Tekil Mesaj gösterimi
Eski 15.02.12, 14:22   #1
LaLe
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2490
Mesajlar: 21,832
Ettiği Teşekkür: 88528
Aldığı Teşekkür: 127782
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Lightbulb Kırım Tatarı Hacı Ali'nin Hacı Şakir'i - Hacı Şakir Sabunları





Hacı Şakir için '100 yıllık Türk markası' dediysek de aslında kuruluşu, temellerinin atılışı çok daha eskilere gidiyor... Hacı Şakir'in öyküsünü anlatan 2003 tarihli 'Sabunun Hikayesi' kitabında, '114 yıllık marka' olduğu belirtiliyor. Bu tarih esas alınırsa, şimdi '116 yıllık marka' demek gerekiyor. Ama markaya adını veren Hacı Ali Bey, üretime, -kesin tarih belli olmamakla birlikte, '19'uncu yüzyılın ikinci yarısında' başlıyor. Yer, Kazan Tatarı Türkleri'nin yaşadığı Kırım'dır. Volga Nehri boylarında üretim yapar. Nehir üzerindeki adacıklarda üretilir ilk sabunlar.

'Sabunun Hikayesi'ndeki anlatıma göre Hacı Ali Bey, bu böldeki büyük sel felaketinden sonra ailesini alarak terkeder Kırım'ı ve 1915 yılında Osmanlı ülkesine gelir. Bir süre Anadolu'da eyleştirken sonra İstanbul'a gelir. Laleli, At Pazarı'nda bir ev alarak, alt katında sabun üretimine başlar.


1987'ye kadar

Hacı Şakir'in vefatından sonra da oğlu, torunu gibi aile fertlerinden birinin yönetiminde devam eden; Sanayi Odası'na '1 nolu' şirket olarak kayıtlı, 'Sabuncuzade M. Şakir ve Mahdumu Müessesatı Ticari ve Sinai Türk Anonim Şirketi', bir yüzyıldan daha uzun bir süre ailenin elinde kaldıktan sonra 1987'de Maya Grubu'na satılır. Marka el değiştirmiştir ama yerli bir grup almıştır.

Bu satış olayı, Haci Şakir'in mali açıdan zorluk içine düşmesi sonucu olur. O dönem şirketin başında bulunan Selahattin Sabuncuoğlu, güçlü bir ortak arayışındadır. Konuyu yakın dostu İlyas Özsüer ve oğlu Nuri Özsüer'e açar. Özsüer Ailesi, 1987'de Haci Şakir'in yüzde 75 hissesini satın alır. Fabrika ürün çeşitlemesine gider, pazar payını yüzde 23'ten yüzde 36'ya çıkartır.

Bu arada Henkel, Haci Şakir'e talip olur. Ancak görüşmeler olumsuz sonuçlanınca Selahattin Sabunoğlu, elinde kalan yüzde 25'lik hisseyi de Özsüer Ailesi'ne satarak şirketten tamamen çekilir. Bu gelişme ile birlikte marka, 'kurucu aile'den çıkar.


Palmolive müşteri oluyor

Henkel'den sonra, markaya bu kez Colgate Palmolive müşteri olur. Özsüer Ailesi, markanın yüzde 67'sini Colgate Palmolive'e satar. Nuri Özsüer, satışı şöyle anlatıyor:

"Hacı Şakir'in Colgate Palmolive'e satışı tamamiyle benim kararımdır. Babam ne kadar itiraz ettiyse de onu ikna ettim. Global pazarlara açılırken, yabancı bir ortağın ürüne getireceği sinerji ve dinamizmin olduğuna inanıyorum. Colgate'in Haci Şakir'e katacağı çok şey olduğuna inandık ve 100 yıllık markanın yüz yıl daha yaşaması için bu teklife sıcak baktık. Bugün Hacı Şakir markası tek başına ayakta durabilmeyi başarmış ender markalardan biri. Hem yerel hem de global markalarla baş edebilecek düzeyde bir güce sahip. Doğru ellerde geliştiğini görüyor ve mutlu oluyorum. Hacı Şakir'e baktığımda hissetteğim ise, milliyetçi, beyaz ve saf olduğu ve daha uzun yıllar Hacı Şakir markasının yaşayacağı."

