Tekil Mesaj gösterimi
Eski 27.11.11, 22:48   #3
Basakca
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap:Altı - Yedi Eylül Olayları



Korkunç Zarar


İlk tahminler maddi zararın bir milyar lirayı geçtiği doğrultusundaydı. Saldırıya uğrayarak, yağmalanmış ve yakılmış toplam dükkan ve ev sayısı 5.538'di. 2 manastır, 8 ayazma ve 71 kilise tahrip gördü. Bu arada mezarlıklarda bazı kabirler de tahrip edildi. Ruhaniler tehdit edildi; tartaklandı, biri öldürüldü.





Hükümet Nerede?

Halkın huzur ve sükunundan, güvenliğinden sorumlu bir hükümetin olması yüreklere su serpiyordu. Gece yarısı, Başbakan Adnan Menderes'ten sıkıyönetim ilan edildiğini duyurdu. Ancak ertesi sabah sıkıyönetim erkenden kaldırılacak, ama akşama bir daha konacaktı. Bakanlar Kurulu üyeleri İstanbul'a çağrıldı. Sonra da Cumhurbaşkanı, Meclis'i 12 Eylül'de toplantıya çağırdı. 12 Eylül Pazartesi günü Meclis olağanüstü toplandı. İstanbul olayları gündemin tek maddesiydi. Muhalefet lideri İsmet İnönü iktidara uyarıyordu: 6-7 Eylül Olayları'nda Türkiye'nin kaybı asıl manevi yönden ağırdı. Vatandaşın el sürülmez hakları, kanun himayesi, hukuk devleti gibi kavramlar ağır darbe yemişti. Bu olaylar vatanı cehennem kılan, Türk ulusunu uygarlık karşısında lekelemeye yönelik girişimlerdi. İnönü konuşmasında sıkıyönetimin kaldırılmasını da istedi. Ancak DP Meclis Grubu, sıkıyönetimin altı ay sürmesine daha önce karar vermişti. Bir görüşe göre, sıkıyönetim, hükümetin muhalefeti daha kolaylıkla kontrol altına alabilmesi için ilan edilmişti.





Dışişleri Bakanı Fuat Köprülü suçu ''komünistler''e atmayı denedi. Emniyette dosyası bulunan ne kadar solcu varsa, bir delil aranmaksızın, hemen tutuklandı; sorgusuz sualsiz aylarca hapis yatırıldı. Zafer gazetesinin başlığı şöyle idi: ''Müessif hadisenin tahrikçilerinden İstanbul'da 43 kızıl yakalandı''. Hapse kimler girmedi ki: Hasan İzzettin Dinamo, Aziz Nesin, Faik Muzaffer Amaç, Hamdi Şamilof, Kemal Tahir, Boratav kardeşler, Arslan Kaynardağ, Asım Bezirci, Emin Sekün, Hadi Malkoç, İsmet Selimoğlu, Recep Yelkenkaya... Vâlâ Nurettin, İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Nurettin Aknoz'a Harbiye'de tutuklu bulunan elli iki kişiyi ne yapacaklarını sorduğunda ''İstanbul'u yaktıran o heriflerdir. Hepsine müstehak oldukları cezayı verdireceğim. On, on beşini sallandıracağım, geri kalanını da yirmi beşer, otuzar yılla zindanda çürüteceğim'' yanıtını almıştı.

ABD görüşü
: Solcular bu kadar güçlü olsa, ihtilâl yapardı Demokrat Parti, sorumluluğu solculara yıkma fikrini doğrulatmak için, Amerika'dan uzman getirttip 6-7 Eylül Olayları'nı inceletti. Amerikalı uzman, komünistlerin bu kadar güçlü olmaları durumunda, etrafı tahrip edeceklerine ihtilal yapmayı yeğleyeceklerini kaydederek DP'nin ''komünist parmağı'' görüşünü reddetti.





TBMM'deki Azınlıklar



12 Eylül günü toplanan Meclis'te günün en ilgi uyandıran konuşmalarını DP'nin Ermeni ve Rum iki milletvekili yaptı. Hem DP'li hem de Rum olan Hacopulos'un konuşması pek çok acı noktayı içeriyordu. İstanbul Rum milletvekili bizzat başına gelenleri anlattı. Polisin olaya seyirci kalışını gündeme getirdi. Hacopulos'a göre, kolluk kuvvetleri sanki masum vatandaşları değil, mütecavizleri koruyordu. Hacopulos, 80 yaşındaki anne ve babasının nasıl tartaklandığını, kiliselerinin nasıl yakıldığını bir bir söyledi. Meclis'te herkes saldırganları lanetliyordu. Ancak hükümet kuvvetlerinin gerektiği gibi müdahale etmediği, önlenebilecek olayların önüne geçilemediği genel kanıydı. Daha sonra Başbakan Adnan Menderes ve yardımcısı Fuad Köprülü de bunu kabul edecekler, "kolluk kuvvetlerinin milliyetçi bir gösteri olduğu kanısıyla" ayaklanmaları bastırmadıklarını ve bu nedenle iyi çalışmadıklarını bizzat söyleyeceklerdi.





__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
13 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.