Tekil Mesaj gösterimi
Eski 29.01.12, 18:04   #1
LaLe
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2490
Mesajlar: 21,832
Ettiği Teşekkür: 88528
Aldığı Teşekkür: 127783
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Muratağa, Sandallar ve Atlılar Katliamı | Kıbrıs




M
uratağa, Sandallar ve Atlılar Katliamı


Muratağa, Sandallar ve Atlılar Katliamı, 14 Ağustos 1974 tarihinde EOKA-B tarafından Kıbrıs'ın Muratağa, Sandallar ve Atlılar köylerinde Kıbrıs Türklerine karşı gerçekleştirilen katliam. Katliamda en genci 16 günlük, en yaşlısı ise 95 yaşında olmak üzere 126 Türk öldürülmüştür. 1960 nüfus sayımına göre üç köyün toplam nüfusu 248'di. Fakat halkın bir kısmı çeşitli nedenlerden göç etmişti. Katliamlara ilişkin anma günü tektir ve 14 Ağustos'tur. Bunun sebebi üç köyün birbiri ardına basılmasıdır. Muratağa ve Sandallar köylüleri aynı toplu mezara gömülmüştür ve mezardan toplam 89 kişi çıkarılmıştır. Muratağa ve Sandallar köyleri ile Atlılar köyünde yapılan katliamlar yine de bazen ayrı ayrı ele alınır. Katliamın Türk birlikleri tarafından keşfi ve cesetlerin bulunması 1/2 Eylül 1974 tarihinde gerçekleşmiştir.


Birleşmiş Milletler tarafından "insanlığa karşı bir suç" olarak nitelenen katliamda otomatik tüfekler ve kesici aletler kullanılmıştır.




Muratağa
ve Sandallar Katliamı

Muratağa (Maratha), o dönemde bölgedeki Türk köylerinin en büyüğüydü. 1960 yılında 94 nüfuslu bir Türk köyü olan Sandallar'ın (Santalaris) nüfusu ise, 1974 yılının ortalarında 50'ye kadar düşmüş durumdaydı. 13-14 Ağustos tarihinde EOKA-B tarafından Sandallar basılmış, daha sonra bu köylüler Muratağa'ya getirilerek 14 Ağustos günü basılan Muratağa köylüleri ile birlikte öldürülmüştür. Köylülerin tamamı bu olayda öldürülmemiş, Muratağa ve Sandallar köylülerinin birlikte gömüldükleri mezardan 89 kişi çıkarılmıştır. Time dergisi ise Muratağa ve Sandallar köylerinde 84 kişinin öldürüldüğünü belirtir. Köylüler öldürüldükten sonra buldozerler kullanılarak yakınlardaki terk edilmiş bir taşocağının yakınlarındaki bir toplu mezara gömüldüler. Cesetlerin büyük çoğunluğu parçalanmış haldeydi ve bu da katliamda otomatik tüfeklerin yanı sıra kesici silahların da kullanıldığını ortaya çıkardı.

Katliamdan kurtulanlar, katliamı yapanların bazılarının kimliklerini tespit ettiklerini söylemiştir. Muratağa köyünün imamı da kurtulanların arasındaydı. Katliam sırasında köy dışında bulunan köylüler de katliamdan kurtuldu. KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'na göre Muratağa köyünde yedi kişi saklanarak kurtuldu.

Tony Angastiniyotis, saldırganlardan birinin Yunanistan anakarası aksanıyla konuştuğunu ve bu nedenle Yunan ordusuna bağlı olmuş olabileceğini iddia etmiştir.





Atlılar Katliamı

Atlılar (Aloda) köyünde 1960 nüfus sayımına göre 41 Türk yaşamaktaydı. 1974'e kadar bu sayı 35 civarlarına düşmüştür. 15 Ağustos günü köy basılarak köylüler köy dışına çıkarıldı. Burada toplu mezarları kazdırıldıktan sonra hepsi kurşuna dizilerek öldürüldü. Saklanarak kurtulabilen üç kişi dışında köy halkı tamamen öldürülmüştür. Atlılar toplu mezarından 37 kişi çıkarılmıştır.





Tepkiler ve katliam sonrası







Toplu mezarların bulunuşu

Toplu mezarlar 1/2 Eylül 1974 günü bulundu. Atlılar köyündeki toplu mezar Muratağa köyündekinden daha önce, 20 Ağustos günü bulunmuştur. Muratağa'daki toplu mezarı toprak üzerinde bir el gören bir çoban fark etmiştir. Daha sonra Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 28. Tümeni'nin İstihkâm Taburu'na mensup olan askerler çukuru açmak üzere kazıya başladı. Kazıyı Birleşmiş Milletler Barış Gücü'nde görev yapan İsveçli askerler de izledi. Kazıların ilk günü olan 2 Eylül 1974 gününde toplu mezardan 44 ceset çıkarıldı.

1 Eylül günü saat 20:50'de Lefkoşa'daki Türk basın ataşeliği katliamı doğrulamıştır. Toplu mezarların geriye kalanı yabancı basın mensuplarının önünde açılmıştır. United Press International, mezar açma çalışmalarını "Her saat başı yeni çukurlar ve onlarca ceset bulunuyor, çalışmalara dayanmak çok güç" şeklinde tanımlamıştır.


