Tekil Mesaj gösterimi
Eski 18.12.11, 13:21   #1
CeMKaN
«.. Sıla Yolcusu..»

CeMKaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Nov 2011
Konular: 945
Mesajlar: 8,719
Ettiği Teşekkür: 80053
Aldığı Teşekkür: 37301
Rep Derecesi : CeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Bitkin
Standart Sevgi ve Aşk 35'li Yaşlarda Tükeniyor mu?



Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Kültegin Ögel'e göre, evli olan kadın ya da erkekte 35-40 yaşlarına geldiği zaman yaşadığı aşk ve sevgi azalıyor.

Bu yaşlarda hayatın durgunluk kazandığını söyleyen Öğel, para ve gücün bu yaşlarda mutluluk vermediğini anlattı. Hedeflerin önemli bir kısmına bu dönemde ulaşıldığını anlatan Ögel, şöyle konuştu:

"Şimdi sıra eksikliklerin giderilmesindedir. 35 -40 yaş arası özellikle duygusal alandaki eksikliklerin giderilmeye çalışıldığı dönemdir. Para, güç ve başka şeyler olsa da, sevgi eksik kalmış olabilir. Böyle bir eksiklik varsa ve çocuk bu yoksunluğu giderecekse, bu yaş çocuk sahibi olmak için ideal olabilir.

" Evlendikten sonra ideal baba olma yaşının değiştiğini de söyleyen Ögel, bazı insanların kariyer basamaklarını hızla tırmanmayı hedeflediklerini ve ekonomik gücünü pekiştirmeye çalıştığını, bu sebeple de baba olmak istemediğini belirtti. Ögel, yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Modern çağın olumsuz getirisi olan yoğun koşuşturma da cabası. Hal böyle olunca, bebeklerin en çok ihtiyaç duydukları zaman ve ilgiye yeterince zaman kalmayabiliyor."


Aslında baba olmanın belirgin bir zamanı olmadığını belirten Ögel, sözlerine şöyle devam etti: "Toplumsal olarak değişebildiği gibi, kişiden kişiye de değişebiliyor. Günümüzde aslolan kişinin ruhsal yaşı. Diyelim ki erkeğin bulunduğu yaş öyle bir relatif noktadır ki nereye yakın olduğunu bilmek mümkün değildir. Kimi zaman bir genç, bir yaşlıdan ölüme daha yakındır. Bazen bir genç için yaşanmışlar, bir yaşlı için yaşanacaklar kadar önem arz eder. Bu durum göz önüne alındığında erkeklerin çocuğa kimi zaman yirmisinde, kimi zaman ellisinde hazır olduğunu söylemek mümkündür.

"
Yaş gruplarında oluşan duyguları da anlatan Ögel, 20-35 yaş grubunda erkeklerin genellikle hedeflerin peşinde koştuğunu, kariyerde üst noktalara gelmeyi, arabaya sahip olmayı ve gücü elde etmeye uğraştıklarını söyledi.

Öğel, "Bu hedeflerden arasında çocuk sahibi olmak da varsa, o zaman bu yaşlar çocuk sahibi olmak için iyi yaş olarak kabul edilebilir. 35-40 yaş grubunda, hayat stabilite kazanır.Hedeflerin önemli bir kısmına ulaşılmış olur. Şimdi sıra eksikliklerin giderilmesindedir" dedi.


35 -40 yaş arası özellikle duygusal alandaki eksikliklerin giderilmeye çalışıldığı dönem olduğunu anlatan Ögel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Para, güç ve başka şeyler olsa da, sevgi eksik kalmış olabilir. Böyle bir eksiklik varsa ve çocuk bu yoksunluğu giderecekse, bu yaş çocuk sahibi olmak için ideal olabilir. 40-45 yaş grubunda 'Aman Allah. Ben ne yaptım' veya 'Eyvah gençlik treni kaçtı' kaygılarının yaşandığı yaşları oluşturur. Bu yaş grubundaki erkekler koşturmaktan yaşayamadıklarını düşünmeye başlar. Eğer eksik kalan ve yaşanmamış şey çocuk ise, o zaman bu yaş çocuk yapmak için ideal olabilir. Çocuk yapmanın yaşı değil, hazır olma duygusu vardır."

Kişinin kendisini hazır hissetmediği bir sırada baba olmasını da değerlendiren Ögel, şöyle konuştu:

"Aslında zamansız olan şeyler de bazen zamanlıdır. Belki zamansız olmuştur ama hiçbir sorun oluşturmaz ve her şey yolunda gider. Belki bize göre zamanı değildir ama aslında tam zamanıdır. Bu sebeple zamansız dediğimiz şeylerin gerçekten zamansız olup olmadığını zaman gösterir. Ön yargılı yaklaşmak ise sorun teşkil eder. Gerçekten kişi baba olmaya hazır değilse, o kişiyi bekleyen eksiklik duygusudur. Hem hayatını ve planladıklarını tam olarak gerçekleştirememek hem de babalığı tam yapamamak. Eksiklik duygusu da zaman içinde suçluluk duygusuna veya öfkeye dönüşebilir."
Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Kültegin Ögel
__________________

CeMKaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
21 Üyemiz CeMKaN'in Mesajına Teşekkür Etti.