Tekil Mesaj gösterimi
Eski 08.03.12, 21:52   #9
Canan
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 5418
Mesajlar: 24,445
Ettiği Teşekkür: 97377
Aldığı Teşekkür: 135790
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Mezarlıklar - Mezar Taşları ve Edebiyatçıların Mezarları

Fakir Baykurt
(15 Haziran 1929 - 11 Ekim 1999)




Asıl adı Tahir olan köy edebiyatının önde gelen yazarlarından Fakir Baykurt, Burdur Akçaköy'de doğdu. 1948'de Gönen Köy Enstitüsü'nü bitirdikten sonra köy öğretmenliği yaptı.

1955'te Gazi Eğitim Enstitüsü'nü bitirdi. Sivas, Hafik ve Şavşat'ta Türkçe öğretmeni olarak çalıştı. Demokrat Parti döneminde öğretmenlikten alınarak pasif bir göreve getirildi. 1958'de Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan ilk romanı Yılanların Öcü hakkında kovuşturma açıldı. 1960 askeri darbesinden sonra ilköğretim müfettişliğine getirildi.
1962-63 yıllarında ABD Bloomington Indiana Üniversitesi'nde ders araçları konusunda uzmanlık eğitimi gördü. Türkiye Öğretmenler Sendikası'nın kuruluş çalışmalarına katıldı ve başkanlığını yürüttü. Türkiye Öğretmenler Dernekleri Milli Federasyonu genel başkanlığına seçildi.

1971'deki askeri müdahaleden sonra uzun süre tutuklu kaldı. Milli Folklor Enstitüsü uzmanlığı, ODTÜ halkla ilişkiler ve yayın müdürlüğü, Kültür Bakanlığı danışmanlığı görevlerinde bulundu. 1979'da Duisburg'a gönderilerek Yabancı Çocuk ve Gençlerin Teşviki ve Bölgesel Çalışma Kurumu'nda eğitim uzmanı olarak çalıştı.

Afşın'a Ağıt
, Aşkınla, Ay Yüzlü Güzel Konçuy, Ayrılık, Bahtiyarlık, Davetiye, Dosta Sesleniş, Dün Gece, Eski Bir Sonbahar, Gel Buyruğu, Geri Dönen Mektup, Hâtıralar,Kader, Kağanlığa Doğru, Kahramanların Ölümü, Kahramanlık, Karanlık, Kardeş Kahraman Macarlar, Korku, Koşmalar-Ağıt, Koşmalar-Sesleniş, Kömen, Mutlak Seveceksin, Özleyiş, Sarı Zeybek, Selam, Sona Doğru, Topal Asker, Toprak – Mazi, Türk Gençliğine, Türk Kızı,
Türkçülük Bayrağı, Türkistan İhtilalcilerinin Türküsü, Türklerin Türküsü, Unutma, Varsağı,Yakarış I, Yakarış II, Yalnızlık, Yarının Türküsü, Yaşayan Türkçülere Ağıt, Yolların Sonu isimli şiir kitapları vardır.

Yılanların Öcü, Irazcanın Dirliği, Onuncu Köy, Amerikan Sargısı, Tırpan, Köygöçüren, Keklik, Kara Ahmet Destanı, Yayla, Yüksek Fırınlar, Koca Ren, Yarım Ekmek, Kaplumbağalar isimli romanları; Çilli, Efendilik Savaşı, Karın Ağrısı , Cüce Muhammet, Anadolu Garajı, On Binlerce Kağnı, Can Parası, İçerdeki Oğul, Sınırdaki Ölü, Gece Vardiyası, Barış Çöreği, Duirsbug Treni, Bizim İnce Kızlar, Dikenli Tel isimli hikaye kitapları vardır.

Efkar Tepesi, Şamaroğlanları, Kerem ile Aslı, Kale Kale, Kaplumbağalar isimli toplum ve eğitimle ilgili Topal Arkadaş, Yandım Ali, Sakarca, Sarı Köpek, Dünya Güzeli, Saka Kuşları isimli çocuk kitapları vardır.

1996'da emekli oldu. 11 Ekim 1999'da Almanya'nın Essen kentinde öldü. Cenazesi, 1977'den beri yaşadığı Duisburg'da düzenlenen bir törenden sonra İstanbul'a getirilerek Zincirlikuyu Mezarlığı'nda 31. adada toprağa verildi.


Zincirlikuyu Mezarlığı



Rıfat Ilgaz
(1911 - 7 Temmuz 1993)




Rıfat Ilgaz, 1911 yılında Kastamonu Cide'de doğdu. Yatılı olarak Kastamonu Muallim Mektebi’nde öğrenim gördü. 1930 yılında mezun oldu. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü'nü 1938'de bitirdi.

Adapazarı Ortaokulu Türkçe öğretmenliğine atandı. 1939’da İstanbul Karagümrük Ortaokulu’nda Türkçe öğretmenliğine başlayan Ilgaz’ın, yazı ve şiirleri dergilerde yayınlanmağa başladı.