Tepkiler ve Anma

Türk kaynaklarına göre mezarların açılışını izleyen The Sun gazetesinden John Akass, katliamı bir "alçaklık" olarak tanımlamıştır. The Times ve The Guardian gazeteleri 21 Ağustos günü katliama yer verdi, The Guardian gazetesi katliamda 126 kişinin öldürüldüğünü ve bunların arasında kadın ve çocukların da olduğunu belirtmiştir. United Press International ve BBC de mezarların açılışına tanıklık etmiş ve ilgili haberlere yer vermiştir. The New York Times, 3 Eylül tarihinden itibaren katliamla ilgili haberlere yer vermiştir. Die Zeit, 30 Temmuz 1974 günü (Atlılar toplu mezarının bulunmasından sonra), "Baf ve Mağusa bölgelerinde Türklerin katledilmesi Türklerin ağustos ayındaki ikinci askeri müdahaleyi gerçekleştirmesinin sebebiydi" dedi.

Kıbrıs Türk yönetimi başkanı Rauf Raif Denktaş, katliam haberini aldığında Rumlarla olan bir görüşmesini iptal etti. Denktaş, katliam hakkında şunları söyledi:

« Kıbrıs sorununu Türkleri öldürerek çözmeye çalışmak faydasız bir denemeydi. »

Muratağa'dan çıkarılan cesetlerin bir kısmı 3 Eylül 1974 günü dini törenle toprağa verildi. Olay adanın Türk kesiminde büyük bir tepkiye yol açtı. Kıbrıs Türk Yönetimi Kurulu toplu mezarların bulunmasının ardından olağanüstü bir toplantı yaptı. Kıbrıs Türk gazeteleri katliam haberlerine geniş yer verdi. Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili Yılmaz Alpaslan katliamı Paris'ta yapılan Nüfus ve Mülteciler Komisyounu toplantısında dile getirdi. Türk Kızılayı, katliamı Uluslararası Kızılhaç Komitesi'ne bir mektup yazarak protesto etti.




Rumlar, 1974 yılında katliam ortaya çıktığında katliamı kabul etmedi ve resmi radyodan yapılan bir açıklamada, katliamın inkar edilmemesine rağmen bölgede pek çok Rum'un da kayıp olduğu belirtildi ve toplu mezarda bulunan cesetlerin Rumlara ait olabileceği ileri sürüldü. Rauf Denktaş, bu iddialara cevaben, "Rumlar geride bıraktıkları Türklere ait cesetleri ne kadar tanınmaz hale sokmuş olsalar da onlarda kimliklerini belgeleyecek işaretler kalmıştır. Bunları, suçluların telaşı içinde bulundukları için akıl almaz yalanlar ortaya atan Rumlara göstereceğiz," dedi. Glafkos Klerides, 4 Eylül 1974 günü Kıbrıs Cumhuriyeti hükümetinin "son günlerde yasadışı olarak silahlanmış Rumlardan yüzlerce silah topladığını" belirtti. Türk basını, katliamla ilgili haberlerin Yunanistan'da yayınlanmasını Yunan hükümetinin istemediğini, bu nedenle basına baskı yapıldığını ve bu konuda haberlerin çıkmadığını yazdı.

Katliamın anısına "Muratağa, Atlılar ve Sandallar Şehitlerini Yaşatma Derneği" adlı bir dernek kurulmuştur. Bu dernek, amacının "Muratağa-Atlılar-Sandallar şehitlerinin ölümsüzleşmesi, gelecek nesillere ve dünyaya bu üç köyde yaşanan vahşeti aktarmak ve şehitlerin anılmalarını sağlamak" olduğunu belirtmiştir. Katliamdan kurtulanların katliamın faillerini hatırlaması nedeniyle dernek katliamı yapanlardan 30 kadarının kimliğinin tespit edildiğini iddia etmiştir. 2010 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti Polisi, konu hakkında araştırma başlatmıştır. Günümüzde Muratağa, Sandallar ve Atlılar köyleri "Şehitler" olarak da adlandırılmaktadır. Katliamda öldürülenler için iki tane şehitlik yapılmıştır. Cesetler, bu şehitliklere bulunduktan sonra nakledildi ve 1980 yılında çevre duvarlarının da yapılmasıyla şehitlik bugünkü hâline kavuştu. Orada bir de müze bulunmaktadır.

Birleşmiş Milletler (BM), 1974 yılı eylül ayı kronolojik tarihinde, katliamı "Yunan ve Rum saldırganlar tarafından insanlığa karşı işlenen daha büyük bir suç" olarak niteledi. William Richard Mead, katliamın gerçekleşmesinde Birleşmiş Milletler'in de suçu olduğunu; çünkü BM'nin önlem almadığını iddia etmiştir. Rüstem Haliloğlu, "Atlılar, Sandallar ve Muratağa'daki toplu Türk katliamları"nın Türk ordusunun İkinci Kıbrıs Harekâtı'nı yapma kararını haklı çıkardığını savunur.





İlgili yayınlar ve araştırmalar

İskoçyalı Kıbrıslı Rum yazar Antonis "Tony" Angastiniyotis katliamın hakkında Kan Sesi adlı bir belgesel hazırlamıştır. Belgesel Türklerden olumlu tepkiler görse de Rumlardan çok sert tepkiler almıştır. Belgesel içeriği aynı zamanda kitap olarak da yayınlanmıştır. Muratağa, Sandallar ve Atlılar Şehitlerini Yaşatma Derneği ise katliam hakkında 1955-74 Adım Adım Soykırım - Muratağa, Atlılar, Sandallar adlı bir kitap yayınlamıştır.

Kaynak





LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.