Tekil Mesaj gösterimi
Eski 23.04.12, 11:22   #1
Mediter
Uzman Üye

Mediter - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Apr 2012
Konular: 295
Mesajlar: 2,410
Ettiği Teşekkür: 34734
Aldığı Teşekkür: 14818
Rep Derecesi : Mediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Kim Sevilmek İstemez ki?

Yaşı ve cinsiyeti ne olursa olsun her birey, sevilmek ve ilgi odağı (popüler) olmak ister.
Küçük bir bebeğin ağlaması, yaramazlıklar yapması, yeri geldiğince hırçınlaşması; sevilme ve ilgi odağı olma isteğinden kaynaklanır. (Eğer normal bir aileyse) Küçük çocuğun bu, sevilme ve ilgi odağı olma (popülarite) isteği anne baba tarafından fazlasıyla karşılanır.
Çocuklar (sevilme ve ilgi odağı olma, popülarite) sorunlarıyla ilköğretim ve lise yıllarında karşılaşır. Çünkü, evlerindeki popüler ortamından alınarak okullarda bir araya toplanan çok sayıda ki çocuk, aile içindeki popülaritesinin burada geçerli olmadığını henüz daha anasınıfı veya birinci sınıftayken öğrenir, anlar ki, burası farklı bir çevre, buradaki bireylere de (arkadaşlar, öğretmenler) kendisini kabul ettirmesi, sevdirmesi gerek. Bu sevgiye, ilgiye (popülerliğe) ulaşabilmek için de (bilinçsizce) bir yol arar.

(Benim kişisel gözlemime göre) Okullarda şu öğrenciler popülerliğe kolaylıkla ulaşmaktadır:

1- Derslerinde başarılı (zeki) öğrenciler.
2- Herhangi bir spor dalında başarılı öğrenciler.
3- Fiziksel olarak güzel, yakışıklı öğrenciler.
4- Yukarıdaki 3 gruba da girmemiş olsa dahi, arkadaşları için kendi çıkarlarından ve kişiliğinden fedakarlıklar yapabilen , yardımsever kişiler de aradıkları,sevgi ve ilgi odağı olma isteklerine kavuşabilmektedirler.

Yukarıda saydığım 4 ana gruba giremeyen,girebilmek için gerekli yeteneği veya çabası olmayan öğrencilerse, istenmeyen davranış bozuklukları geliştirmektedirler.

Popülerlik arayışından kaynaklanan bu davranış bozukluklarını da 4 başlığa ayırıyorum:

1-Şarlatanlar;
Arkadaşları ve öğretmenlerine türlü şaklabanlıklar yaparak dikkatleri üzerlerine çekmeye (popüler olmaya, sevilmeye) çalışırlar.
(Yerlere yatıp yuvarlanabilirler, çeşitli hayvan taklitleri yapabilirler, sulu şakalar yaparlar, olmayacak şeyleri yiyip, içebilirler vb.) ciddiyetten uzaktırlar. Diğer öğrenciler onunla ilgilenir gibi görünse de bu gerçek sevgi, popülerlik değildir. Çünkü onu ciddiye almazlar.

2-Aptal Kahramanlar:
Diğer arkadaşlarının yapmaya çekindikleri tehlikeli veya çirkin davranışları korkusuzmuş gibi yaparlar.
(Direklere tırmanabilirler, basket potasından sarkabilirler, ince bir duvar üzerinde yürüyebilirler, öğretmenlere saygısızlık yapıp ,karşı çıkabilir ve onlarla tartışabilirler vb.) Oysa bu davranışları yaparken onlarda korkmaktadır ama diğer öğrencilerin ( bu salak ne yapıyor? diye) onları izlemesi, popüler oldum inancı yaratmaktadır.Oysa diğer öğrenciler, başlarını belaya sokabilecek bu tür öğrencilerle aralarına bir mesafe koyarlar.

3-Sahte Kabadayılar;
Bu grupta yer alan öğrencilerde mafyavari korku salarak popüler olma arayışına girerler.
Bu davranış da, korkuya dayalı bir popülerliktir ki, sevgiye değil korkuya dayandığı için çoğunluk bu tür öğrencilerden nefret eder.

4-Hayal Satıcıları;
Bu grupta yer alan öğrenciler (özellikle kız öğrenciler) ;Aile sırlarını anlatarak veya (Hayal satıcığı ismini verdiğim) Doğaüstü olayları ve varlıkları görmüş veya yaşamış gibi hikayeleştirerek, bir süre diğer öğrencilerin ilgisini üzerine toplamayı başarsalar bile bir süre sonra inandırıcılığını kaybettikleri için bu yoldan vazgeçerler.

Okul yaşamında elde edilen veya edilemeyen popülerlik, okul sonrasında sosyal yaşamda da aynen devam eder, okul yaşamında popüler olan öğrencilerin (hemen hemen) tamamı yaşamı boyunca da popülerdir.


Davranış bozukluğu olarak saydığım grupta yer alan bireyler toplum içinde sürekli dışlanmaları sonucunda ya;
4. Maddede saydığım (arkadaş canlısı, fedakar, yardımsever) davranışa yönelerek popülerlik kazanmakta, veya yasa dışı yollara saparak hayatları kararmaktadır.

Her öğrencinin geçeceği bir sevgi odağı olma isteği (popülerlik) sınavıdır bu ,

Her eğitimci öğrencilerde gözlediği, sözünü ettiğim davranış bozukluklarının temel nedenini bilmeli, öğrencilere elinden geldiğince hoş görü ile yaklaşmalı, bu tür öğrenciler ile tüm öğrenciler önünde tartışmamalı, (gurur savaşı yaparak) üstünlüğünü kendine, davranış bozukluğu olan öğrenciye veya tüm öğrencilere kanıtlamak yoluna gitmemelidir.
Yanlış davranışlar gözlenen öğrencilerle birebir görüşülmeli, davranışının kendisini (öğretmeni) zor duruma soktuğunu, tüm öğrencilerin gözünde itibarsızlaştırdığını ama öğrenciyi sevdiği ve anladığı için tüm öğrenciler önünde kırmak istemediğini, kendisi kırılsa bile öğrenciyi kırmaktan kaçındığını hissettirmelidir. Öğrencinin yanlış davranışını, ailesine yansıtmak istemediğini ve yansıtmayacağını söylemeli, aslında ondan çekindiği için değil, sevdiği için sessiz kaldığını öğrencinin anlamasını sağlamalıdır.
Ne yazık ki, eğitimcilerimizden bir çoğu kolay yolu seçerek öğrenci ile (tüm öğrenciler önünde tartışmakta) öğrenciden daha üstün olduğunu kanıtlama yoluna giderek (ya tüm öğrenciler içinde, sorunlu öğrencinin gururunu kırmakta veya öğrencinin ceza almasını sağlamaktadır.) öğrencinin tamamen kaybedilmesine yol açmaktadır.


Başarısız öğrencilerin çoğunlukta olması toplumun başarısızlığı ve suçlu artışı olarak bizlere dönecektir…

Mediter



__________________
Mediter isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz Mediter'in Mesajına Teşekkür Etti.