Ekim 1938, tüberkülozunun ilerlemesi üzerine İstanbul’ a gitti. Yakacık Sanatoryumu’na yattı. 1940’ta Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümünde okumaya başladı. Burada Hasan Tanrıkut, Salah Birsel ve Sabahattin Kudret Aksal ile tanıştı. 1943’te ilk kitabı Yarenlik’i Sebat Matbaası’nda çalışan dizgici Avadis Aleksanyan’ın yardımıyla kendisi bastırdı.

Şiirleri olağanüstü bir ilgi gördü. Ocak 1944'de "Sınıf" adlı şiir kitabı çıktı. Sıkıyönetim kararı ile toplatıldı. 1946 Aziz Nesin’le birlikte Marko Paşa isimli mizah gazetesi çıkardı. Eylül 1948 Yaşadıkça isimli şiir kitabı Bakanlar Kurulu kararıyla toplatıldı.

1950'li yıllarda gazetecilik yapmaya başladı. Ocak 1953'te Devam adlı şiir kitabını çıkardı ve bu kitap da toplatıldı.

Yarenlik, Sınıf, Üsküdar’da Sabah Oldu, Soluk Soluğa isimli şiir kitapları; Hababam Sınıfı, Pijamalılar, Karadeniz’in Kıyıcığında, Halime Kaptan, Meşrutiyet Kırathanesi, Karartma Geceleri, Sarı Yazma, Yıldız Karayel, Apartıman Çocukları, Hoca Nasrettin ve Çömezleri, Hababam Sınıfı İcraatın İçinde isimli romanları; Radarın Anahtarı, Don Kişot İstanbul'da, Kesmeli Bunları, Nerde O Eski Usturalar, Saksağanın Kuyruğu, Şevket Ustanın Kedisi,Garibin Horozu, Altın Ekicisi, Palavra, Tuh Sana, Çatal Matal Kaç Çatal, Bunadı Bu Adam, Keş, Al Atını, Hababam Sınıfı Uyanıyor, Hababam Sınıfı Baskında, Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı, Rüşvetin Alamancası, Sosyal Kadınlar Partisi, Çalış Osman Çiftlik Senin, Şeker Kutusu isimli hikaye kitapları vardır.

1961 Anayasası yürürlüğe girdikten sonra kendi adıyla yazı ve şiir yayınlama özgürlüğüne kavuşan Rıfat Ilgaz, 1970'te Basın Şeref Kartı'nı aldı. 1974'te emekli oldu. Cide'ye yerleşti.

Rıfat Ilgaz, 12 Eylül 1980 döneminde gözaltına alındı. Bir aydan fazla gözaltında kaldı. 31 Mayıs 1981 gözaltında Kastamonu'ya getirildi ve sorgulandı. Muayene edildi, hasta teşhisi kondu. Daday Ballıdağ Göğüs Hastalıkları Sanatoryumu'na yatırıldı. 29 Haziran 1981 gözaltı kaldırıldı. 2 Ağustos 1981 Ballıdağ Sanatoryumu'ndan çıktı. 1993'e kadar İstanbul'da yaşadı.

7 Temmuz 1993 sabah saat 05.00'da 83 yıllık yüreği durdu. Kızı Yıldız tarafından Haydarpaşa Hastanesi morguna kaldırıldı. Akciğer embolisinden öldüğü açıklandı. 8 Temmuz 1993 günü Zincirlikuyu Mezarlığı’nda A adasında toprağa verildi.

Zincirlikuyu Mezarlığı




Orhan Kemal
(15 Eylül 1914 - 2 Haziran 1970)


Asıl adı Mehmet Raşit Öğütçü olan Orhan Kemal, 15 Eylül 1914’te Adana’nın Ceyhan ilçesinde doğdu. Babası, 1920-1923 döneminde birinci TBMM’de milletvekilliği, 3 Mayıs 1920’de Vekiller Heyeti’nde Adliye Bakanlığı yapan ve 26 Eylül 1930’da Adana’da Ahali Cumhuriyet Fırkası’nı kuran Abdülkadir Kemali Bey’dir.

Babası siyasal nedenlerle 1931'de Suriye'ye kaçınca, orta öğrenimini yarıda bıraktı ve Suriye'ye giderek bulaşıkçılık ve matbaa işçiliği yaptı. Bir yıl sonra tek başına Türkiye'ye dönerek Adana'da çırçır fabrikalarında işçilik ve katiplik yaptı.
Nisan 1938’de kızı Yıldız doğdu. Aynı günlerde Niğde’de askerlik görevine başladı. Burada, “yabancı rejimler lehine propaganda ve isyana muharrik” suçundan yargılanarak, 27 Ocak 1939’da beş yıla hüküm giydi Kayseri, Adana ve Bursa cezaevlerinde yattı. 1940 yılı kışında Bursa Cezaevi’nde Nazım Hikmet’le tanıştı.İlk öykülerini Orhan Raşit takma adıyla yayımladı. İlk kez 1943'te İkdam Gazetesi'nde "Asma Çubuğu" öyküsünde "Orhan Kemal" adını kullandı.

17 Nisan 1950’de ailece İstanbul’a yerleşti. Geçimini yazarlıkla sağladı. 7 Mart 1966’da bir ihbar üzerine iki arkadaşıyla birlikte tutuklandı. “Hücre çalışması ve komünizm propagandası’ yaptıkları gerekçesiyle tevkif edilerek Sultanahmet Cezaevi’ne gönderildi. Bilirkişice verilen; “suç teşkil eden bir cihet bulunmadığı hususundaki rapor üzerine 13 Nisan 1966’de serbest bırakıldı. 17 Temmuz 1968’de bu davadan beraat etti.

Bulgar Yazarlar Birliği’nin çağrısı üzerine gittiği Sofya’da rahatsızlanır, tedavi edilmekte olduğu hastanede 2 Haziran 1970 tarihinde saat 21.15’te beyin kanamasından ölür. 5 Haziran 1970 tarihli Bulgar gazeteleri ölümü dünyaya duyurur. 5 Haziran Cuma günü Bulgar Yazarlar Birliği’nde eşi Nuriye Öğütçü, şair arkadaşı Necati Cumalı ve yayımcısı Oğuz Akkan’ın da katıldığı tören yapılır.

Cenaze daha sonra İstanbul'a getirilir. Şişli Camii’nde kılınan cenaze namazından sonra Zincirlikuyu Mezarlığı’nda, D adasında toprağa verilir.


Zincirlikuyu Mezarlığı




Faruk Nafiz Çamlıbel

(18 Mayıs 1898 - 8 Kasım 1973)





Han Duvarları, Çoban Çeşmesi şiirleriyle tanınan Faruk Nafiz Çamlıbel, Orman ve Maadin Nezareti memuru Süleyman Nazif'in oğlu olarak İstanbul’da doğdu.
İlk ve orta öğretimini Bakırköy Rüştiyesi ile Hadika-i Meşveret İdadisi'nde tamamladı. Yüksek öğrenimine İstanbul Darülfünun'u Tıp Fakültesi’nde devam ederken, 1917 yılında aldığı bir teklif üzerine eğitimini yarıda keserek, Ati gazetesinin yazı işleri bölümünde çalışmaya başladı.

1924’te Ankara Erkek Muallim Mektebi, 1925’te Ankara Kız Lisesi edebiyat muallimi olmuş, ayrıca Ankara Lisesi'nde edebiyat okutmuştur. 1932 de İstanbul'da Kabataş Lisesi edebiyat muallimliğine nakledilen şâir, Cenap Şahabettin ve Yahya Kemal Beyatlı'dan çeşitliokullarda edebiyat öğretmenliği yapmıştır.

Servet-i Fünun akımından oldukça fazla etkilenen Çamlıbel, ilk şiirlerini aruz vezniyle kaleme aldı. Milli Mücadele döneminin aydınlara verdiği yenilikçi ilhamdan yola çıkarak, Türkçenin yalınlaşması, yabancı kelimelerden ve kalıplardan uzaklaşılması düşüncesini benimseyerek hece vezniyle yazmaya başladı.

Enis Behiç Koryürek, Halit Fahri Ozansoy, Yusuf Ziya Ortaç ve Orhan Seyfi Orhon gibi Yeni Lisan'cılarla birlikte, Türk edebiyat tarihinde "Beş Hececiler" adıyla anılır oldu.
1918 yılında yayımlanan, "Şarkın Sultanları" adlı ilk şiir kitabıyla tanındı. Şarkın Sultanları, Gönülden Gönüle, Dinle Neyden, Çoban Çeşmesi, Suda Halkalar, Bir Ömür Böyle Geçti, Elimle Seçtiklerim, Akarsu, Tatlı Sert, Akıncı Türküleri, Heyecan ve Sükun, Zindan Duvarları, Han Duvarları isimli şiir kitapları, Canavar, Akın, Özyurt, Kahraman, Yayla Kartalı, İlk Göz Ağrısı Ok isimli tiyatro eserleri; Yıldız Yağmuru, Ayşe'nin Doktoru isimli romanları vardır.

Faruk Nafiz, 1946’da Demokrat Parti'den, İstanbul Millet Vekili seçilmiş ve onun mebusluk hayâtı 27 Mayıs 1960 ihtilâline kadar devam etmiştir. Bu ihtilâlde, bütün millet vekili arkadaşlarıyla birlikte tevkif edilerek Yassıada'ya gönderilen şâir, Haziran 1960’dan Eylül 1961'e kadar burada kalmış ve meşhur Yassıada Mahkemesi sonunda suçsuz görülerek berâet etmiştir.

Sonrasında, Arnavutköy'deki evinde inzivaya çekilen şair, Yassıada'da geçirdiği zaman içerisinde yazdığı "Zindan Duvarları"nı 1967 yılında yayımlamıştır.


Beş Hececiler şairlerinden biri olan Faruk Nafiz Çamlıbel, ölen hanımının hatırasını yad etmek için çıktığı Akdeniz gezisi sırasında Samsun Gemisi’nde Kaş-Fethiye arasındayken geçirdiği kalp krizi sebebiyle 8 Kasım 1973’te öldü. Mezarı Zincirlikuyu Mezarlığı’nda 15. adadadır.






Zincirlikuyu Mezarlığı


__________________


Canan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
22 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.