Tekil Mesaj gösterimi
Eski 17.03.12, 17:57   #1
CeMKaN
«.. Sıla Yolcusu..»

CeMKaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Nov 2011
Konular: 945
Mesajlar: 8,719
Ettiği Teşekkür: 80053
Aldığı Teşekkür: 37301
Rep Derecesi : CeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Bitkin
Standart Emine Akçay'ın Mahallesini Bileniniz Var mı?



Nereden bileceksiniz... Ne güzel de sterilize ettiniz hayatlarınızı; güvenlikli, kalın duvarlar ardında... 'Suskunlar' yaşar o mahallede... Siz Emine'nin neden sustuğunu nereden bileceksiniz...



Neden mi böyle bir giriş yaptık.... Neden mi bu kadar soyut cümleleri art arda dizdik... Çünkü demeden; "Yoksulluk ve açlığın intihara sürüklediği Emine'nin ardından döktüğümüz timsah gözyaşları vicdanımızı temizler mi?" diye sorup devam edelim...


Adana'da yoksulluğun pençesine fazla dayanamayıp, iki çocuğunu yan odada hayata terk ederek kendini asan Emine'nin dramını konuşuyor Türkiye... Vatan gazetesinden Mine Şenocaklı'nın ifadesi ile; "Emine'nin dramı önce oturduğu mahalleye, sonra tüm Türkiye'ye yayıldı dalga dalga."

Herkes Emine Akçay'ın işsiz kocasının Bulgar çetesine kaptırdığı parayı konuyu magazinleştirerek bir o tarafa bir bu tarafa sündürürken, Emine'nin yaşadığı mahalleye giden Şen Ocaklı'nın yaptığı tespitin altını bir kez daha çizmek gerekiyor.

"Sözün özü, Emine'nin intiharının ardından bir vicdan azabı kaplamış Aydınlar Mahallesi'ni... 'Nasıl farkedemedik derdini..." diyor, kendilerini sorumlu tutuyor komşuları. Nasıl farkedecekler ki, yoksulluk diz boyu bu mahalledeki her hanede... Herkes kendi derdine düşmüş... Geçmişte kalmış 'Sen tokken komşun aç yatmayacak' emri... Burada herkes aç yatıyor zira!.."

Neden mi orada herkes aç yatıyor? Şenocaklı'nın bu tespitinin haklılık payı çok yüksek, ancak bu noktaya nasıl geldiğimizi de irdelemekte fayda var....

1) Önce komşuluğu, ardından mahalleleri öldürdük...

2) Eline üç kuruş geçen kendini kalın duvarların ardındaki sitelere kapattı... Bir güzel sterilize ettik hayatlarımızı... Bırakın mahalleyi, sitemizdeki komşulardan biri ölse; 6 ay sonra haberimiz oluyor artık...

3) Yoksulun yüzünü bile görmüyoruz.... Ya otomobillerimizden inmiyoruz, ya da servislerle işlerimize taşınıyoruz.... İşine git gel... Haftasonu vur patlasın çal oynasın... Otomatik olarak yoksulun yüzünü görmeyince, vicdanda da problem oluşmuyor...

4) Sonuç; zengin zengini ağırlıyor sofrasında, (Ramazan iftarları buna en güzel örnek) yoksulumuz yokluktan birbirini bile görecek durumda değil...

Kısacası Emineler'den kaçtık, Emineler'den koruduk (!) kendimizi... Şimdi tv ekranlarından, gazete sayfalarından timsah gözyaşları döküyoruz....

Üç reyting... Beş kuruş traj... O kadar alıştık ki herşeyin magazinini yapmaya... Sanat fotoğrafları yaratıyoruz, gökdelenin dibindeki gecekondulardan... İçine bakanımız yok.... Aç mıdır, tok mudur?

Ansızın yanıbaşımızda ölüverince içlerinden biri... En büyük tespitimizi yapıveriyoruz hemen; "İnsanlık ölmüş abi"... İnsan (!) da sensin ölen de... İnsanlık; çoktan öldürdüğün vicdanın...

Zannetmeyin ki; Emine'nin ardından döktüğümüz timsah göz yaşları rahatlatır vicdanımızı... Zannetmeyin ki; sormazlar bir gün vurdumduymazlığımızın hesabını...


Kaynak: İsmail Gıyasoğlu/Haber365Analiz
CeMKaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
13 Üyemiz CeMKaN'in Mesajına Teşekkür Etti.