Tekil Mesaj gösterimi
Eski 13.11.11, 00:22   #12
Basakca
Müdavim

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 11,967
Ettiği Teşekkür: 79768
Aldığı Teşekkür: 77733
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: İnsanlığın 40 Görkemli Hazinesi




Sri Lanka
Fotoğraf: Özcan Yüksek



Eski zamandaki ve Binbir Gece Masalları’ndaki adıyla Serendip, simdiki adıyla Sri Lanka, bir önceki adıyla Seylan’da antik bir kent Dambulla. Kentteki magaralar mabedi ve çevresi, adadaki Hint öncesi kültürün izlerini dahi tasır; IÖ 7. yüzyıla kadar gerilere giden bir kültür sunar. Ama magaranın asıl önemi, IÖ 1. yüzyıldan kalma dev Buda heykelleri ve duvarlarındaki dinsel resimlerdir. Kuzeydeki Anuradapura Kralı Valagamba, aynı yüzyılda bu magaralarda 14 yıl sürgün hayatı yasamıstır. Magaralara, 11.-12. ve 18’inci yüzyılda Hindu Tanrılarının resim ve heykelleri de eklenmistir. Yerden 180 metre yükseklikteki dev kayalarda 80 magara tespit edilmistir. Magaraların besinde Buda’nın kimisi 18 metreyi bulan 153 heykeli yer alır. Ayrıca çok sayıda Tanrı, Tanrıça ve Sri Lanka kralının heykeli de vardır.








Diger adı Dambulla Altın Tapınagı olan bu magaralar, 1992’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmıstır. Sri Lanka’da çogunlugu olusturan Sinhaliler, Budacı inanca sahiptir, azınlıktaki nüfus Tamiller ise Hindu inancına baglıdır. Magaraların en önemlileri birinci ve ikinci magaralardır. Birincisinin adı Kutsal Kralın Magarası’dır, içinde 14 metre yükseklikte bir Buda heykeli yer alır. Ikincisi, Büyük Krallar Magarası’dır ve en büyük magaradır; içinde 16 oturan, 40 da ayakta Buda heykeli, Tanrı Saman ve Visnu’nun ve bazı Sri Lanka krallarının heykelleri vardır.







Suriye
Fotoğraf: Cüneyt Oğuztüzün




Orta Suriye’de bulunan Palmyra antik kenti, “çölün gelini” olarak da biliniyor. Çölü asan yolcular için önemli bir durak olan kent, yerel geleneklerle Roma ve Iran kültürlerini harmanlamıs ve antik dönemin önemli merkezlerinden biri haline gelmisti. Anıtsal kalıntıları günümüzde de ıssız cografyanın ortasında yükselmeye devam ediyor. Aramcanın konusuldugu Palmyra’nın ilk dönemleri hakkında ayrıntılı bilgi bulunmuyor ama adının eski kaynaklarda geçtigi görülüyor. Önceleri bagımsız bir kent olan Palmyra, IS 1. yüzyılda Roma egemenligine girdi. Sam’ı Fırat’a baglayan yol üzerinde bulundugundan önemini giderek arttırdı; 634 yılında da Müslüman komutan Halid bin Velid tarafından fethedildi. Aramilerin büyük Tanrısı Bol için yapılan tapınak, kentin önemli kalıntıları arasında.









Bu görkemli yapı, tüm Ortadogu’da antik dönemden kalan dini yapı örneklerinin içinde özel bir yere sahip. Palmyra’da agora, senato, tiyatro, dini yapılar ve diger kalıntılar hâlâ görülebiliyor, çölün ortasında bulunması kentin dıs etkilerden korunmasını kolaylastırıyor. Kent ayrıca IÖ 3. yüzyılda gelistirilen Sami kökenli “Palmyra alfabesi”yle de tarihsel açıdan önem tasıyor. Palmyra yazıtları simdiye kadar Mısır’dan Italya’ya kadar birçok ülkede bulundu. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne 1980 yılında giren Palmyra Tadmor olarak da biliniyor.












Şili

Fotoğraf: Ali Murat Atay



Büyük Okyanus’ta yer alan Paskalya Adası küçük ama dünyaca ünlü bir kara parçası. Adadaki dev insan heykellerinin kökenleri uzun süre bilinmezligini korudu. Nihayet bilimsel arastırmalar bunların 10. ve 16. yüzyıllar arasında yapıldıgını ortaya çıkardı. Sili’ye baglı Paskalya Adası, Güney Amerika’nın 3 bin 600 kilometre açıgında bulunuyor. Yerli halk Polinezyalıların adaya 300’lü yıllarda geldigi tahmin ediliyor. Son derece özgün bir sanat anlayısı gelistiren bu topluluk sonraki yüzyıllarda “ahu” adı verilen tas platformlar ve büyüklügü 10 metreyi asan, tonlarca agırlıga sahip insan heykelleri yaptı.








Bunlar adanın volkanik taslarından yontulmustu. Adada ayrıca “rongorongo” adı verilen, ahsap levhalara islenen sematik bir yazı sistemi kullanılıyordu. Hollandalı denizci Jacop Roggeveen, 1722 yılında adaya ayak basan ilk Batılı oldu ve buraya paskalya günü geldiginden kara parçasına bu adı verdi. Ada halkı 19. yüzyılda köle tacirlerinin hedefi oldu ve sayıları önemli ölçüde azaldı. Paskalya Adası’nın yaklasık dört bin kisilik nüfusunun yarıdan fazlasını hâlâ yerliler olusturuyor ama gelenekler büyük ölçüde unutulmus durumda. Sili hükümeti adayı Rapai Nui adıyla milli park statüsüyle koruyor. Rapa Nui, adanın yerli dilindeki adı. Paskalya Adası ayrıca 1995 yılından beri UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alıyor.












Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
11 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.