gece Maksim salonunda Türk-İtalyan güreş karşılaşmalarını izlemesi.
  • 1930 - Atatürk'ün, İstanbul'dan Ankara'ya hareketi.
  • 1928 - Atatürk'ün, Tokat'tan Sivas'a gelişi.
  • 1927 - Atatürk'ün, İstanbul polisinin başarılı çalışmaları nedeniyle kendilerini tebrik ettiğini İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bildirmesi.
  • 1924 - Atatürk'ün, Lâtife Hanımla beraber Hamidiye kruvazörü ile Rize'den Giresun'a gelişi ve Giresunlular adına konuşan bir gencin söylevine cevap konuşması: "Bu sözlerinizle bütün memleket gençliğine tercüman olmaktasınız. Muharebe meydanlarında kanlarını akıtan şehitlerin ruhları bu sözleri işitmekte ve huzura erişmektedir. Memleketin şuurlu ve zinde gençliği karşısında hissettiğim bahtiyarlık büyüktür."
Atatürk'ün, Lâtife Hanımla beraber öğleden sonra Hamidiye kruvazörü ile Giresun'dan Ordu'ya gelişi, şehirde ziyaretleri ve akşam Ordu'dan ayrılırken halka hitabı: "...Bu şuurlu gösterinizle Türk milletinin bütün cihan karşısında sonsuza dek yaşayacağını bir daha ispat etmiş olan sizin samimî çehreleriniz ve sevimli gözleriniz karşısında, günlerce kalmak ve sizinle samimî sohbetlerde bulunmak isterdim!"
Atatürk'ün, Lâtife Hanımla beraber akşam Hamidiye kruvazörü ile Ordu'dan Samsun'a hareketi.
Atatürk'ün, Hamidiye kruvazörü ile Ordu-Samsun yolculuğu esnasında, gece gemide verdiği ziyafette Hamidiye Komutanı'nın konuşmasına cevabı: "...Millî Mücadele esnasında donanmamızın toplu olarak kullanılmasına imkân yoktu. Bununla beraber dağınık ve vatansevercesine hizmetler pek çoktur."
  • 1923 - Atatürk'ün, Yarbay İbrahim Bey'in oğlu Kemalettin Efendi'nin hatıra defterine yazdıkları: "Oğlum Kemalettin! Babanın iyi ahlâklı bir insan, temiz bir asker olduğunu öğrendim. Seni, fotoğrafından incelemekle fikir çıkarmaya kalkışmayacağım. Babanın verdiği öğütler kıymetlidir. Ben, yalnız şunu ilâve edeceğim. Hatıra defterini başkalarının yazıları ile doldurmaya heves etmektense, hayat defterini kendi faaliyet ve fazilet eserlerinle doldurmaya bak!" [Kocatürk]
  • 1922 - Türk ordusuna Çanakkale üzerine yürümesi için emir verildi. General Harrington, Çanakkale İngiliz komutanına Türkleri durdurma emri verdi.
Poincaré, İngilizlerin savaş politikasını sürdürdüklerini, Fransızların Türklere ateş açmayacaklarını söyledi. Fransız ve İtalyan birlikleri, Çanakkale'den çekilmeye başladı.
  • 1922 - Atatürk'e, İstanbul Darülfünunu Edebiyat Fakültesi Profesörler Kurulu'nun "fahri profesörlük" unvanı vermesi: "İstanbul Darülfünunu Edebiyat Fakültesi Profesörler Kurulu 19 Eylül'de yaptığı toplantıda siz Kurtarıcı Kumandanlarını fahrî profesörlüğe oybirliği ile seçmekle şeref duyar."
  • 1921 - TBMM, Mustafa Kemal Paşa'ya, Mareşal rütbesiyle Gazi unvanı verdi.
Mustafa Kemal'e TBMM tarafından Müşirlik (Mareşal unvanı) rütbesinin ve Gazi unvanının verilmesi.
Büyük Millet Meclisi'nin Mustafa Kemal'in rütbesi ve Gazi unvanı ile ödüllendirmesi. Mustafa Kemal'e mecliste gazilik ve mareşallik veren kanun teklifi tartışmasız ve alkışlar arasında kabul edildi.
