Tekil Mesaj gösterimi
Eski 02.06.12, 02:51   #12
Subutay
Eflamor

Subutay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 166
Mesajlar: 2,717
Ettiği Teşekkür: 30889
Aldığı Teşekkür: 14584
Rep Derecesi : Subutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzelSubutay gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Karabasan | Enis Batur

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Mediter Mesajı göster
Sayın Subutay,
(aslında Sayın sözcüğünü ve kullanmayı hiç sevmem, sayın sözcüğü resmi bir sözcüktür resmiyeti de sevmem, (senin resmiyet amacıyla aramıza bir mesafe koymak amacıyla bana sayın diye hitap ettiğini varsayarak) ben de Sayın diye hitap ediyorum.)

Senin itirazlarını anlamakta güçlük çekiyorum.
Sana bazı konulardaki fikirlerimi (iddiaları) açıklayabilmem için bazı konulardaki düşüncelerini bilmem gerek:

1-Türkiye’nin gidişini nasıl görüyorsun? Gelecek aydınlık mı?
2- Gelecek aydınlık diyorsan: Bu iktidarın yoluyla mı aydınlık olacak? Yoksa bu iktidardan kurtulunacak mı? Nasıl?

Kısacası, Türkiye dönülmez bir yol ayrımında mı, değil mi?
Saflaşmayı, mücadele etmemizi gerektirecek kadar bir tehlike yok mu?

Neyse ben kendi fikrimi söyleyeyim:
Ok yaydan çıkmıştır, Türkiye büyük bir hızla (durduracak güç kalmamıştır) Şeriat yönetimine doğru gitmektedir.
Şeriata, gidiş durmayacaktır, bu yolda (Erbakan’ın dediği gibi Kanlı mı olacak? Kansız mı?’’ bu konuda yani iç savaş çıkar mı çıkmaz mı konusunda bir fikrim yok ama, Dinci zihniyetin Şeriata ulaşıncaya kadar durmayacaklarına eminim.

Siz-biz diye bu ülke çoktan bölündü, sadece hiçbir şey yokmuş gibi yaşayan çağdaş yaşamlılar bunun farkında değil:
Dinci zihniyet, okullarını ayırdı, İş adamları derneklerini ayırdı, marketlerini ayırdı, hastanelerini ayırdı, mahkemeler bile sizli-bizli kişiye göre farklı kararlar vermeye başladı.
Çağdaş yaşamlıların çoğunluğu hala bunun farkında değil.

Birkaç çapulcu PKK bu ülkeyi bölemez, hadi böldü diyelim, sadece güneydoğuyu böler ama, bu laiklik karşıtı gidiş tüm Türkiye’yi, (araba camı) gibi bin bir parçaya bölecek.

Atatürk gibi, düşünen 10 milyon kişi, yaşam şeklimize, tercihlerimize sürekli yeni yasaklar, baskılar getiren, sadece bizim gibi düşündükleri için, ANAYASA MAHKEMESİ, YÖK, HSYK,DANIŞTAY, YARGITAY, gibi kurumları yerle bir eden, Yüzlerce subayımızı içeri atan, yine Milli eğitim bakanının kendi açıklaması ile sadece 2 yılda (2010-2011) yıllarında 7 bin 43 üniversite öğrencisi hakkında soruşturma açan, bunlardan 4 bin 602’sini okuldan uzaklaştıran, 55 ini ise okuldan atan Laiklik karşıtı bir zihniyetle bir arada yaşamak mümkün mü sanıyorsun?

Sen fark etmesen bile şimdiden okullar ve şehirler ayrılmaya başladı, dindar kesim her okulda, her şehirde, her mahallede yaşarken, Çağdaş Atatürkçü,laik kesim artık her okulda okuyamıyor, her şehirde yaşayamıyor.

Eğer benim söylediklerim gibi, Türkiye’nin bir yol ayırdımına geldiğini varsayarsak,
Herkes yaşam şeklini savunmalıdır.
Böylesine bir ayırım varken, tarafsızmış gibi kalmak, (haklının yanında yer almamak, haksızdan yana taraf tutmak demektir.) taraf tutmak demektir.

