Tekil Mesaj gösterimi
Eski 05.03.12, 22:47   #1
LaLe
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2490
Mesajlar: 21,832
Ettiği Teşekkür: 88528
Aldığı Teşekkür: 127782
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Mankurt | Mankurtlaştırılmış Köleler


(Temsili resim)



Mankurt | Mankurtlaştırma


Mankurt, Altay ve Kırgız efsanelerinde adı geçen şuuru olmayan, bilinçsiz, hayvani iç güdüleriyle hareket eden köledir. Efsaneye göre Avar (Juan Juanlar) adındaki topluluk bozkırı, Sarı Özek’i işgal ettiklerinde kendilerine köle ararlar. Yerleşim yerlerini yakarlar, yıkarlar ve yağmalarlar. İnsanları esir alır, özellikle genç ve güçlü olanları mankurtlaştırma adındaki işkenceye maruz bırakırlardı veya komşu kavimlere köle olarak satarlardı. Bazen köle olarak satılan,daha güçsüz ve daha yaşlı kişiler bir şekilde kaçıp kendi ülkelerine dönüp Juan Juanların yaptıkları bu korkunç işkenceyi anlatılardı. Köle olarak başka kavimlere satılanlar, mankurtlaştırılanlardan daha şanslı sayılırlarmış.

Mankurtlaştırılacak esirin kafası traşlanır, saç kökleri tek tek yolunur ve yeni kesilmiş devenin boyun derisi kanlı ve taze halde esirin kafa derisine sıkıca sarılırdı. Kafalarını yere sürtmemeleri içinde boyunlarına kalıp takılırdı. Dışarı uzayamayan saçlar kafatasının içine doğru uzardı. Acı çeken esirleri duymamak için kimsenin olmadığı, uzak bir yere götürülürlerdi. Burada esirlerin kafalarındaki deri kızgın güneşten kurur, büzüşür ve sağ kalanları mankurt denilen, sadece karın doyurma güdüsü olan, geçmişini, adını, ailesini bilmeyen bir köle haline dönüştürürdü. Genelde çok az kişi sağ kalırdı. Diğerleri kafatasını sıkan derinin verdiği acıya dayanamaz ölürlerdi.





Mankurt olması istenen kişi, kafasına geçirilen deri kuruyana kadar aç ve susuz bırakılırdı. Mankurt olmadan ailesinin kaçırıp, kafasındaki deriyi kazıması ihtimaline karşı da etrafta gözcüler olurdu. Bozkır etrafı açık bir yer olduğu için de kimse gizlice yaklaşamazdı. Juan Juanların eline düşen mankurt yapılmış kişinin peşine düşülmezdi. Onu geri almak için uğraşılmazdı. Çünkü mankurt yapılmış kişi un çuvalından farksızdı. Bir ölüydü.

Mankurt yapılmak istenen kişiler 5. gün kontrol edilirdi. Sağ kalanlara yemek ve su verilir itaat etmesi sağlanırdı. Zamanla gücünü toplayan mankurt,on tane köle değerinde görülürdü. Yaz, kış, soğuk, sıcak demeden efendisinin dediği her şeyi yapar, asla şikayet etmez, düşünmezdi. Yanına yemeği ve suyu verilir en ağır şartlarda çalıştırılabilirdi. Mankurtlar asla isyan etmezlerdi. Efendisine bir köpek kadar bağlıydı. İnsan olduğunun farkında değildi. Kırgız yazar Cengiz Aytmatov ‘’ Gün Olur Asra Bedel ’’ aslı eserinde mankurt efsanesini anlatmıştır.


Tarih&Sanat

LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
12 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.