Tekil Mesaj gösterimi
Eski 07.12.11, 22:20   #2
Basakca
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Türk Lirası'nın 84 Yıllık Hikayesi





Savaş ve Bozuk Para İhtiyacı Nedeniyle Ufak Küpür İstendi







1939 senesi Eylül ayında Avrupa'da patlak veren savaşın genişlemesi ve daha ileri boyutlara varması ihtimalinin uzak olmadığını değerlendiren Merkez Bankası, hükümete başvurarak banknot mevcutları ve ihtiyatları üzerinde hazırlık yapılması ve bozuk para ihtiyacını gidermek için ufak kupür basılması için izin istedi. Gelen olumlu cevap üzerine tedavülde bulunan banknotları basmış olan Thomas De La Rue'dan telgrafla bir teklif istendi ve matbaaya sipariş verildi.

Bu matbaanın tercih edilmesindeki sebep, para kalıplarının matbaanın elinde hazır olduğu düşüncesiydi. Ancak, Cumhurbaşkanı resim ve filigranının değişimi için mevcut kalıplar üzerinde değişiklik yapılması gerekmekteydi. Ufaklık ihtiyacını gidermek için yeni tasarlanan 50 kuruşun kalıplarının da sıfırdan hazırlanması gerekiyordu. Bu 50 kuruşların siparişi de yine İngiltere'deki Bradbury Wilkinson firmasına verilmişti. Bu gecikmelerden ötürü siparişlerin teslimi 1941 senesi başına uzatılıyordu.





Batan Gemilerde Zayi Olanların Yerine Tekrar Basıldı




Bu sırada, Fransa ve İtalya savaşa girmiş, Akdeniz deniz taşımacılığına uygun olmayan bir hale gelmişti. Paraların sevkıyatı için Kap ve Kızıldeniz yolu tek güvenli seçenek olarak görülüyordu. Paraların basılacağı matbaalar artık savaş bölgesi içindeydi. Kısa bir süre sonra, Londra'nın Almanlar tarafından bombalanması sonucunda Thomas de la Rue matbaası da isabet aldı ve düzeni bozuldu.

Bu şartlar altında muhtelif kıymetteki banknotlardan öncelikle 100 milyon lira değerinde İnönü resimli 500 ve bin liralık kupürlerin hazırlanmasına karar verildi. Basımı tamamlanan paralar, 30 Temmuz 1940 tarihinde vapura yüklenerek Süveyş yolu ile 3,5 ayda İstanbul'a getirildi. Bunun ardından 5 milyonluk 1 liralık, 200 milyonluk 100 liralık ve 25 milyon kupür 50 kuruşluk kağıt para üretilerek Ekim 1940'da iki gemiyle yüklenerek yola çıkarıldı.








Yeni 1 liralık kupürleri taşıyan Fabian adlı gemi yola çıkar çıkmaz, İnönü resimli eski 100 liralık ve yeni 50 kuruşluk kupürleri taşıyan City of Roubaix gemisi ise 5 ay yollarda kaldıktan sonra Yunanistan'ın Pire limanında kazaya uğrayarak battı.


Bunun arkasından, Fabian gemisinde zayi olanların yerine tekrar basılan 7 milyon liralık 1 liralık, yeni 50 kuruşlukların bakiyesi 15 milyon kupür ve 194 milyon liralık İnönü resimli eski 50 liralık kupür İstanbul'a sevk edildi.

Ancak, bu partide gelen 50 liralık ve 50 kuruşluk kupürler hiç bir zaman tedavüle verilemedi. Çünkü, 50 liraların 126 bin kupürü, matbaanın bombalanması sonucu çıkan yangında zayi olmuş ve kalanlarının eksik şekilde kullanılması mümkün değildi.





50 Kuruşlar, Pire’deki Kaza Sonrasında Halkın Eline Geçince Tedavüle Verilmedi




50 kuruşlar da tedavüle verilemedi. Çünkü Pire'deki kaza sonrasında paralar yerli halkın eline geçti. Haber, Ankara'ya telgrafla ulaştığında Başbakanlık hemen konuyu ele alarak yaptığı acil bir açıklama ile bu banknotların tedavülünden vazgeçtiğini duyurdu. Konu, aynı zamanda Yunan makamlarına da bildirildi. Batıktan çıkarılıp Yunan makamların eline geçebilen paralar Türk hükümetine teslim edildi.

