Tekil Mesaj gösterimi
Eski 13.11.11, 19:03   #23
SerseriGezgin
Cehennem Yolcusu

SerseriGezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Yaş: 33
Konular: 1428
Mesajlar: 7,274
Ettiği Teşekkür: 29582
Aldığı Teşekkür: 32324
Rep Derecesi : SerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: İntihar ve İntihar İstatistikleri

Birde türkçeye iyi derece hakim olabilsem..

Hobelf'in dediği olayda senin yaptığın tespitlere aynen katılıyorum ama bu olaya götüren faktörlerde vardır..bir zemini vardır mutlaka..

Ötanazi örneğini gösterdim çünkü ötanazi isteyen bir hasta ile ötanazi isteyen bir ruha sahip olan kişi arasında hiçbir fark yoktur.. biri seninde belirttiğin gibi tüm çarelere başvurmuş ve bir sonuca ulaşamamıştır.. diğeri yani ruhu hasta olan kişi ise (burda düzelteceğim) tüm umutlarını tüketmiş, gün geçtikçe düzelmeyen,geleceği karanlık bir kişidir.. öyleki yaşanacak birşey kalmamıştır elinde..nasıl ötanazi isteyen hasta sevdiklerine yaşadıkça acı,zahmet çektirdiğine inanıyorsa, umudunu kaybetmiş herşeyini yitirmiş gün geçtikçe kötüleşen bir kişide aynı şeyleri düşünür yalnız bu verdiğim ikinci örnekte sevdiklerinin davranışlarıda çok etkilidir.. eğer sevdikleri kişiye kötü davranıyorsa,saygı göstermiyorlarsa,sevmiyorlarsa burda intihar kararı en etkin karar olur.. sonrasımı..?onlara ömür boyu acı,pişmanlık kalır miras olarak.. yok tam tersiyse işte burda en azından bir umut doğar kişi o umuda tutunur..arayışına devam eder(genel olarak maalesef bu olmuyor tabi)

Davranış bilimi hakkında söylediklerimin arkasındayım sadece ucu ticarete dayanan böyle bir bilimi ve tıbbı reddediyorum bunun kişiye yardımcı olacağı kanısındada değilim.. çünkü orda arkadaş yok dost yok senin parana göz diken bir doktor var..(en azından ben bunu gördüm gittiğim randevularda sorulan saçma sapan soruların mantığını çözemedim) zaten yaptıkları tek şey "teşhis" koymak hepsi bu..sizin düşüncelerinizi tespit etmek için kullanıyorlar size yardımcı olmak için değil...

Eğer etrafınızda intihara eğilimli bir arkadaşınız varsa tabiki ona yardım edeceksiniz onu engelleyeceksiniz.. (bu verdiğim tıp örneği ile çok çok farklı bir durum doktor sizden para alırken dostunuz sizden para almıyor) o size bu yoldan gitmek istediğini söyleyecek.. siz onun elini tutarak bu yoldan gitmemesini söyleyeceksiniz ona güven aşılayacaksınız. ona iyileştirici bazı fikirler sunacaksınız.. yani bir seçim sunacaksınız ona, oda seçecek hepsi bu..
bundan ötesi yoktur zaten...seçimler ona kalmıştır(yukarda verdiğim ilaç kelimesinden kastımda buydu zaten)

ben bu verdiğim iki örneğede girmiyorum zaten.. benim olay şu; hani zirveye çıkma sırasında ölme tehlikesini geçtim zirveye çıksa bile belki zirvede soğuktan yada oksijensizlikten donarak ölecek yada inişte bir şekilde ölüm tehlikesini bilen dağcı vardır bunun bilincindedir.. zirveye çıkıyorsun soğuktan donacaksın aşağı bakıyorsun aşağısı mükemmel kendini boşluğa bırakasın geliyor ama biliyorsun yukarıda zirve var.. ve bu zirveye giden yollarda çok karışık ve çok tehlikeli ama aşağısına insen onu kaybedeceksin sonsuza kadar.. zirveye çıksan bir bilinmezlik var ve o bilinmezlik sana umut veriyor.. aşağıya bakarken sesi çok kısık gelsede onu duyuyorsun.. seni çağırıyor.. ama önündede uçurum var kendini atacaksın uçmanın verdiği bir mutluluk..sonrasında ise..huzur..ama ya bilinmezlik? ne kadar kısık olsada ona yöneliyorsun..çünkü umudun var..
aslında tuhaf geliyor...
bunu arkadaşlarımdan birine söylediğimde benimle alay ettiler bana deli dediler...niye böylesin diye sorduklarında onlara cevabım şu oluyor "mutluluğu buldunuzu sandınız ama asıl özünü bulabildinizmi?" ben büyük şeylerin peşinde değil özün peşindeyim diyorum.. onu bulmak istiyorum tabi bir yanımda farklı konuşuyor tabi..

saçmaladığımı düşünebilirsiniz belkide siz haklısınız belkide ben ciddi bir vakayım tımarhanelik'im..

umarım az buçukda olsa anlatabilmişimdir bu sefer..
__________________











Geçen zamanın cevapları, bugünün sorularına ışık vermiyor, geleceği de belirsiz kılıyor.

SerseriGezgin Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz SerseriGezgin'in Mesajına Teşekkür Etti.