Tekil Mesaj gösterimi
Eski 16.07.12, 23:44   #1
Mislina
Süper Üye
Mislina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2012
Konular: 458
Mesajlar: 2,989
Ettiği Teşekkür: 4166
Aldığı Teşekkür: 9717
Rep Derecesi : Mislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzelMislina gerçekten güzel
Ruh Halim: none
Standart Tüm Zamanların En Şahane Kitapları

Tüm Zamanların En Şahane Kitapları

Jennifer Egan: “Okumak, ilginç işler çıkarmanızı sağlayan bir beslenme biçimidir.” demiş. Okumak ve yazmak arasındaki kesişim, hem bizim fani ömrümüze faydası olacak çift yönlü bir beceri, hem de ikon olmuş yazarların başarılarının sırrı.






Çağdaş İngiliz ve Amerikan edebiyatının 10 şahane romanı, öykü koleksiyonu, oyunları ve şiirleri, The Top Ten: Writers Pick Their Favorite Books (Top 10: Yazarların Favori Kitapları) adlı bir listede toplandı. Listeye katkıda bulunan yazarlar arasında Normal Mailer, Ann Patchett, Jonathan Franzen, Claire Messud, and Joyce Carol Oates gibi isimler de var.

Kaynak: www.theatlantic.com




İşte yazarların favori kitapları:

20. yüzyılın Top 10 Listesi


1. Lolita
Vladimir Nabokov




Humbert Humbert, Amerika'ya yerleşmiş, orta yaşlı, Fransız bir dil profesörüdür. Çocukluğunda bir tatil sırasında aile dostlarının kızı ile aralarında geçen kısa süreli bir ilişkinin ardından birkaç ay sonra sevgilisinin ölüm haberini alır. Bu talihsiz ve yaşanamamış ilşkinin ardından, genç hatta çocuk yaştaki kızlara karşı ilgisini yıllar sonra da üzerinden atamaz. Başından geçen bir evlilikten sonra, Amerika'ya yerleşir. Tesadüfen pansiyoner olarak yerleştiği evde Bayan Haze'nin on iki yaşındaki kızı Dolores Haze'i görür ve yıllar boyunca güçlü belleğinden hiç silmediği çocukluk aşkını Dolores Haze ile özdeşleştirir. Romanda L, Lo, Lola, Lolita, Dolly takma adları ile çağrılan Dolores ile Humbert Humbert arasında böylece bir aşk başlar.


2. Muhteşem Gatsby
F. Scott Fitzgerald




Muhteşem Gatsby'de (The Great Gatsby) Fitzgerald hem Amerika'nın 1. Dünya Savaşı sonrası yaşadığı düşkırıklığını, hem de para ve mevki tutkunu bir toplumdaki ahlak çöküntüsünü çarpıcı bir biçimde yansıtmakla kalmamış; belli bir zaman ve yerde geçen olayları anlatmakla yetinmemiş; Gatsby'nin muhteşem rüyasının peşinde koşmasını adım adım takip ederken hayal ve gerçek arasındaki büyük farklılığa da güzel bir örnek vermiştir."Gerçek bir klasik; en görkemli Amerikan romanı denebilir."
-John Carey/Sunday Times-Yüzyılın Kitapları-

3. Kayıp Zamanın İzinde
Marcel Proust




Kayıp Zamanın İzinde, Marcel Proust'un hayatının son 17 yılında yazdığı yaklaşık Bir milyon ikiyüz elli bin sözcükten oluşan 3000 sayfalık dev romandır. 20. yüzyıl edebiyatının en büyük eserlerinden biri sayılır.

Proust bu romanı annesinin 1905'deki ölümünden sonra yazmaya başladı. Kitabın ilk cildi 1913'te yayımlandı. Roman, tamamlandığında yedi kitaplık Kayıp Zamanın İzinde ortaya çıkacaktı. Proust bu romanın son düzeltmelerini yaparken 1922'de öldü.

Bu roman Türkçeye Roza Hakmen tarafından çevrilmiştir. Daha önce Yakup Kadri Karaosmanoğlu romanın birinci cildini çevirmiş ancak devamını getirmemiştir.

Kayıp zamanın izinde şu yedi ciltten oluşur:
  1. Swann'ların Tarafı
  2. Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde
  3. Guermantes Tarafı
  4. Sodom ve Gomorra
  5. Mahpus
  6. Albertine Kayıp
  7. Yakalanan Zaman

4. Ulysses
James Joyce



Konu, özünde son derece yalındır: Öğrenci Stephen Dedalus ile serbest çalışan Yahudi asıllı bir reklam toplayıcısı olan Leopold Bloom'un karşılaş(tırıl)maları. Ancak asıl anlatılan, bu iki kişinin bireysel kimliklerini aşan daha büyük bir gerçeğin parçası olduklarıdır: Stephen "sanatsal" doğanın, Bloom ise "bilimsel" doğanın temsilcileridir. Öte yandan, bu iki dışlanmış kişilik, hem Joyce hem de birbirleri için de özel bir öneme sahiptirler: Stephen, Joyce'un gençliğinin, Bloom ise olgunluğunun yansımalarıdır; Bloom, Stephen'ın, deyim yerindeyse, "manevi babası"dır vb. Ama kitabın edebiyat açısından asıl önemi, çatısının Homeros'un destanı Odysseia ile simgesel koşutluğundan ve Joyce'un kullandığı değişik teknik ve biçemlerden, özellikle de 18. ve son bölümde Bloom'un karısı Molly'nin düşüncelerinin yansıtıldığı "bilinç akışı"ndan gelir.