Kağıt paraların basım ve tedarikinin yarattığı sorunlar ve dışa bağımlılık, hükümeti paraların ülke içinde basılması imkanlarının araştırılmasına yönlendirirken, kağıt paraların Türkiye'de basımı her ne kadar arzu edilse de savaş sebebiyle bir yandan bankalardan yüklü miktarda para çekilirken, yerli basım paraların piyasaya verilmesinin paranın itibarını sarsacağı endişesi vardı. Hangi emniyet tedbiri alınırsa alınsın, içeride olmasa da dışarıdan sahte para gelebileceği düşünüldüğünden basım işinden vazgeçildi.







Merkez Bankası Bilgisi Dışında Seriler Piyasada Görüldü




Bu süreçte ilginç bir olay yaşandı. Berlin'de bastırılan 100 liralıklar A, B, C, D şeklinde dört seride ve 9 milyon adet olarak sipariş edildi. Teslim edilen banknotlar, 15 Ağustos 1942 tarihinde tedavüle verildi. Birkaç sene sonra, Merkez Bankası'nın bilgisi dışında E, F, G, H, J serileri piyasada görülmeye başladı. Merkez Bankası, ani bir müdahale ile 25 Nisan 1946 tarihinde bu paraları tedavülden kaldırdı.

Olayın ardından Almanya matbaasıyla bir daha çalışılmadı ve 1946-1948 arasında piyasaya sürülen 3. emisyon paraların büyük kısmı ve 4. emisyon paraların tamamı Amerika'da American Banknote Company matbaasında bastırıldı.

2, 3 ve 4. emisyon İnönü resimli paralar, savaş ve sonrası ekonomik şartlar gereği diğer emisyonlardan farklı bir tedavül işlemiyle piyasaya verildi.
14 Mart 1947 tarihinde hükümet bir karar alarak geçerlilikleri devam eden Osmanlı Bankası banknotlarının 1 Nisan 1947 tarihinden itibaren 1 sene içinde altın karşılığı ödeneceğini duyurdu. Bu kararla, Cumhuriyetin Osmanlı'dan devraldığı son kağıt paralar da kuruluşunun 25. senesinde tedavülden alınmış oldu.










Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 84 yıllık geçmişe sahip kağıt paralardan 1 milyonluk banknotla Türkiye 1995 yılında tanışırken, 1928 yılına kadar kullanılan Osmanlı evrak-ı nakdiyeleri ve 1948 yılına kadar kullanılan Osmanlı Bankası banknotları dışında, 9 emisyonda 24 farklı kupürde ve 126 tertipte kağıt Türk Lirası kullanıldı.


Türk Nümismatik Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Güçlü Kayral'ın hazırladığı çalışmaya göre; 1950'li yıllarda Türkiye'deki iktidar değişikliğinin sonucu tüm sosyal ve ekonomik hayata yansıdı. İktidar, paralardan cumhurbaşkanı resimlerinin kaldırılmasına ve Atatürk'ün resminin kullanılmasına karar verdi. 1 Aralık 1951 tarihinde ilk olarak 50 liralık kupürün tedavüle verilmesiyle başlayan 5. emisyon, yeniden Atatürk resimli ve filigranlı olarak üretildi.








1950'li yıllarda yavaş yavaş dışa açılım ve sanayideki ilerlemeler sonucunda kağıt paraların Türkiye'de basılması fikri yeniden gündeme geldi. 1951 yılında yeniden başlatılan Banknot Matbaası kurma işi ancak 1958 yılında tamamlandı ve aynı yıl banknot basımına başlandı. 5. emisyonun 3. tertip 100 lirası ilk basılan kağıt para olurken, bu tarihten sonra piyasaya verilen kağıt paraların basımı Ankara'daki Banknot Matbaasında gerçekleştirilmeye çalışıldı. 1960'lı yılların ortalarına kadar matbaada İsviçreli, Alman ve Avusturyalı teknisyenler, Meclis'ten alınan özel izinlerle çalıştırılıyordu. Ayrıca 1967'de özel banknot kağıdı fabrikası çalışmaları yapılmış ve 1968'de Pakistan'da ortak bir fabrika bile kurulmuştu.







Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.