Tekil Mesaj gösterimi
Eski 07.07.12, 00:38   #2
Basakca
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: İstanbul’un Uğursuz Ağacı | Kanlı Çınar





Minyatür: Mitolojik vakvak ağacı


Kanlı çınar yahut uğursuz ağaç diye terennüm edilen şecere-i vakvak ağacının macerası bununla da bitmedi. 1826 yılında son yeniçeri ihtilali kopunca ordunun bu ayaklanması sivil bir karşı hareketle bastırıldı. Ocak dışı hiçbir faninin destursuz girmesi kabil olmayan kışlaları basıldı, yakıldı, ocak dağıtıldı. Akşama doğru şurya buraya sinen ve çoğunlukla Sultan Ahmed Camii mahzenindeki taş odalara gizlenen âsi yeniçerilerin çoğu yakalanarak boğuldu, parçalandı yahut bezgin halkın hücumlar altında ezilerek katledildi. Halkın yeniçeri nefretinden diriler olduğu kadar ölüleri de nasiplendi. İstanbul’da ki kahir ekseri yeniçeri mezarı bozuldu, taşları kırıldı yeri kaybedildi.

Katledilen cesetleri leş kavilinden sürüklenerek meşhur şecere-i vakvak ağacının altına yığıldı, bazıları ağacın dallarına asılarak günlerce sarkıtıldı. Bu hadise bile halkın ne derece kine müptela olduğunu açıkla izhar ediyordu.

Bütün bunlar vuku bulurken 1656’da ki şecere-i vakvak olayına şiir söyleyen şairi hatırlayan Keçecizade İzzet Molla ona nazire olarak asırlar sonrasından şu satırları terennüm ediyordu;




Atmeydanında ki meşhur Şecere-i vakvak ağacı


Bir zaman ehli fitne camii Hanı Ahmedde
Bigünah asmış iken kullarını Hallâkim
Şimdi erbabı Şekanın dökülüp kelleleri
Meyve vaktine yetiştik, secerei vakvakın.





Günümüz Türkçesi ile;

Bir zamanlar bozguncular camii sultan Ahmedde

Masum kullarını asmış iken Allahın
Şimdi alçakların dökülüp kelleleri
Meyve vaktine yetiştik şecere-i vakvakın


Kanlı çınar denilen bu uğursuz ağaç Ayasofya ile Sultan Ahmed Camii arasındaki sahadaydı. Etrafında taşla örülmüş genişçe bir set bulunuyordu. Ayasofya’ya doğru bakan kalın bir dalı düz şekilde uzanıyordu.


Ağaç daha uzun yıllar yaşayıp Cumhuriyet zamanına değin erişti. Bu güne ise intikal etmeyen ağacın yeri park sahası içinde kalmıştır. Bu ağaç bir Topkapı Sarayı’nın 1. Avlusunda bulunan diğer meşhur çınar, Yeniçeriler Çınarı ile karıştırılıyor yahut özdeşleştiriliyorsa da ikisi farklı ağaçlardır.




Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
15 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.