Tekil Mesaj gösterimi
Eski 17.06.12, 21:34   #8
Haziran__
Tam Üye

Haziran__ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 17
Mesajlar: 260
Ettiği Teşekkür: 364
Aldığı Teşekkür: 1409
Rep Derecesi : Haziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmedeHaziran__ muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Kaygili
Haziran__ - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Cevap: Şanlıurfa Cezaevi'nde Kavga: 13 Ölü

Şanlıurfa Barosu cezaevinde yaşanan olayla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada yıllar içerisinde yapılan uyarılara rağmen şartların iyileştirilmediği vurgulandı. İşte o açıklama,

Şanlıurfa Baro Başkanı Av.İrfan Güven cezaevinde 13 kişinin öldüğü 5 kişinin yaralandığı olay sonrası bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada yetkililerin daha önce uyarıldığı dile getirildi. Önceki yıllarda yayımlanan basın bildirileri aynen hatırlatıldı. Koşulların yıllar içerisinde değişmediği aksine kötüleştiği vurgulandı. Avukat İrfan Güven açıklamasında, ‘Bilindiği üzere Şanlıurfa E Tipi Cezaevinde resmi açıklamalara göre tutuklular arasında çıkan kavga bazı duyumlara göre ise ağır koşullara isyan için yatakların ateşe verilmesi sonucu çıkan yangında çoğu 20-25 yaşlarında 13 kişi yaşamını yitirmiş 5 kişi ise yaralı olarak kurtulabilmiştir’ ifadelerini kullandı.

“Şanlıurfa cezaevinde işkence sayılabilecek insanlık dışı koşullar söz konusudur” diyen İrfan Güven ‘Ağır hizmet kusuru söz konusudur. Son yaşanan olayla ilgili detaylı açıklamayı ileride yapacağız. Ancak sıcağı sıcağına kamuoyuyla şunu paylaşmayı görev olarak kabul ediyoruz. Bu cezaevinde Şanlıurfa sıcağında hayvan bile yaşamaz’ söylemini dile getirdi.

Geçtiğimiz yıl yapılan açıklama metni dokulumadan tekrar yayımlandı ve şartların iyileşmediği vurgulandı. İrfan Güven, ‘1 yıl önce yapmış ve tehlikenin boyutlarına dikkat çekmiştik. Bugüne kadar önlem alınmadığı için, aynı açıklamayı hiç dokunmadan tekrar paylaşmak istiyoruz’ dedi.

