Tekil Mesaj gösterimi
Eski 14.10.11, 17:39   #42
LaLe
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2490
Mesajlar: 21,832
Ettiği Teşekkür: 88528
Aldığı Teşekkür: 127782
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Üniversitelerde ki türban yasağı kaldırılmalımıdır ?

Tabiat iki cins yaratırken erkeğe de, kadına da bir görev vermiş ve verdiği bu görevlerde iki cinsin asla birbirinden üstün olmasını sağlamamış. Erkeğe verdiği görevi kadın yapamaz, kadına verdiği görevi erkek yapamaz. Yani her iki cinse verdiği görevde, iki cinsi de birbirini tamamlayıcı yapmış, hayvanlarda ve bitkilerde de olduğu gibi. Biri olmadan diğerinin yaşama şansı sıfır…

Gelin görün ki, günümüzde var olan erkek hegemonyası o zamanlarda da vukuu bulmuş. Erkek kendisine verilen görevi fazlası ile ciddiye almış ki, karşı cinsi küçümseyerek kendisini güçlü ilan etmiş.

Din, politikanın insan duygularını sömürme şeklinin farklı bir yapısı, bir yönetim tarzı (kendi fikrimce). Kimi islam, kimi hristiyan, kimi Hindu, kimi Musevi, kimi şaman, kimi Ortodoks…Hepsi de dini kendi inandıkları türde şekillendirmiş ve hepsinin de ortak bir noktası var; tüm evreni yaratan bir gücün olduğu. Yine tüm dindekiler bu gücü, yani yaratanı kendilerine göre isimlendirmişler. Şimdi bu yaratan her iki cinsi de eşit ve çıplak olarak yaratmışken, ne hikmetse en çok kapanması gereken kısım (bu eşitliğin içinde) dişi olan olmuş. Yorumlarda bir arkadaşımız demiş ki; Kuran dürüst namuslu ve ahlaklı bir toplumu öngörmektedir…

Koskoca İslam aleminin dürüstlüğü, namusu ve ahlaklığı gelmiş kadının omzuna oturtulmuş. Ahlak, namus denince hemen akla gelen ilk sırada hep kadındır. Bunun bu şekilde çarpıtılmasındaki en büyük rolü oynayan aslında erkektir. Nefsine hakim olmayı bilmeyen kısım da onlardır. Hangi kadın erkeğe tecavüz etmiş, ya da taciz etmiştir? (istisnalar elbet çok cüzi de olsa vardır). Kendi uçkuruna sahip çıkamayan erkek, doğasındaki kıskançlıkla dişisini, kendisinin de çok iyi bildiği davranış olan, başka erkeklerin tacizlerinden ve bakışlarından kollamak için kapanması için baskı yapmış. Kapanacaksın! Örteceksin oranı buranı!...

Kadın zaten kafasının içinde beyin taşıyor, neyi nasıl giyeceğine elbette kendisi karar verebilir ama ne yazık ki bu denli baskıcı erkeğin olduğu ailede yetişen kız çocuğu beyninin bu kısmını erkeğin eline bırakmış ve o kısmı geliştirememiş.


Almanya’ya ilk giden Türkler üzerine bilgi toplarken, o zamanlar o ülkeye giden kadınlarımızın giyiniş tarzını fotoğraflarda görünce, şimdilerde Almanya’da olan birçok Türk kadınlarının giyiniş tarzına da bakınca, o zamandan bu zamana kadının kıyafetinde ne denli büyük bir evrim yaşadığı çok bariz şekilde görünüyor.

O zamanlarda bazı kadınlarımızın başında boynunun altından tek düğüm yaptığı başörtüsü varken, şimdilerde kadınların, başlarında deve hörgücü gibi, laik yaşam tarzımızla asla uyuşmayan ve kesinlikle bizim kapanış tarzımız olmayan bir şekil görüyorsunuz. Kıyafetlere hiç değinmeyeceğim bile. Arapların çıkardığı moda hızla maalesef bizlerde de dağılıyor.


Konu Üniversitelerde ki türban yasağı kaldırılmalımıdır iken ben iyice kaptırdım kendimi Bu konuda yazacak o kadar çok şey var ki... Hayır kaldırılmasın!! Her ne kadar özgürlükten yana isem de, bu konuda kesinlikle taviz verilmemesinden yanayım. Sebebi ise, cahillik oranı çok yüksek olan bir topluluğuz. Cahil olan topluluk yaptığı şeyi kesinlikle kafasına, mantığına uyduğu için yapmaz, kendilerini, kendi çıkarları uğrunda yönlendiren birilerinin arkasından körü körüne giderler.

Mecliste kadınlarında pantolon giyine bilmesi için önerilen görüşü ‘’pantolon giymek tacize teşviktir’’ diye 3 dakika içinde reddedilip, hemen arkasından türbanla girilsin diye önerge veriliyorsa, aklı başında insanlar yetiştirmekle mükellef olan üniversitelerimize türbanın girmemesi gerekir. Eğer sağlıklı bir şekilde ilerlememiz gerekiyorsa, bilim ve ilimin içine şekil ve düşünce olarak dini ayrılık sokulmamalıdır. Birkaç sene öncesine kadar beraber üniversiteye gittiğimiz, başlarının açık olmasından dolayı hiçbir rahatsızlık duymayan, özel hayatlarında kapalı olan kız arkadaşlarımız kendilerini kesinlikle çıkarcıların emellerine alet etmemelidirler.


Günden güne laik düzene indirilen darbe, unutulmasın ki her zaman olduğu gibi burada da sadece kadınlara indirilen darbe olacaktır… Atatürk’ün kadına sağladığı saygıyı ve itibarı unutmamalı, onun devrimlerini anlamalı ve sahip çıkmalıyız…



LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
16 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.