Bu bazı korkak, kendince uyanık işçi veya memurların, sendikaya üye olmayıp, korktuğu mücadeleye katılmayıp, diğer arkadaşlarının joplanmasına, işten atılmasına seyirci kalmasına ama mücadelede başarılı olurlarsa, kazanılan haklardan paylarını almalarına benzer ki, bu insanlıktan uzak bir davranıştır.

Evet arkadaşım, yaşadığı çağdaş yaşam tehlikedeyken, bu konuda mücadele edenlere katılmayıp izleyenlere, dilimin döndüğünce tehlikede olduklarını söylüyorum.
Onlardan bir kişiyi bile gaflet uykusundan uyandırabilirsem, onların siz-biz olarak bizleri ayırdığını ve tarafını seçmesini sağlayabilirsem ne mutlu.

Çünkü bu iktidar uyguladığı her çağdışı yasak veya baskıda onların bir kısmının desteğini alıyor.
Sigara yasağı diyor: Sözde çağdaşların bir kısmı destek.
İçki yasağı diyor: Sözde çağdaşların bir kısmı destek.
İnternet yasağı diyor: Sözde çağdaşların bir kısmı destek.
Kürtaj yasaklanıyor ; Sözde çağdaşların bir kısmı destek.
Sezaryen yasağı eli kulağında: Sözde çağdaşların bir kısmı destek.

Sözde çağdaş yaşıyorlar ama sıra benim zevklerime daha yasak gelmedi diye : Sözde çağdaşların bir kısmı destek.

Evet arkadaşım bence:
Günümüzde birey internete girebilecek kadar aklı, tahsili varsa taraftır, tarafını seçmek zorundadır.
İki taraf vardır. Tarafsızlar (Tayip Erdoğan’ın deyimi) bertaraf olacaktır.
Başbakan söylüyor, gazeteciler için söyleyince sadece gazetecileri mi kapsar sanıyorsunuz.

Evet arkadaşım,

Atatürk’ün Laik Cumhuriyeti ve özgürlüklerimiz elden giderken, bir taraftan Atatürk tarafından sağlanan Laiklik sayesinde , çağdaş yaşama, çağdaş giyinme özgürlüklerini kullanırken diğer taraftan bunların tek tek elimizden alınışına sessiz kalanları, bir elinde cımbız bir elinde ayna yaşayanları suçluyorum.


Sayın mediter;
Suçlu bulmak dünyadaki en kolay iştir. Hele ki suçu topluma mal etmek için bu kadar yazmanıza gerek yok, çok gördük okuduk iki cümleyle bütün halkına sövenleri.. Ben sizden beklerdim ki hani burada avazı çıktığınca savunan 3 – 5 kişi olarak Subutay ben seni suçluyorum demenizi ama maalesef bu kadar samimi değilsiniz. Siz sadece burada kendi yorumlarınızı dayandırdığınız temel ilkelere dayalı yazılarınızı temel göstererek nerdeyse kanun hükmünde kararname sayarak burada bana ve geri kalan üyelere toplumsal suçlama yaptınız.


Hayatım boyunca ideolojileri benimseyememe nedenim basmakalıplara dayanıyor olması kendi doğrularını bütün doğrulardan üstün görerek gelişime ve eleştiriye kapalı olmasıdır. kendi görüşlerinin üstünlüğünü kanıtlamak için merkez görüşlerinden uzaklaşarak giderek daha uç noktalara fanatikleşmeye giden görüşler aslında karşıt görüşler ile aynı yaptırımlara ve kurallara gelerek aralarındaki farkları kaybederler. Elbette ki bu noktada tarafsızlar sevilmez ve istenmezlerdir çünkü karşıt olabilmek ve bunu sürdürebilmek için karşıt görüşlerinden beslenmeye ihtiyaç duymaktadırlar.

