Tekil Mesaj gösterimi
Eski 26.11.11, 13:16   #1
Banemin
» » » Çapulcu « « «

Banemin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jul 2009
Konular: 491
Mesajlar: 11,755
Ettiği Teşekkür: 44572
Aldığı Teşekkür: 75963
Rep Derecesi : Banemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardırBanemin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Abdülmecit | 25 Karısı ve 43 Çocuğuyla Çağdaşlaşmanın! Öncüsü

Türkiye, vefatının üzerinden 150 sene geçtikten sonra Sultan Abdülmecid’i şimdi yeniden tartışırken, babası İkinci Mahmud ile beraber çağdaşlaşmanın öncülüğünü yapmış olan bu hükümdarı biraz daha yakından tanımanızı istedim... İşte, aşklarından ve zevklerinden gayrıresmî torunlarına kadar uzanan ve pek bilinmeyen bir Abdülmecid portresi...





MECLİS’e bağlı olan Millî Saraylar Dairesi’nin Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlediği “Sultan Abdülmecid Sempozyumu” ortalığı karıştırdı... Millet Meclisi’nin bir padişahın adını taşıyan anma programı yapıp yapamayacağı yolundaki gereksiz tartışmaları ve sempozyum için belirlenen günün isabetsizliği meselesini bir tarafa bırakıp bugün daha renkli bir konudan, ölümünden 150 sene sonra tartışmalar yaratan Sultan Abdülmecid’in özel hayatının pek bilinmeyen taraflarından bahsetmek istedim... İkinci Mahmud’un oğlu olan Sultan Abdülmecid tahta 1839’da, henüz onyedisinde iken çıktı; 25 karısı ve 43 çocuğu oldu, 22 sene saltanat sürdü ve bu hızlı hayata 1861’de, 39 yaşında veda etti.

Tanzimat’ın mimarlarından ve Türkiye’de bütün reformların öncülerinden kabul edilen ve devrindeki tarihçilerin yazdıklarına göre içkiye ve kadına son derece düşkün olan Sultan Abdülmecid renkli ve hızlı bir hayat sürdü. İktidar seneleri batılılaşma çabalarının yanısıra tam bir israf ve inşaat histerisi dönemi idi. Saray kadınları maliyenin altını üstüne getirirlerken dört bir yanda yükselmeye başlayan yeni sarayların masrafı yüzünden Türkiye 28 Haziran 1855’te ilk defa Avrupa ülkelerinden borç almak zorunda kaldı ve böylelikle hâlâ devam eden dış borç meselemiz ortaya çıkmış oldu.





Çağdaşlığın Öncüsü

Hükümdarın ölüm döşeğinde son sözü, “Beni kadınlarımla kızlarım bitirdi” olmuştu... Bu sayfada anlattığım hadiseleri okurken Sultan Abdülmecid’in fena bir hükümdar olduğunu iddia ettiğim düşüncesine kapılmayın ve lutfen unutmayın: İdare sistemimizden üniversitelere uzanan çağdaş kurumlarımızın temeli Abdülmecid zamanında atılmış; meselâ modern tıp, mühendislik ve hukuk öğretimi bile onun iktidar senelerinde başlamıştır.




Abdülmecid’in gayrıresmî torunu sosyetenin meşhur bir mensubudur...


SULTAN Abdülmecid, bir ara 14 yaşında bir cariyeye gönül vermişti... O sırada 19 yaşında olan hükümdarın âşık düştüğü cariye dünya güzeliydi ve padişah artık bir başka kadını göremeyecek derecede bu kıza bağlanmıştı. Resmiyeti bir tarafa atmışlar, haremde öteki kadınların gözlerinin önünde birbirlerine gayet samimi şekilde davranmaya ve sadece sözle değil, el ile de şakalaşmaya başlamışlardı. Sultan Abdülmecid, bir gün Dolmabahçe Sarayı’nın erkeklere mahsus olan mâbeyn kısmında hükümeti topladı. Uzun uzun memleket meselelerinden bahsedildi; derken saray imamının okuduğu ezanı işittiler ve hükümdar “Vakit gelmiş, namazımızı edâ edelim de işimize öyle devam edelim. Haremden ibrik ile leğen getirsinler de abdestimi tazeleyeyim” buyurdu. Böyle durumlarda haremdeki yaşı geçkince iki hanımın yüzlerini örterek gelmeleri ve birinin elindeki gümüş ibrikle padişahın abdest alacağı suyu dökmesi, diğerinin de yine gümüş bir leğen tutması âdettendi. Ama bu defa genç bir cariye tek başına geldi. Bir elinde ibrik, öteki elinde leğen, kolunda da küçük havlular vardı. Cariyeyi gören hükümdarın yüzünde gülücükler açıldı, zira gelen gönlünü kaptırdığı henüz ondördündeki son gözağrısı idi...
__________________
Ben hiç insan kaybetmedim...
Sadece zamanı geldiğinde, vazgeçmeyi bildim...

Banemin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
12 Üyemiz Banemin'in Mesajına Teşekkür Etti.