Tekil Mesaj gösterimi
Eski 29.02.12, 15:36   #1
LaLe
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2490
Mesajlar: 21,832
Ettiği Teşekkür: 88528
Aldığı Teşekkür: 127782
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Bir Çocuk Savaşına Atatürk Nasıl İştirak Etmişti?



Ankara Palas’ta verilen bir çocuk balosunda çok sevdiği Türk çocukları arasında.

Atatürk’ün solundaki çocuk Ömer İnönü’dür... (23 Nisan 1929)



Bir Çocuk Savaşına Atatürk Nasıl İştirak Etmişti?

1937 yılıydı. Her sene olduğu gibi bu sene de Anadolu Kulübünde balo vardı.

Kulüpte oturan ailelerin çocukları da baloya katılırlar, onlar da kendilerine göre; eğlence bulurlar, balonun küçük fareleri gibi ayakaltında dolaşırlar. Bu çocukların biri anlattı:

6–7 çocuk vardır. Bir garson bize doğru eğilerek Atatürk’ün masasını işaret etti. Ve bizi çağırdığını söyledi. İlk sözü:

-“Merhaba çocuklar” oldu.

Elini öpmek istedik, O razı olmadı. Aramızdan seçtiği 6 kişiyi üçer üçer ayırdıktan sonra hepimizi sıraya dizdi. (Ben daha pek küçük olduğum için bu gruba dâhil değildim.)

Boş masalardan ikisini devirip siper yaptırdı. Seçtiği grupları karşılıklı siperlerde harp ettirmeye başladı. Cephane olarak bizim topladığımız ve ayrıca garsonlara toplattırdığı gazoz kapakları kullanılıyordu.

Başlarda kendisi seyirci kalmıştı. Fakat o da sonraları zayıf bulunan ağabeyimin tarafına geçti. Ve elindeki kapakları karşıdakilerin üzerlerine yağdırmaya başladı. Her iki tarafın da cephanesi bitmişti. Artık muharebe bir güreş halini almıştı. O da ortadan çekilmiş, işi çocuklara bırakmıştı. Onlara cesaret veriyordu. Bu sırada ağabeyim de karşı taraftan biri ile güreşmekte idi. Ben, bu zamana kadar seyirci kalmıştım. Fakat ağabeyimin üzerine çocuğun atılmasına dayanamayarak olanca kuvvetimle onun üzerine çullandım. O neye uğradığını şaşırmış, sırtüstü yere yıkılmıştı.

Tam o esnada Atatürk:

-“Durdurun” dedi. Beni yanına çağırtarak:
-“Oğlum senin ismin ne?” Diye sordu. Ben biraz korkarak, biraz da heyecana kapılarak cevap verdim:
-“Yaman.”

O zaman O; sesini biraz yükselterek ve sırtımı okşayarak ebediyen hafızamdan silinmeyecek olan şu sözleri söyledi:

-“Varol Türk çocuğu sen hem Yaman, hem de bir kahramansın Varol.”1

1 Niyazi Ahmet Banoğlu, Nükte ve Fıkralarla Atatürk, İstanbul 1978, s. 347–348.


Kaynak: Atatürk’ten Gençliğe Unutulmaz Anılar, Ahmet Gürel, Mayıs 2009


LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
13 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.