Gerek çağdaş yaşam gerek ise Atatürk ilkeleri Türk milletine verilmiş bir hediyedir. Cumhuriyet resmileştirilirken devletin şekli, niteliği ve yükümlülükleri yasalaştırılarak sorumluluk devlete verilmiş. Millete de verilen emanete sahip çıkılması öğütlenmiştir. Hatta bu sahip çıkmayı kişiselleştirilmemesi ve her zaman bir adım ileriye taşınması istenmiştir. Türk milleti Cumhuriyeti, demokrasisi, kah darbelerle kah milletin verdiği oy ile başbakan seçilen Adnan Menderesin idamıyla kah deniz gezmişlerin idamıyla kah demokrasiye en çok sahiplenme adına darbeler gerçekleştiren TSK nın en üst düzeylerdeki komutanlarının bugün itibari ile terör suçlamalarıyla hapse atılmasına tanıklık etmiştir. Çok acı bir gerçek olsa da Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurum ve kuruluşları her türlü yolsuzluk, üsulsuzluk ve kanunsuzlukla Atatürk ilkelerinin hiç birine sahip çıkamamış, milletini sosyo ekonomik sınıflara bölen ekonomik yolsuzluklara ve krizlere sokmuştur.


Bununla da kalmamıştır milletin çektiği, Sağ – Sol, Alevi – Sunni, Türk – Kürt ve Laik – Dinci olarak hep bölünmüş ve millet siyasi otoritelerin çıkarları uğruna birbirine girmesi sağlanmıştır. Bu bölümlemelerde o kadar başarılı bir şekilde yapılmıştır ki her gün aynı iş yerinde çalışan, aynı okulları okuyan aynı kasaba ve şehirde yaşayan aynı fırından ekmek alan insanların bölünlenmelerine göre dağılım yapılmıştır. Oda yetmemiştir, edebiyatçılar, sanatçılar bile bu bölünlenmede taraf olmuş ve topluma yıllarca mal edilmiştir. Peki ya millet sahip olamadığı Cumhuriyet, Demokrasi, sosyal hukuk karşısında ne yapmıştır? Binlerce evladını şehit vermiş gene de vatan sağolsun demiştir. Millet oy verdiği başbakan asılmasına rağmen gene oy vermiştir gene de verecektir. Açlık sınırının altında asgari ücrete tabi edilmiş ama gene de insanca yaşamaya çalışmıştır. Türk milleti Ulu önderimizin tanımladığı gibi Yüce Türk Milletidir. Bu konuda gerek basın yayını gerek milletin dini ve milli duygularını kullananlar var iken Türk milleti Cumhuriyet ve demokrasiye çok başarılı bir şekilde sahip çıkmıştır.


Yazılarınızda örnek gösterdiğiniz Avrupa milletleri 89 yılda bu kadar yol kat edememiştir. Onlar kilisenin iktidarına asırlar sonra baş kaldırmış ve bu süreç yaklaşık 200 yıl sürmüş hatta bunun Avrupa nın geneline yayılması 4 asırdan fazla sürmüştür. Ya Türk milleti ? Cumhuriyet ile yönetildiği 89 yıl boyunca kendi içinde feodal toprak ağaları hala hüküm sürmekte iken, eğitimde sağlıkta bırakın eşitliği daha her yere ulaşamamışken bu noktalara gelmiş sizin deyiminiz ile kendinizi de içine kattığınız 10 000 000 Atatürk ilkelerine sahip çıkan kişi oluşturmuştur. Ki bence bu sayı ve deyim çok talihsiz bir yorumdur. Bu millet ne çektiyse başına ne geldiyse kah demokrasinin arkasına sığınarak kah dinin arkasına sığınarak milleti soyup soğana çeviren siz biz diye ayıranlardan çekmiştir. Biraz vicdan sahibi olun siz bu milleti yargılarken çağdaşsınız derken bu ülkede 89 yıldan beri demokrasi sosyal hukuk, kaliteli bir eğitim sistemi olsaydı sizi bir nebze olsun anlayabilirdim.


