Tekil Mesaj gösterimi
Eski 12.02.12, 00:58   #1
Canan
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 8711
Mesajlar: 30,502
Ettiği Teşekkür: 104282
Aldığı Teşekkür: 160924
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Gustav Vigeland (1869 - 1943) | Norveçli Heykeltıraş









Gustav Vigeland, Norveç'in güney kıyısında yer alan küçük bir kasaba olan Mandal'da köylü ve kentli bir ana-babanın çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Eğitim için Oslo'daki yerel bir okula kaydolan Vigeland burada okuma-yazmayı ve ahşap oyma sanatını öğrenmiştir. Ne var ki, babasının beklenmeyen ölümü üzerine Mandal'a geri dönmüş ve Vigeland'da Mjunebrokka adlı bir çiftlikte büyükbabasıyla birlikte yaşamıştır. Gustav uzun süre boyunca kaldığı bu kenti soyadı olarak almıştır.



Vigeland 1888'de yeniden Oslo'ya dönmüş ve heykeltıraşlığı meslek edinmeye karar vermiştir. Burada heykeltıraş Bryunjulf Bergslien'in ilgisini çeken Vigeland bu ustadan dersler almış ve sonraki yıl ilk yapıtı olan Hagar ve İsmail'i tamamlamıştır. Vigeland 1891 ile 1896 yılları arasındaki dönemi Kopenhag, Paris, Berlin ve Floransa'da geçirmiştir. Paris'te Auguste Rodin tarafından düzenlenen bir etkinliğe katılan Vigeland, İtalya yolculuğunda ise antik ve Rönesans dönemi yapıtlarını inceleme fırsatı bulmuştur. Sanatçının sonraki çalışmalarına damga vuracak olan ölüm ve kadın-erkek ilişkisi kavramları bu yıllarda şekillenmeye başlamıştır. İlk sergilerini 1894 ve 1896 yıllarında Norveç'te açan heykeltıraş bu yıllarda eleştirmenlerin övgüsünü kazanmıştır.

Sergilenen ilk heykelleri

Vigeland 1902 yılına dek Trondheim'daki Nidaros Katedrali'ni yeniden düzenleme çalışmalarına katılmıştır. Bu dönemde Ortaçağ sanatıyla yakından ilgilenen sanatçı, yapıtlarında sıkça kullandığı ejderha ögesini günahın simgesi olarak görmeyi sürdürmüş, ancak bu varlığı insanlığa karşı savaşan bir doğal güç olarak da yorumlamıştır. Oslo'ya geri dönen Vigeland burada terk edilmiş bir atölyeye yerleşmiştir. Norveç'in 1905 yılında İsveç'ten bağımsızlığını kazanmasının ardından Vigeland, Henrik Ibsen ve Niels Henrik Abel gibi ülkenin öne çıkan kişilikleri anısına birçok heykel ve büst teklifi almıştır.




Vigeland 1906 yılında tebeşirden bir anıt kale tasarlamıştır. Oslo yerel yönetimi tarafından Ulusal Parlamento binasının önündeki alana konulması kararlaştırılan bu yapıt, yer anlaşmazlığı yüzünden sergilenememiş ve heykelin tamamlanması gecikmiştir. Bu arada tasarıyı genişleten Vigeland farklı heykeltıraş öbekleriyle birlikte çalışmış ve 1919'da heykele yüksek bir granit sütunu eklemiştir.


__________________
Canan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
12 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.