Tekil Mesaj gösterimi
Eski 29.10.11, 00:39   #2
Basakca
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: "Erzurum'da Petrol Var!"

“Biçare millete imdat!”


Yoksulların Zaferi - Fotoğraflarla Kurtuluş Savaşı´nın Maddi ve Mali Kaynakları



Binbaşı, Pülk petrol madenini yok etmek, kaynağı kurutmak, köreltmek isteyenler olduğuna da inanmaktadır ve hatta bu kişileri tespit etmiştir. İddiasına göre, petrol madenini civa dökerek işlemez hale getirmek isteyen Batumlu Rus gaz tüccarları, Osmanlı memurlarına 2000 lira kadar rüşvet vermiştir. İlgili makamdaki görevli memur 2000 lirayı almış ve maden bu şekilde kullanılmaz hale getirilmiştir. Bu bilginin kayıtlara geçmesini isteyen ve olayın gerçek olduğunu ısrarla belirten topçu Binbaşı, Erzurum Valiliği’ne de konuyla ilgili soruşturma başlatılmasını tavsiye eder:

“Beyefendi seri‘an oradaki valiye emr buyurunuz, bu petrol menba‘ı hakkında gizlice tahkikat yapılsın! ” Binbaşının yaşadığı dönemde Osmanlı toprakları genelinde 1 teneke gaz 15 kuruşa, kıyyesi 60 paraya satılmaktaydı. Küçük bir matematik hesabından sonra Binbaşı, “altınların” defnedildiği yeri bulmuştu. “Hemen işe başlanmalıdır zira siyah altın deryası olan bu iki petrol kuyusu, bölgeyi ihya edecektir.” Binbaşının petrolü bir kurtarıcı unsur olarak gördüğü oldukça açık. Nafia Nezareti yani bugünkü Bayındırlık Bakanlığı ile ilgili görüşü ise şöyle: “Ama siz diyeceksiniz ki bu gibi madenlere Nafia Da’iresi karışır. Nafia Dâ’iresi milletin vatanın selamet ve sadetini hakkıyla düşünse idi şimdiye kadar uyumaması lazımdı. İhtimal ki Ruslardan şu 2000 lirayı çeken oradaki Nafia memurlarıdır. Şu hayırlı işe teşebbüs edilsin biçare millete imdat!”
Binbaşıya kalırsa “vatanın selamet”ini düşünmeyen “vatan için” çalışmayıp rüşvet alarak kendi cebini dolduran, sorunları çözmek yerine “dış düşman”la (Ruslarla) işbirliği yapan devlet memurları halkın saadetini engellemektedir. Ona göre Erzurum’un tehdit unsuru “Ruslar”, kurtarıcı unsuru “petrol”, petrolü Erzurum halkının ve memleketin lehine kullanılır hale getirebilecekken düşmanla iş birliği yapan “rüşvet yiyen devlet görevlileri”, her bakımdan zavallı ve aciz olan ise “halktır”. Tüm bunlar binbaşının zihin dünyasını yansıtıyor.



Erzurum kurtuldu mu?

İdealist binbaşının petrol aşkı imparatorluk çapındadır; “Osmanlı’nın en önemli ihtiyacı petroldür. Bağdat, Musul, Adana ve Erzurum’da çok zengin petrol yatakları bulunmaktadır” diye yazar. Pülk’teki madenin zenginliğini ise şöyle ifade eder: “Kim ne derse desin emin olunuz gayet güzeldir efendim.” Somut hiçbir veriye dayanmayarak, bu sözlerle madenin zenginliğine yetkilileri ikna etmeye çalışır. Binbaşının gözünde Devleti Âli her şeye gücü yeten mutlak güçtür. Halk ise bu mutlak gücün koruma ve yönlendirmesi olmaksızın medeniyete, refaha kavuşamayacak, kendi kaderini yazma iktidarına sahip olamayan sıradan insanlar.




"Maden Tetkik Arama da petrol var diyor"

Pülk köyündeki madenin hükümet tarafından işlettirilmesi gerektiğini vurgular. Zira işçi ücreti gayet ucuzdur. İlk yapılacak iş Erzurum’dan madenin olduğu bölgeye kadar şose yol ve madenin yakınlarına işçilerin barınacağı bir koğuş yaptırmaktır. Gerekli ola...

19. yüzyılın imkânlarıyla petrol Ortadoğu’da gravürdeki gibi çıkartılıyordu.
(Behice Tezçakar Arşivi)


Dünyada olup bitenlerden, petrolün her geçen gün artan değerinden ve öneminden az çok haberdar bir asker olan binbaşı, vatanında gözlemlediği sefalete son vermenin yolunun petrolden geçtiğini düşünmektedir. Petrol en yakın çözümdür. Pülk petrol madeni ile gelecek muhtemel zenginliği Erzurum ahalisi ve devleti için kurtuluş kapısı olarak algılamaktadır. Peş peşe gelen Rus işgalleri, iç isyanlar, zorlu doğa şartları ve ekonomik koşulların elverişsizliği binbaşıdan gelen tepki, endişe ve çözüm bulmaya yönelik girişimci ruhu anlaşılır kılıyor.


Binbaşının şikâyet dolu mektubunun ardından soruşturma yapan nezarete, Nafia Dairesi’nden gönderilen cevapta durumun binbaşının anlattığı gibi olmadığı savunulur. Nafia Dairesi’ne göre, rüşvet alınmamış, “zaten civa ile petrolün işlemez hale getirildiği de duyulmuş şey değil”dir. (İdealist binbaşı bu küçük kuyunun büyük devlet mekanizmasını daha evvel nasıl yorduğundan haberdar değildir. Kuyuyu kimin işleteceğiyle ilgili pek çok sorun yaşanmıştır. Bu meseleye burada değinemiyoruz.) Erzurum’un sefaleti binbaşının mektubunun ardından geçen üç yıl içinde daha da artar. Nüfus savaş öncesine oranla onda bire düşer. Devam eden Rus işgalleri halkın dağılıp, yörenin yakılıp yıkılmasına neden olur. Türklerin Ermenileri, Ermenilerin Türkleri kovalaması, düşmana geride hiçbir şey bırakmama mantığı içinde ekin ve hayvanların yok edilmesine sebep olacaktır. Hastalıklar salgın halinde yaygınlaşacak, yumurta ve kara ekmekten başka yenecek bir şey bulunamayacaktır. Çay bile çay bardağının bulunamayışından şişe dipleriyle içilecektir.

"Atlas Tarih 2011 Dergisinden Alınmıştır."



Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.