Bakın sayın mediter Türk toplumunu çok kısa süre öncelere kadar kapalı bir kültüre sahip bir millet idi. Bu kapalılık evin içinde başlar ve namahreme kadar devam eder. Birçok Avrupa ülkesi teknolojiyi takip edebilirken 1990 lara kadar biz yıllarca geriden geliyorduk. Bir anda hayatımızda yatağımızın içine kadar girip şeffaflaştıran bir teknoloji, bir anda “alamanyalardan” gelenlerin anlattıklarından değil de, sinemalarda televizyonlarda gösterilen Avrupai yaşam, bir tarafta siyasal yolsuzluklar bir taraftan darbeler, değişen kılık kıyafetlerin toplumun sindirmesi (moda denen saçmalık) yeni müzik türleri ve Arapçadan Osmanlıncadan daha yeni yeni arınan Türkçe ye dahil olan “okey” ler… Ki bu açıklardan çok iyi faydalanan ülkelerde olmuştur. (kaybettiği Vietnam savaşını beyaz perdede kazanmıştır.) Toplum sahip olamadığı birçok kavrama ve değere ve kültüre sahipmiş gibi gösterip bunların üzerinden yargılanması gerçeküstü bir bakış açısıdır. Ki tarihin bizim için tekerrür etmemesini sağlayan bir detayda burada gizlidir. Bu büyüklükteki bir savaş ve toplumda uygulanan rejim değişikliğinde bugün ki siyasilerin hiç hesaba katamadığı noktada kültürel değişimlerin toplum hayatında siyasal ve sosyal kavramlarda değişiklik oluşturmasıdır.


Sayın Kongar çok güzel bir şekilde kültürel değişimleri açıklamıştır.

A + B = A ( A baskın kültürünün B kültürünü kendine benzetmesi)

A + B = AB ( iki kültürün temel özelliklerini kaybetmeden kaynaşarak bir kültür oluşturması)

A + B = C ( İki kültürün iç içe girerek temel özelliklerini kaybetmesi ve var olmayan bir kültür oluşması)

Bu değişimi her şekilde ele alabilirsiniz, ister siyasal ister geleneksel, ister sosyal ama bu değişim sürecinin halka kattığı ve halktan götürdükleri olduğunu inkar edemezsiniz. Bu toplum kültürel olarak değişim yaşamaktayken, dünyada demokrasi tarihi özgürlükler mücadelesindeki kapitalizme olan savaşını ekonomik olarak feraha kavuşturduğu milletler üzerinden durdurulmuşken (bizim o milletler iyi yönetiliyor dememiz sadece kendimizi kandırmak olur. Bunu Yunanistan da gördük ve görmeye devam ediyoruz.) biz bir devrimden sonraki en sıkıntılı süreç olan devrimi korumak ve geliştirmeyi bir kenara bırakarak şu an devrimin nedenleri tartışacak boyutlara geldik. Ama kısacık Cumhuriyet tarihinde bu kadar istikrarsız hükümet, Çok sert ve dokunulmazlığı olan asker, ve sürekli değişen dengelerden sonra şu an soru işaretlerinin netleşmediği noktalarda kutuplaştırılan milletin temkinli ve sabırlı yaklaşımı gayet doğal ve akıllıcadır.


sorularınızın cevapları ( vakit bulabilir isem konuyu daha da detaylandırmaya çalışacağım ama biraz zor gibi ) gelecek fakat yoğunluğumdan dolayı gecikiyor sözleriniz havada kalmasın diye yazımın tamamlanmış kısmını ekliyorum.
__________________
Asya boz kırlarında bir bebek dünyaya geldi. Bu bebeğe asya stepleri beşik oldu. Rüzgarlar şarkı söyledi ona. Yıldızlar yol gösterdi. Yağmurlar yıkadı. Bu bebek büyüdü ve ona Türkadını verdiler. Türk büyüdü kasırga oldu tayfun oldu. Türk budur. Türk tayfundur, kasırgadır, Boradır. | Mustafa Kemal Atatürk.






la şey e vaki ün mutlak bel küllün mümkin
nisi credideritis non intelligentis
Subutay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Subutay'in Mesajına Teşekkür Etti