Tekil Mesaj gösterimi
Eski 03.12.11, 18:29   #1
Feriya
Üye

Feriya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2011
Yaş: 32
Konular: 2
Mesajlar: 27
Ettiği Teşekkür: 10
Aldığı Teşekkür: 58
Rep Derecesi : Feriya Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: none
Standart Anatolya Efsaneleri - Serhan Vural



Arka Kapak

"Yeni Töre"nin birinci yasası,
Hiçbir inanç, hiçbir tanrı hayatın kendisi kadar önemli değildir. Tek bir hayatın var ve bunu en iyi biçimde değerlendirmelisin. Çünkü hayat son bulduğunda geriye kalan toz ve topraktır.'

Karanlık Çağ'ın Sonu…
Tolya Ana'nın günlüklerinden...


Ak Ana'nın, cadıların ve büyücülerin diyarıdır Anatolya…
Tanrıların yeryüzünde yürüdüğü, kehanetlerin dilden dile dolaştığı, büyülü yaratıkların yaşadığı topraklardır.

Anatolya ölümcül bir hastalığın pençesi altına düşmüştür. Alacakaranlık Kardeşliği isimli bir topluluk bu hastalığı iyileştirdiklerini söyleyerek kendilerine yandaş toplamaktadırlar, ancak gerçek arzuları görünenden daha karanlıktır.

Yobaz bir tarikatın çatısı altında çocukluğundan beri hapis kalan güzeller güzeli Sahire Peri Hatun, kardeşinden aldığı mektupla Unutulmuş Diyar'a kaçar. Alacakaranlık burada da ağlarını örmeye başlamıştır. Diyarın koruyucusu Baş Kızıl Cadı Bilge Hatun ve onun oğlu Serkis ile tanışınca hayatı sonsuza kadar değişecektir.


Kişisel yorumum:

İnsanlığın inançları ne amaçla kullanabildiğini, bir inanca körü körüne bağlanmanın hayatları ne kadar kolay yok edebildiğini gösteriyor.

Anlatım çok akıcı. Karakterleri çok canlı. Süper bir senaryo. Fantastik bir öyküde Türkçe isimler, unvanlar kullanılmış olması da cabası. Hiç yabancılık çektirmiyor.

Hikayedeki Alacakaranlık Kardeşliği adlı grup kendi tanrıları olan Aziler'e inanmanın tek doğru yol olduğunu söylüyorlar. Tek haklı yolun bu olduğuna kanaat getirmişler ve bu inancı benimsetmek için bir hastalığı kullanıyorlar.

Dini benimsemeyen insanları öldürüyorlar. Kendi inançlarına göre bunu yapmak hakları.

Bu romana yobazlık karşıtı bir yapıt diyebilirsiniz kısaca. Yazarı düşman bile edinebilir. Çünkü öykünün temelinde inanç değil, sadece hayat önemlidir diyor. Türkiye'deki hatta dünyadaki birçok insan için inanç ve din, hayattan daha önemli. Biraz ateist bir yaklaşım sergiliyor gibi görünüyor. Ama bence değil. Sadece tek bir hayatın var, bunu iyi yaşamaya bak diyor kısacası.

Ama ben fantastik bir romanda böyle bir yaklaşımı çok beğendim. Hiç beklemiyordum böyle bir şeyi açıkçası.
__________________
Forum Gerçek Türkiyeli'nin Resmi Forumu
Feriya isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Feriya'in Mesajına Teşekkür Etti.