Tekil Mesaj gösterimi
Eski 23.06.12, 10:43   #5
Türkü
...> Ata'm İzindeyiz <...

Türkü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Konular: 16
Mesajlar: 3,143
Ettiği Teşekkür: 29437
Aldığı Teşekkür: 18616
Rep Derecesi : Türkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmedeTürkü muhteşem bir gelişmede
Ruh Halim: Keyifli
Standart Cevap: Barbarlık Müzesi | Lefkoşa | Kıbrıs

Yıllar önce gittiğim bir daha asla önünden geçmeye bile cesaret edemediğim bir müze.

Dışarıdan bakıldığında hoş bir ev görünümü olan müzenin içerisine ayak basar basmaz tüm yaşanmışlıklar yüzüme tokat gibi çarpmıştı. Banyoda vahşice öldürülen miniklerin kan lekeleri halen durmakta. İnsanlık ayıbı olarak nitelendirdiğim çirkinliklerden sadece birisi o evde o gece yaşananlar.

Turgut Özakman Kıbrıs kitabında 3 sayfa kadar bilgi sunuyor bu olay hakkında. Okurken içim yanmıştı.

Nutkumun tutulduğunu,konuşmakta bile zorluk çektiğimi hatırlıyorum müze çıkışında.

Kıbrıs Türkleri savaş zamanında neler yaşadı hep ilk ağızdan dinledim. Zor şartlar,susuzluk,vahşet.... daha yazamayacağım elimin varmadığı çok şey.



******************


Hasan Yusuf Güdüm’ün ağzından; (Müzede aynısı yazıyor)

24 aralık 1963 gecesi, eşim Feride’yle komşumuz binbaşı Nihat İlhan’ın evindeydik. Akşam yemeği yiyorduk. Ansızın kanlı dere tarafından eve kurşun yağmur gibi yağmaya başladı. Bulunduğumuz yemek odası çok tehlikeliydi. Çabucak banyoya koştuk. Burasının daha güvenli olduğunu düşünmüştük. dokuz kişiydik. Eşimden başka herkes banyoya sığınmış, eşim tuvalete saklanmıştı. Korku ve dehşet içinde bekledik. Binbaşı doktorun hanımı bayan İlhan banyoda, kollarında çocukları olduğu halde ayakta duruyordu. Ansızın sokak kapısının büyük bir gürültü ile kırıldığını işittik. Makineli tüfeklerle eve giren rumlar, her tarafı taramaya başlamışlardı. Bir ara rumca bir sesin “taksim istersiniz ha!” diye bağırdığını işittim. Tekrar kurşun yağmuru başlamıştı. bayan ilhan üç çocuğuyla birlikte küvetin içine yığılmıştı. vurulmuşlardı. bu esnada banyoya giren rumlar silahlarındaki kurşunları tekrar üstümüze boşalttı. Binbaşının çocuklarından birinin inlemesini işittim ve kendimden geçtim bayılmışım.

İki üç saat sonra ayıldığım zaman bayan İlhan’ın ve çocuklarının küvette ölü yattıklarını gördüm. Ben ve diğer komşular ağır yaralıydık. Eşime ne olmuştu acaba? derhal tuvalete koştum, yerde yatıyordu en vahşi bir şekilde öldürülmüştü. sokaktan silah sesleriyle karışık “ imdat! yetişin! bizi kurtaracak yok mu?” feryatları geliyordu. Çok korkmuştum. Yatak odasına geçtim ve karyolanın altına saklandım. Bir saat daha geçmişti. Uzaktan silah sesleri gelmeye devam ediyordu. ağzım kupkuruydu.Karyolanın altından çıkıp biraz su içerek tekrar banyoya geçtim. Bir saat önceki gibi, herkes olduğu yerde duruyordu. yaralı olanlara su verdim.

Sabah saat beşe kadar banyoda bekledik. Hiç sabah olmayacak sanmıştım. Hepimiz yaralıydık ve hastaneye gitmemiz gerekiyordu. Növber’le ben yürüyebiliyorduk. Orada bazı kimselere rastladık. Bizi alıp hastaneye götürdüler. Yolda giderken evde daha yaralılar bulunduğunu söyledim. Hastanede üç gün kaldıktan sonra uçakla Ankara’ya tedaviye gönderildim. Orada 4 ay tedavi gördüm. Fakat bir kolumu hala kullanamam. Kıbrıs’a dönüşümde uçak alanında rumlar tarafından tutuklandım. Bu anlattıklarımı tutukluluğum esnasında rumlara da anlattım. sonra serbest bırakıldım.”
__________________
Türkü isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
11 Üyemiz Türkü'in Mesajına Teşekkür Etti.