Atatürk'e, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kanunla "Mareşal" rütbesi ve "Gazi" unvanı verişi. Atatürk'ün, kendisine "Gazi" unvanı ve "Mareşal" rütbesi verilişi münasebetiyle Meclisle teşekkür konuşması: "...Kazanılan bu başarı, Yüksek Heyetinizin iradesiyle kuvvet bulan ordumuzun iradesi sayesinde, düşman ordusunun iradesinin kırılması suretiyle belirmiştir. Bu sebeple ödüllendirişinizin gerçek muhatabı yine ordumuzdur."
Atatürk'ün, Sakarya Meydan Muharebesi hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde konuşması: "...Efendiler! Türkiye Büyük Millet Meclisi ordusunun Sakarya'da kazanmış olduğu meydan muharebesi, pek büyük bir meydan muharebesidir. Harp tarihinde misli belki olmayan bir meydan muharebesidir. ...Bizi imha etmek görüşü karşısında varlığımızı silâhla korumak ve savunmak pek tabiîdir. Bundan daha tabiî ve daha haklı bir hareket olamaz."
  • 1921 - The Grand National Assembly awards Mustafa Kemal the rank of Marshal and the title Gazi (Victor).
  • 1919 - "İkinci Nailli Kongresi."
Atatürk'ün, Kâzım Karabekir'in 17 Eylül 1919 tarihli "...Heyet-i Temsiliye ve Kongre kararlarının daima imzasız, sadece 'Heyet-i Temsiliye' diye neşrini rica ederim. .. .Yüksek şahsiyetinizin herhalde ortada tek bir şekilde görülmemesi memleket yararı gereğidir" şeklindeki görüşü üzerine cevabı: "...Böyle umumî bir tabirin işaret ettiği şahsiyetler ve kuvvet gizli kalıyor. Ortada mesul kimdir? Bazı taraflardan, bilhassa Kastamonu, Ankara, Malatya, Niğde, Canik gibi yerlerden, doğrudan doğruya şahsen makine başına çağrılmaya başlandım. Âdeta "Heyet-i Temsiliye" unvanı altında gizlenen şahıslarla, şahsî beraberliğim olup olmadığına dair tereddüt işareti hissolundu. ...Bütün cihan, benim bu işin içinde bulunduğumu bilir!"
Atatürk'ün, "Heyet-i Temsiliye'nin ve Sivas Kongresi'nin faaliyetlerinin İngiliz hükümetince İtilâf Devletleri'ne karşı taarruz şeklinde sayıldığını belirten ve İstanbul hükümetiyle anlaşma teklifinde bulunan" Urfa mutasarrıfı Ali Rıza Bey'e cevabı: "Zat-ı âlileri gibi hamiyet sahiplerinin vazifesi, millî istekler ve millî irade dairesinde milletin işlerini yürütmektir." [Kocatürk]
  • 1918 - General Allenby komutasındaki İngiliz birliklerinin, Filistin cephesinde genel taarruza başlaması (Bu sabahki İngiliz taarruzu karşısında 8. Ordu cephesinin yarılması üzerine 4. ve 7. Ordular da düşman tarafından çevrilme tehlikesinde kalmışlardı. Atatürk bu durumda, uygun koşullar altında muharebeye devam için 20 Eylül 1918 günü, birliklerine Şeria nehrinin doğusuna çekilme emrini verdi. Bu karar üzerine 7. Ordu birlikleri düzenini ve savaş gücünü bozmadan Rayak'a, oradan da Halep'e çekildi). [Kocatürk]
  • 1917 - Bahriye Nazırı ve 4, Ordu Komutanı Cemal Paşa'nın, Atatürk'ün 18 Eylül 1917 tarihli telgrafına cevabı: "Sürdürmekte olduğum mücadeleler sırasında pek çok yararlanılacağına emin olduğum görüşlerinizi beklerim."
  • 1916 - Allied offensive on the Salonika Front.
  • 1915 - The Royal Newfoundland Regiment arrives as reinforcements.
  • 1910 - Mustafa Kemal, Fransa'da yapılan Pikardi manevralarına Türk Ordusu temsilcisi olarak katıldı.



__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.