Tekil Mesaj gösterimi
Eski 05.12.11, 20:46   #3
Karagöz
Uzman Üye

Karagöz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Nov 2011
Konular: 327
Mesajlar: 1,764
Ettiği Teşekkür: 1986
Aldığı Teşekkür: 8997
Rep Derecesi : Karagöz muhteşem bir gelişmedeKaragöz muhteşem bir gelişmedeKaragöz muhteşem bir gelişmedeKaragöz muhteşem bir gelişmedeKaragöz muhteşem bir gelişmedeKaragöz muhteşem bir gelişmedeKaragöz muhteşem bir gelişmedeKaragöz muhteşem bir gelişmedeKaragöz muhteşem bir gelişmedeKaragöz muhteşem bir gelişmedeKaragöz muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Bir Blog Yazısı - Atatürk Öldürüldümü?

Öncelikle yazı çok uzun belirteyim. Daha önceden okuduğum için biliyorum, onun için tekrar okumaya gerek duymadım. Tek tek açıklamaya kalksam tonla hata bulurum. Yazarı genelde takip ederim ancak bu hatalarını yüzüne söylesem küfürle karşılık vereceği için yorum yapmadan okuyup geçerim. Sadece Nutuk'tan alıntıladığı kısım ile alakalı bir cevap vereyim de beyni yetmeyen birileri çıkıp Atatürk'ü de İllüminatici ya da Tek Dünya Devleti yanlısı falan zannetmesin, ki yazıda öyle olduğu düşünülüyor yazar tarafından. Bu çok yanlış bir düşünce alıntı aşağıdadır.


Alıntı:
Nutuk'tan bir kısım (Kaynak: Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı): "Efendiler, bütün insanlığın görgü, bilgi ve düşüncede yükselip olgunlaşması, Hristiyanlığı, Müslümanlığı, Budizmi bir yana bırakarak basitleştirilmiş ve herkes için anlaşılacak duruma getirilmiş saf ve lekesiz bir dünya dininin kurulması ve insanların, şimdiye kadar kavgalar, çirkeflikler, kaba istek ve iştahlar arasında bir sefalethanede yaşamakta olduklarını kabul ederek, bütün vücutları ve zekâları zehirleyen zararlı tohumları yok etmeye karar vermesi gibi şartların gerçekleşmesini gerektiren «birleşik bir dünya devleti» kurma hayalinin tatlı olduğunu inkâr edecek değiliz."


Tek bir din ve tek bir dünya devleti fikrini savunuyor Atatürk.


Burada bu bahsin hangi kısımda geçtiğini bilmek lazım öncelikle. Nutuk'un 8. bölümü ve "Halifelik sorunu konusunda halkın kararsızlığını ve kaygısını gidermek için yaptığım açıklama" başlığıdır. Başlıktan da anlaşılabileceği gibi burada Atatürk halifelik sorunuyla alakalı açıklamalarda bulunuyor ve Tek Dünya Devleti hayali mevzusuna böylelikle değiniyor. Kaldı ki buna değinirken bir yeri referans alıyor yani kaynağın fikrine hayal yakıştırmasında bulunuyor ki, hayal demesi bile başlı başına bu fikrin taraftarı olmadığını ve savunmadığını gösterir. Kaynak aldığı kişi ise Aynı başlıklı konuşmanın devamında "Dünya Tarihinin İleriki Aşaması" adlı bir kitap yazan İngiliz tarihçisi Wells'tir. İsteyenler Nutuk'u açıp inceleyebilirler. Yani burda şöyle bir durum var, Atatürk Wells'in kitabında geçen kelimeleri kullanıp böyle bir düşüncesi olduğundan bahsediyor ve bu düşünceye hayal diyor. Bu yazının devamında Atatürk Nutuk'ta şöyle demekte ;

"Bu tasarıya ve hayale kısmen benzer bir hayal, hilafetçilerin ve tümislamcılığın yandaşlarını, Türkiye'nin başına bela olmamaları şartıyla memnun etmek için bizde de ileri sürülmüştü. Bordo-Siyah Yayınları- Nutuk Sf 646."


Görüldüğü üzere Atatürk burada, bizdeki halifelik ve hilafet yanlılarının hayalleriyle İngiliz tarihçi Wells'in hayalleri arasında bir bağ kuruyor. Nutuk'u okuyan son yazdığım alıntıdan sonra Atatürk'ün söylediklerini okursa bunu mantıklı açıklamalarla yaptığını görecektir.

Bu mevzuyu atlattık gelelim ikinci mevzuya. Burada yazarın Nutuk'u okumadığını sadece kulaktan dolma birinden: "Atatürk Tek Dünya Devleti'ni savunuyordu, al bak kaynak" şeklinde gelişen bir diyalog sonucu bulmuş olduğu kaynağı, yazısında kaynak olarak kullanmasından anlıyoruz. Zira Nutuk'u okumuş olsaydı görecekti ki, Atatürk Tek Dünya Devleti Düzeni'ni falan savunmamış. Nutuk'u okumadığından olsa gerek, kaynak olarak Nutuk'u değil de Atatürk Araştırmaları Merkezi'ni vermiş.

Bizdeki illüminati avcılarının düştükleri en büyük yanlışlardan biridir bu. Atatürk'ü mason ilan etmek, ya da illüminatici ilan etmek. Yazar bunu yapmıyor onu biliyorum ancak buna kapı aralıyor. Sırf duruşu yüzünden bile kaç defa mason ilan eden site gördüm, ki kendilerine Osmanlı şehzadelerinin de aynı şekilde "hem de çocukken dahi" durduklarını gösteren fotoğrafları göstersem bana yakışıksız sıfatlarla hakarette bulunacaklarından şüphem yok. Aynı hassasiyeti benim onlardan beklemem ise, "yani sırf duruşu için birini mason ilan etmemeleri gerektiği" alacağım cevap sadece "Kemalist ya da faşist" olacaktır.

Benim "izm" saçmalığıyla uğraşacak kadar bol vaktim yok bu hayatta. İdeoloji sahibi olmak isteyenlere saygılıyım, ancak ideolojilerin için boş olduğunu ve insan uydurması yanlış değerler olduklarını anladıkları gün geldiğinde neyi savunacak insanoğlu merak ederim. İdeolojisizlik ideolojisi gibi bir hezeyanla sayıklamazlar umarım...


Saygılar...
__________________
Karagöz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Karagöz'in Mesajına Teşekkür Etti.