Ağustos 1991'de, Colgate Palmolive ile yapılan centilmenlik anlaşması pazardan beklentilerini karşılayamaz olunca, Özsüer Ailesi sahip olduğu yüzde 33 oranındaki hisseyi de Colgate Palmolive'e satar. Hacı Şakir, bir Türk markası olarak, yabancıların sahipliğine geçer. Nuri Özsüer, "Colgate Palmolive'le olan evliliğimiz 10 yıl sürdü ve bu süre içinde konulan karşılıklı kurallar çiğnenmeden bitirildi" diyor.


Volga'nın seli, Hacı Şakir'i Anadolu'ya
göç ettirdi


1889: Kırım Tatarı Hacı Ali, Volga Nehri üzerinde 'Hacı Şakir' marka adıyla sabun üretir.

1915:Volga nehrindeki taşkınlar sonucu üretim yapam hale gelen Hacı Ali Bey, Anadolu'ya göç eder. Son durakları İstanbul olur ve Laleli At Pazarı'nda evlerinin alt katında üretime devam eder.

1927:Kantarcılar'da çok katlı eski Osmanlı evlerinden birinde sergi sabunculuğu yapar.

1970: Ayağazağa'da gliserin fabrikası üretime geçirilir

1974: Yine Ayazağa'da sabun hatları devreye konur.

1975: İtalya Mazzoni firmasından alınan modern makineler üretime geçirilir ve üretim kapasitesi saatte 2.5 tona çıkar.

1976: Çamaşır sabunları hattına banyo sabunları hattı eklenir.

1977:Otomatik ambalajlama ve paketleme operasyonları başlar. 'Adora' tuvalet sabunu üretilir. Adora, 125 gram piyasaya çıkan yerli ilk kadın - erkek ayrımlı lüks kalite tuvalet sabunudur.

1983:Çiçek Ailesi sabun portföyüne altı yeni koku eklenir.

1984: Yıllık kapasite 15 bin ton düzeyine çıkarılır.

1987: Maya Grubu şirket hisselerinin yüzde 75'ine sahip olur.

1989: İlk önemli ihracat başlar ve o yıllarda yaklaşık 20 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaşılır.

1990:Maya Grubu şirket hisselerinin tamamına sahip olur.

1991:Hacı Şakir'in yüzde 67 hissesi Colgate Palmolive'e satılır.

1995: Haci Şakir güzellik sabunu üretimine başlanır.

1996: Colgate Palmolive tüm şirket hisselerini devarılır ve şirket Colgate Palmolive Temizlik Ürünleri Sanayi adını alır.

2005: Şirket yeni teknoljik yatırımlarını yaparak ürün gamını genişletir, Gebze'deki modern fabrikasına taşındı.


Dört kuşak aile yönetti

Hacı Şakir'in kurucusu Hacı Ali, 1844'de dünyaya gelen ilk oğlu Mehmet Şakir'e daha çok gençken iş tecrübesi kazandırır. Mesleğini, sırlarını, tezgahını bırakır ve de aileyi emanet ederek vefat eder. Mehmet Şakir, sonraları soyadı alır ve Hacı Şakir Sabuncuzade olarak anılır. Kayıtlara geçen 8 evlilik yapmış. Bu evliliklerden beş evlat sahibi olmuş. O da büyükoğlu Ahmet Tevfik'i kendi yeri için seçmiş ve yetiştirmiş. Yüzde 50 hisseyi büyük oğlu Ahmet Tevfik'e verirken, (babasının kendisine verdiği gibi) aileye bakma görevini de ona vermiş. Ahmet Tevfik Bey, fabrika ile ilgili sorumluluklarını paylaşmak üzere o yıllarda Paris'te yaşayan Şefik Bey'i İstanbul'a çağırmış. 1964 aralığında, vefat edene kadar birlikte çalışmışlar. İşlerin yönetimini daha sonra oğlu Selahattin devralmış. Selahattin Sabuncuoğlu, 1964 ile 1990 yılları arasında 26 yıl kurumda yönetim kurulu başkanlığı ve genel müdürlük yapmış. 1970'den fabrikanın Kantarcılar'dan Ayazağa'ya taşınma projesini de o hayata geçirdi.





