Tekil Mesaj gösterimi
Eski 28.02.12, 14:10   #1
LaLe
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2490
Mesajlar: 21,832
Ettiği Teşekkür: 88528
Aldığı Teşekkür: 127782
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Uzun Mehmet ve Kömürün Bulunması






Uzun Mehmet ve Kömürün Bulunması

XIX. yüzyılın ikinci yarısında sanayi devriminin ana maddesini oluşturan taş kömürünün araştırılmasına Sultan II. Mahmut döneminde Anadolu’da başlanmıştır. Bu nedenle de Memalik-i Şahane içerisinde siyah taşın taharrisi isimli bir ferman yayınlanmıştır. Bu arada terhis olan ve memleketlerine giden askerlere de küçük kömür örnekleri verilmiş ve gittikleri yerlerde buna benzer taşların bulunup bulunmadığının araştırılması istenmiştir.

Karadeniz Ereğlisi’nin kestaneci Köyü’nden olan Uzun Mehmet Tershane askerliğinden terhis olmuş ve köyüne gelmiştir. Bir gün buğday öğütmek üzere gittiği Neyren Deresi yamaçlarındaki değirmende su kanallarında askerde iken kendisine verilen taşların benzerlerini görmüştür. Bu taşları alarak ateşe atmış yanıp, yanmadıklarını denemiştir. Yandıklarını görünce de bunlardan bir miktarını yanına alarak İstanbul’a saraya gitmiştir. Getirdiği taşların taş kömürü olduğu anlaşılınca saraydan 5000 kuruşluk ödül ve ölene kadar da kendisine 500 kuruş aylık bağlanmıştır. Memleketine dönüşünden sonra zamanın kaymakamı Müstelzim Hacı İsmail Ağa tarafından kıskançlık sonucu kahvesine zehir katılarak öldürülmüştür.


Doç.Dr.Ahmet Ali Özeken’in “Ereğli Kömür Havzası” isimli eserinde ilk kömürü 1822 yılında Ereğli Kestaneci Köyü’nden gemici Hacı İsmail’in bulduğu ve buna karşılık Sultan II. Mahmut’tan beş kese ihsan aldığı belirtilmiştir. Ayrıca ikinci defa kömürü bulan kişi Ereğli Neyren Köyü’nden deniz erliğinden terhis olan Uzun Mehmet olduğu belirtilmiştir.


Uzun Mehmet’in bu buluşu XIX. yüzyılın ilk yarısında Zonguldak ve yöresinin yazgısını değiştirmiştir. Rastlantı sonucu bulunan ve yapılan araştırmalarda yörede zengin bir kömür madeni olduğu anlaşılmıştır. Bundan sonra Zonguldak’ta kömür çıkarma tesisleri kurulmuştur. Sultan Abdülmecit döneminde Anadolu’daki ilk kömür yatakları tespit edilmiş ve 1855’te ilk defa kömür üretimine başlanmıştır.


İngiliz kömür ocaklarının imtiyazına son verildikten sonra 1905’te Ticaret ve Nafia Nezareti’nde ilk genel müdürlük kurulmuş, Çatalağzı, Kilimli, Kozlu ve Zonguldak üretim merkezi haline getirilmiştir. I.Dünya Savaşı sırasında kömür yönetimi bir süre için Almanlara bırakılmış, Harp Kömür Komisyonu kurularak savaş boyunca gemilerin kömür ihtiyacı bu kömür havzalarından sağlanmıştır.


Cumhuriyet döneminde Kömür İşletmeleri Türkiye’nin kömür gereksinimini karşılamak üzere üretimini sürdürmüştür.

Uzun Mehmet’in kömürü bulmasından dolayı Zonguldak il merkezinde 8. Kasım 1932’de adına bir anıt dikilmiş, içerisinde bulunduğu parka ve önünden geçen caddeye Uzun Mehmet ismi verilmiştir. Uzun Mehmet’in bir de heykeli yapılmıştır. Bu heykelde Uzun Mehmet ayakta, bir elinde kömür, diğer elinde de kazma ile tasvir edilmiştir. Bunun yanı sıra Zonguldak’taki iki büyük kömür işletmesine de Uzun Mehmet I ve Uzun Mehmet II isimleri verilmiştir. Bu yüzden de 8 Kasım günü, kömür ile özdeşleştiğinden ötürü Zonguldak’ta her yıl bayram olarak kutlanmaktadır.


Kaynak
LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
15 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.