Tekil Mesaj gösterimi
Eski 02.07.12, 18:09   #13
Cliff Durden
... Cliff 'Em All...

Cliff Durden - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 108
Mesajlar: 1,521
Ettiği Teşekkür: 1103
Aldığı Teşekkür: 6486
Rep Derecesi : Cliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura aboutCliff Durden has a spectacular aura about
Ruh Halim: Kotu Cocuk
Standart Cevap: Şike Davasında Aziz Yıldırım'a Tahliye

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Banemin Mesajı göster
İlk yanıtımda "suçlu" kelimesini ya bugün verilmiş olan kararın etkisinde kalarak yada dikkatsizlikle kullandım sanırım. Az buçuk bilirim tutuklu ile suçlu arasındaki farkı.

Benim orada vurgu yaptığım asıl konuyu atlayıp bunu öne çıkartman en azından yapmış olduğum yanlışlığı düzetme ve göze sokma babında faydalı olmuş...

Genele yazdıklarına gelince... Futbolun içinde bir şekilde olupta dönen bu dolaplardan haberdar olmayan kişi hemen hemen yoktur sanırım. Mahkemenin verdiği kararda suçun işlendiğini göstermekte. Yargıtay süreci var daha ve kesin karar o zaman belli olacak.

Yazının sonunda bağımsız! adalete güvendiğini söylerken davanın görüldüğü mahkemede adalet denen dişlinin bir parçası. O son satıra gelene kadar fanatiklik tavan yapmış ve bu mahkemenin verdiği karara karşı, "Biz" lafını kullanarak sürecin haksız işlediğini ve verilen ilk kararın kabul edilemez olduğunu düşünmektesin hala.

Ergenekon ve balyoz da işlediğini söylediğin hukuk! demek bu süreçte iyi işlemedi...

Ergenekon ve Balyoz'u, Aziz Yıldırım davasının onda biri kadar dikkatli izlemiş olsaydın, orada 3 yıldan fazla süredir tutuklu bulunan ve hala neyle suçlandıklarını bilmeyen insanlar içinde belki biraz hırçınlaşabilir, güvendiğin adalet! sistemini bir nebzede olsa sen de eleştirirdin.

Hakikatten bu, en hafif tabiriyle iki yüzlülüktür...
Haklısınız.. Son cümlem tamamen saçma olmuş.. Onu eklememeliydim.. Sanırım orada anlatmak istediğim her zaman güvenmeyi istediğim ve güvenmek zorunda olduğum mahkemeler idi.. Ama cümlem çok alakasız durmuş o konuda haklısınız..

Bu küçük düzeltmenin dışında.. ''Ergenekon ve Balyoz'u, Aziz Yıldırım davasının onda biri kadar dikkatli izlemiş olsaydın'' demişsiniz.. Siz hiç merak etmeyin.. sanırım okuduğum bölümden kaynaklanan sebeplerle bi hayli takip ettim bu davayı.. konusu olmadığı için çok fazla detaya girmedim.. Ama madem ki bu konuyu takip etmiyor imajı çizdim.. sizi rahatlatacaksa söyliyeyim.. Ben bu davalardaki hukuksuzluklar sebebiyle bir çok kişiyle tartışıp arkadaşlarımın arasında fişlendiğimi de bilirim

Kişiler önemli değil.. A kişisi, B kişisi vs.. 3 sene içeride hiç bir mahkeme kararı olmaksızın, suçsuz bir şekilde, sırf delil karartma vs. şüphesi ile içeride tutuklu halde bulunan insanların varlığı nasılki İnsan Hakları'na aykırıysa, nasıl ki açtığı bir pankarttan ötürü 19 ay hapis yatan öğrencilerin varlığı hukuksuzluk örneği ise, nasıl ki vatandaşı evire çevire döven polis açığa alınmak yerine başka bir yere tayin ediliyorsa... bu nasılkiler malumunuz uzar gider.. Bunlar benim yine de Aziz başkan'ın dava sürecini takip etmeme engel değil.. Şükür, hepsini aynı anda eleştirebiliyorum ama konu Aziz Başkan olduğu için sadece onu yazdım..

Ama tüm bu hukuksuzluklar benim ''TC mahkemelerinin bağımsız olduğunu düşünmek zorunda olduğum gerçeğini'' değiştirmiyor..

küçük bir not: Bu davanın sadece basit bir top davası olduğu havası sezdim sizde Ama şunu unutmayın ki Aziz Yıldırım'a ''Ergenekon'un kasası'' da dendi.. Anlayacağınız sürecin hepsi birbiriyle alakalı.. O yüzden ''basit bir top davası olmaktan'' çıkalı uzun zaman oldu..
__________________
Yerli dizilerle ilk tanışmam TV'de değildi. 12 yaşındaydım, bir ilçede arkadaşlarla geyik yapıyorduk. Arkadaş bir diziden bahsetmişti:

''Abi şimdi bir adamın yengesi var ona yürüyor, yenge de çocuğa yürüyor, amca teyzeye yürüyor...''

Ana fikir açık, basit ve doğruydu. En sonunda Cem Yılmaz ve diğerlerinin öğrendiği şeyi öğrendim;

Bahçevan aşçıya, aşçı evin büyük oğluna, büyük oğul yengeye, sonra hep beraber uşağa

Kurt Sutter bazılarının neyine la, bu imza yeter. He bu suç değildir inşallah.
Cliff Durden isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Cliff Durden'in Mesajına Teşekkür Etti.