İşte o açıklamadan bir kesit;
“İŞTE "CEZAEVİ DEĞİL..." BAŞLIKLI O BASIN AÇIKLAMASI:
…Adalet Bakanımız gelmişken neden Cezaevi sorunumuz da haledilmesin. Şanlıurfa’da gölgede 43-45 dereceleri bulan hava sıcaklığı cezaevinde kapalı ortamda 10 kişi yerine 30 kişinin oluşturduğu ısıyla ve klima kullanımının da yasak olması nedeniyle odalarda bunaltıcı bir ortam yaratıyor. Hukuksal bir nitelendirme yapılacak olursa bu İnsanlık dışı veya Onur Kırıcı bir durum.
Şanlıurfa Barosunun; Cezaevi, Çocuk Hakları, Kadın Hakları ve İnsan Hakları Komisyonları ile Cezaevi İzleme Kurulundaki Baromuz temsilcisinin yapmış olduğu görüşme ve tespitler Cumhuriyet Başsavcılığı ve Adalet Bakanlığına sunulmuştur. Yapılan tespitlerde sözleşme hükümlerinin ihlal edildiği görülmüştür. Buna göre;
1. Şanlıurfa E Tipi Kapalı Cezaevinin kapasitesinin konferans salonu gibi ortak alanlarının koğuş sistemi odalara çevrildiği,
2. Cezaevinin kapasitesinin 300 kişilik olduğu.
3. Cezaevinde kapasitesinin 3–4 katı oranda yaklaşık 1000 'i aşan insanın kaldığı, aşırı yoğunluğun dayanılmaz hal aldığı, izdihama neden olduğu,
4. 10 kişilik koğuşlarda 30 tutuklu ve mahkûmun kaldığı, yerlerde dahi yatacak bir alanın kalmadığı
5. Mahkûmların yerde yatmak için bile sıraya girdikleri,
6. Koğuşlarda 1 tuvaletin bulunduğu ve suyun günde 4 kez 1’er saat verildiği,
7. Her mahkûma sadece 2 dakika ihtiyaç süresi düştüğü,
8. Bunun sonucu olarak başta sağlık ve güvenlik olmak üzere birçok sorunun da yaşanmaya başladığı,
9. Cezaevinde tek aile hekimin bulunduğu, yoğunluk nedeniyle hekimlik hizmetinin yetersiz kaldığı,
10. Yakın tarihte çocuk koğuşlarından birinde kalan çocukların olumsuz koşullara tepki olarak 1 günlük açlık grevi yaptıkları,
11. Yoğunluk nedeniyle açık görüş sürelerinin 30 dakika, kapalı görüş sürelerinin 10 dakikaya düşürüldüğü bu sürelerin az olduğunun dile getirildiği,
12. Tutuklu ve hükümlülere yakınları tarafından elden getirilen kitapların kabul edilmediği, kargo yoluyla gönderilmesi halinde kabullerin yapıldığı bu durumun ise kargo masrafını karşılayamayan aileler için sıkıntı yarattığı ve hürriyetinden yoksun olanların kitap temininde engel teşkil ettiği, tutuklu ve mahkûmların yasal olmasına rağmen bazı gazeteleri almalarının idarece engellendiği,
13. Bazı mahkûmların eğitim öğretim, bilgisayar kursu gibi sosyal ve eğitici aktivitelerin artırılmasını talep ettikleri,
14. Merkezi sistem sınavlarına giren mahkûmların sınav harçlarını karşılamakta zorlandıkları, mahkûmların bu harçlardan muaf tutulmalarının talep edildiği,
15. Özellikle yoğun cezaevi potansiyeli dikkate alındığında görevli infaz koruma memurlarının yaptıkları iş göz önüne alınarak dinlendirilmeleri ve uzman desteği sağlanarak rahatlatıcı kurs ve seminerler almaları gerektiği tespit ve gözlenmiştir.
Tüm bu tespitler ışığında sorunun çözüme kavuşturulması için cehennemi sıcakların yaşandığı Şanlıurfa’da Sayın Adalet Bakanımızdan katlanılamaz koşullara acil çözüm bulmasını umuyoruz.
Pozantı cezaevinde yaşana olaylar sonrası dikkatleri Urfa Cezaevi’ne çektiklerini hatırlatan İrfan Güven, ‘açıklanan ve açıklama sonunda da Şanlıurfa cezaevindeki çocuk koğuşuna da dikkat çektiğimiz BAŞKA “POZANTI” OLMASIN… isimli bir başka açıklmamız ise şöyledir’ dedi.
O açıklamada ise şu ifadeler yer alıyordu;
“Şanlıurfa Barosu Çocuk Hakları Komisyonu olarak bizler, çocuklara yapılan psikolojik ve fiziksel işkenceyi, cinsel istismar uygulayan failleri ve buna çanak tutan cezaevi idarecilerini, yapılan şikâyetleri örtbas eden veya kayıtsız kalan kamu görevlilerini bir türlü algılayamayan izleme mekanizmalarının içinin bomboş olduğunu, sistemin "İZLİYOR-MUŞ" gibi yapmaktan başka bir anlam ifade etmediğini belirtmek istiyoruz. Öyle anlaşılıyor ki medyada yer almadıkça izlemeye takılmayan, algılama dışında kalabilen benzer başka kuytu kör noktalar da vardır. Devletin koruma alanında çocukların fiziksel ve cinsel istismara uğraması çok vahim ve utanç duyulacak bir durumdur. Bu nedenle öncelikle soruşturmanın selameti açısından sorumlu idareciler derhal açığa alınarak yapılacak yargılama sonunda suçlu bulunanlar en sert şekilde cezalandırılmalıdır. Ayrıca olayların tekrarlanmaması için her türlü olumsuz muameleye maruz kalan çocuklar ile tüm ülke genelinde yer alan ıslah ve çocuk tutuk evlerindeki çocukların gelişimlerini olumsuz yönde etkileyen yetersiz ivedilikle değiştirilerek iyileştirilmesine, çocuklara özgü izleme mekanizmalarının hayata geçirilmesine ve tüm uygulamaların bu yönde geliştirilmesine, toplum bireylerini de çocuğa üretilen her hizmeti bu yaklaşımla izlemeye ve bu amaçla gerçekleştirileceklerin bir parçası olmaya davet ediyoruz. Ve bu vesileyle Şanlıurfa E Tipi Kapalı Cezaevindeki çocuk koğuşunda tutulan tutuklu çocukların kötü yaşam koşullarının doğurabileceği olası sonuçlara da dikkat çekmek istiyoruz. “
__________________
Hoş olayım olmayayım
O yâr benim kime ne

Haziran__ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla