Tekil Mesaj gösterimi
Eski 12.11.11, 21:47   #6
Basakca
Müdavim

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 11,967
Ettiği Teşekkür: 79772
Aldığı Teşekkür: 77732
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: İnsanlığın 40 Görkemli Hazinesi





Irak
Fotoğraf: Fatih Pınar



Dicle Nehri kıyısında, Irak’ın baskenti Bagdat’ın 130 kilometre kuzeyinde yer alıyor Samarra. UNESCO 2007’de kentteki arkeolojik kalıntıları kayda geçirdikten sonra Dünya Kültür Mirası Listesi’ne aldı ve derhal tehlike altında ilan etti. Irak’ın 2003’teki isgalinden Samarra da etkilendi. Kentteki El Askeriye Camii 2006 ve 2007 yıllarında bombalandı. Saldırıda caminin altın kubbe ve çinilerle süslü ana kapısı ve iki minaresi tahrip oldu. Burada, Hz. Muhammed’in soyundan gelen iki Sii imamın mezarları da bulunuyor: Dokuzuncu yüzyılda yasayan 10. ve 11. imamlar Ali el Hadi ile oglu Hasan el Askeri. Cami ve külliyesi adını El Askeri’den alıyor. Her yıl milyonlarca Sii, burayı ziyaret ediyor.








UNESCO yetkilileri Samarra’daki kutsal mekânların saldırılara hedef olmasından endise duyuyor. Kent IÖ 5. binyıldan kalma bir yerlesmenin bulundugu yerde IS 3.-7. yüzyıl arasında kuruldu. Abbasi Halifesi Mutasım 836 yılında Samarra’yı yeni baskent ilan etti. Burası, orijinal yapılarıyla ayakta kalabilmis nadir Islam baskentlerinden biri kabul ediliyor. Samarra Ulu Camii, binlerce askerin bir arada ibadet edebilmesi için, Abbasi Halifesi Mütevekkil tarafından 846-852 yıllarında yaptırıldı. Bu büyük cami bugün yıkıntı halinde ama spiral minaresi halen ayakta duruyor. Ulu Cami'nin yakınında bugün yıkıntı halinde olan Ebu Dulef Camii bulunuyor.









İran
Fotoğraf: Ferda Çağlayan




Pers Imparatorlugu’nun son baskenti Persepolis, eksiksiz bir sanatsal düzene sahip kraliyet ideolojisinin en iyi yansıtıldıgı yerdi. Insasını I. Dareios’un baslattıgı kent, birlik içinde ve barıs dolu bir imparatorluk görüntüsü olusturmak istiyordu. Persepolis’teki saray kompleksi olasılıkla IÖ 518-516 yılları arasında kuruldu. Ovaya hâkim bir tepenin yamacındaki saray genis bir setin üzerindeydi. Yaklasık 450x300 metre boyutlarındaki kompleks, yönetim meclisi ve resmi karsılama merkezi olarak tasarlanmıstı.







Hazine odası, ganimetlerin ve Persler için dini bir kutlama olan, aynı zamanda kralın da yüceligini perçinleyen Yeni Yıl Festivali’nde gönderilen yıllık vergilerin depolanması için kullanılırdı. Kare biçimli kabul salonu Apadana, basamaklarla erisilen bir platformun üzerindeydi. Dareios’un vârisi I. Kserkses, Dareios’un Sarayı adı verilen küçük bir saray insa ettirdi. Kserkses, kabul salonunun kuzeyine Bütün Halkların Kapısı’nı yaptırdı. Batı yönünde bir çift koca boga tarafından korunan kapıyı, doguda sakallı insan seklinde boga fi gürleri bekliyordu. Ön kapıda, kente girisi saglayan çift trabzanlı merdivenler vardı. Kserkses, bu sarayın iki katı büyüklügünde, Kserkses Sarayı olarak bilinen ikinci bir yapı daha insa ettirdi. Kserkses’in oglu I. Artakserkses daha sonra kendi sarayını ve Apadana’dan sonra ikinci büyüklükteki heybetli Yüz Sütun Salonu’nu yaptırdı. Kent büyük olasılıkla IÖ 450 yılında tamamlandı.










İspnya
Fotoğraf: Özcan Yüksek




Islam sanatının en parlak, en görkemli eserlerinden biri Elhamra Sarayı. Binbir Gece Masalları’nda anlatılan rüya saraylar bile onun yanında sönük kalır. Saray insa edilirken her detay düsünülmüs, mutlu bir yasam için gerekli her sey özenle planlanmıs. Saray, “dıs âlemle inanılmaz bir uyum ve zarafet” saglıyor. Bu öyle bir zarafet ki “el degse kırılıp dökülecek hissi veriyor”. Ispanya’da bugünkü Granada (Gırnata) kentinde bulunan Elhamra Sarayı, ülkede 780 yıl hüküm süren Müslüman Araplara ait. Ispanya’ya 711 yılında çıkan Araplar, kısa sürede tüm yarımadayı kontrol altına aldı ve essiz bir uygarlık gelistirdi. Kurtuba (Kordoba), Isbiliye (Sevilla), Gırnata, Toledo onların zamanında Avrupa’nın en zengin sehirleri haline geldi. Endülüs Emevi Devleti, 11. yüzyılın baslarında emirliklere bölündü.








Bu bölünme, Hıristiyanların karsı saldırısıyla birlesince, Arapların Ispanya’daki varlıgı tehlikeye girdi. Emirlikler bir bir Hıristiyan krallar tarafından ilhak edildi. Sadece Nasri hanedanı elindeki Gırnata Emirligi varlıgını sürdürdü. Elhamra Sarayı’nı da iste bu hanedana mensup I. Muhammed yaptırdı. Yapımına 1232’de baslanan saray eklemelerle genisledi. Ta ki 1492’ye kadar; bu tarihte Gırnata Emirligi Hıristiyanlar tarafından ortadan kaldırıldı. Elhamra Sarayı yüzyıllar boyunca yıkıma ve yalnızlıga terk edildi. Geçtigimiz yüzyıl restore edilen saray, simdi Ispanya’nın en gözde eseri.















Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
18 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.