Tescili Atatürk'ün imzasıyla yapıldı


Türkiye Cumhuriyeti'nin 91 numaralı Ticaret Sicili'ne sahip şirketi olan Sabuncuzade M. Şakir ve Mahdumu Müessesatı Ticari ve Sınai Türk Anonim Şirketi'nin kuruluşu, bizzat Atatürk'ün imzâsıyla 1925'te tescil edilmiş. Unvanda bulunan ve çok az sayıda kuruluşa verilen 'Türkiye Anonim Şirketi' ibaresi ise kuruluşta yıllarca iftihar konusu olmuş. Daha sonra Hacı Şakir, İstanbul Ticaret Odası'nın 9'uncu, İstanbul Sanayi Odası'nın ilk şirketi olmuş. Şirketin başındaki Hacı Şakir Sabuncuzade, İzmir İktisat Kongresi'ne katılmış. Bu kongrede etkin bir sanayici olarak rol oynayan Hacı Şakir Sabuncuzade'nin, işadamlarının örgütlenmesi konusunda da faaliyeti olmuş. İstanbul Sanayi Odası'nın kurulmasına önayak olan işadamları içinde yer almış.


'Bu bir kase altını oğluma borç ver!'

Hacı Ali, amansız hastalığın tükettiği yorgun bedenini bıraktığı yatağında, vefatından önce oğlu Hacı Şakir'den de işine haram katmayacağı, dürüstlükten ayrılmayacağı ve aileyi bir arada tutacağı sözü alır. Ona vasiyeti budur. En yakın dostuna ise başka bir vasiyette bulunur; "Kötü günler için biriktirdiğim bu bir kese altını al ve oğluma borç gibi ver. Geri ödemeyi tamamlayıncaya kadar da bundan hiç söz etme" der. Dostu bu vasiyeti yerine getirir. Genç Mehmet Şakir'e bir kese altın borç verir. Mehmet Şakir, bu parayla Hacı Şakir'e yatırım yapar ve 'marka' gelişir. Mehmet Şakir, babasının 'dürüstlük' vasiyetini tutar. Öyleki, tartı yerine Hacı Şakir sabunları kullanılır. Çünkü, 'gramajı asla şaşmaz.'


Bir vagon kostiği Ankara'ya kaçırdı

Kurtuluş Savaşı yıllarında, İstanbul'dan, Anadolu illerinden Ankara'ya yardım akar. Savaş yorgunu fakir halk, olanaklarını seferber eder. Kimi İstanbul'daki ordu cephaneliklerinden silah kaçırır, kimi yardım malzemesi götürür, kimi kendi gider!.. Sabuncuzadeler, o yıllarda İstanbul'da sabun üretmektedir. Onlar da Türk Ordusu'nun yokluğu çekilen sabun ihtiyacının karşılanması için her türlü riski göze alırlar ve yurtdışından ithal ettikleri bir vagon kostiği Anadolu'ya kaçırırlar.


Kıvamı dilleriyle kontrol ettiler

Şirkette çalışan sabun ustaları, günlerce sabun kazanlarının altını söndürmeden kaynatır, kıvamı dillerinin ucuyla anlarlarmış. Pek çoğunun dil uçları kostikten yanar ama bu kontrollerinden hiç vazgeçmezlermiş.


Hacı Şakir'i üstündeki anahtarlı şekil ile diğerlerinden ayırt eden halk, ürüne 'anahtarlı sabun' adını takmış.

Devlet Malzeme Ofisi ihalesinde sadece alım yapılacak malların isimleri yazılır ve o malın farklı markalarından fiyat alınırken, sabun kaleminin hemen örnüne parantez açılır ve Hacı Şakir yazılırmış.

Hacı Şakir'de çalışanlar aileden biri gibi yakınlık ve itibar görürmüş. Şirket hissesinden pay verilip mükafatlandırılırlarmış. Fabrikadan çok ünlü sabun ustaları yetişmiş. Hacı Şakir fabrikası, yıllarca sabun okulu olarak anılmış. Sabun ustalarından 35 yıl boyunca şirkette çalışanlar olmuş.

Hacı Şakir sabunlarının gramajındaki netlik, sabunların bir süre terazilerin bir kefesinde ağırlık olarak kullanılmasına yol açmış.

otekeoglu@milliyet.com.tr

LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
23 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.