5. Dublinliler
James Joyce



Çağdaş edebiyatın en önemli yazarlarından Joyce, bu ilk önemli eserinde İrlanda’nın ruhsal tarihinden kapsamlı bir kesit verir. Bunu yaparken sevgili kenti Dublin’e çocukluk, gençlik, olgunluk ve toplumsal hayat düzeylerinde bakmış, kentinin ruhsal yoksulluğunu sergilemede ilginç bir yazı kuramı oluşturmuştur.

Joyce yaşanan gerçekliğin özüne varmada, önemsiz gibi görünen sıradan yaşantıları ve bunlardaki ayrıntıları ustaca düzenleyerek derinlerde yatan önemli sorunlara göndermeler yapar.


6. Yüzyıllık Yalnızlık
Gabriel Garcia Marquez



Yazar çocukluğunun geçtiği Aracataca'yı Macondo adıyla fantastik bir kurguyla sunmuştur ve amacını "çocukluk günlerini sanatsal bir dille ardında bırakmak" olarak açıklamıştır. Kitap büyülü gerçekliğin en önemli eserlerindendir.

"Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli kocaman bir evde, toprak yiyen bir kız kardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları birörnek bir yığın hısım akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmaktı amacım. Yüzyıllık Yalnızlık'ı iki yıldan daha kısa bir sürede yazdım. Ama yazı makinemin başına oturmadan önce bu kitap hakkında düşünmek on beş, on altı yılımı aldı. Büyükannem, en acımasız şeyleri, kılını bile kıpırdatmadan, sanki yalnızca gördüğü şeylermiş gibi anlatırdı bana. Anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin, onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım. Yüzyıllık Yalnızlık'ı büyükannemin işte bu yöntemini kullanarak yazdım. Bu romanı büyük bir dikkat ve keyifle okuyan, hiç şaşırmayan sıradan insanlar tanıdım. Şaşırmadılar, çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan bir şey anlatmamıştım. Kitaplarımda gerçekliğe dayanmayan tek cümle bulamazsınız."
-García Márquez-

7. Ses ve Öfke
William Faulkner




Yüzyılın klasikleri arasına girmiş bir roman. Ses ve Öfke. Faulkner' ın , kendine özgü yoğun dili ve kurgusuyla, yaşananları, düşünülenleri, yayılan ya da sıkışan duyguları tüm bir atmosfer içinde vermekteki ustalığını doyasıya gösteren bir roman.

Ses ve Öfke' de, ABD' nin güneyinde yaşayan Compson ailesinin dağılışı farklı bilinçlerle izleniyor. Zihinsel engelli oğul Benjy' nin, suçluluk ve onur duygularıyla azap çeken ağabeyi Quentin'in, sert, mantıklı ve kurnaz diğer erkek kardeş Jason' ın anlatımlarıyla ailede yaşananlar yavaş yavaş açığa çıkıyor. Kız kardeş Candace' ten Jason' ın vasiliğini aldığı yeğeni Quentin'e, zenci hizmetçi Dilsey' den torunu Luster' a pek çok karakterin sahiciliği ve olayların evrensel trajedisi, Faulkner'ı n diliyle bir cam kırığı kadar keskin, bir öfke anı kadar yüksek sesli.SİT



8. Deniz Feneri
Virginia Woolf



Deniz Feneri, kaybedilen bir mutlulğun anıların yeniden canlandırdığı olağanüstü bir romandır. Ramsay ailesi her yıl yaz tatillerini İskoçya'daki yazlıklarında geçirirler; bu tatillerin sonsuza dek süreceği duygusu hepsini sarmıştır. Çocuklar için cennetten farkbız olan bu yaz evinde yetişkinler sık sık sonsuzluğu anımsatan zaman parçalarıyla karşılaştıkları hissine kapılırlar. "Bilinç akışı" diye adlandırılan modern roman anlayışının öncülerinden olan Virginia Woolf, otobiyografiye en çok yaklaşan bu romanında, çoculuk günlerinin yoğun heyecanlarını, özlemlerini, yetişkinlerin dünyasındaki karmaşık ilişkileri son derece keskin gözlemlerle aktarıyor. Bireylerin izlenimlerini, bu izlenimlerin getirdiği çağrışımları yapıtlarında konu edinen Virginia Woolf, bu yapıtıyla gerçek bir sanat eseri yaratmış ve klasik yazarlar arasındaki yerini almıştır.
(Arka Kapak)



9. Bütün Hikayeler
Flannery O'Connor





Amerikan edebiyatının önemli seslerinden olan O'Connor, 2 roman ve 31 kısa öykü ile sayısız eleştiri kaleme aldı. Güneyli bir yazar olarak, genelikle "Güneyli gotik" türde eserler verdi, yöresel unsurlara yer verdi ve "grotesk karakterler" yarattığı söylendi. Ancak, kendisi bu fikre katılmaz. Eserleri genellikle güneyde ve ahlaki açıdan sorunlu karakterler etrafında geçer; ırk konusu ise, alttan alta işlenir. En belirgin özelliklerinden biri, okura çok daha sonra ne olacağını önceden sezdirmesidir. Her eserini rahatsız edici ve ironik bir şekilde sonlandırır; onları adeta bu şekilde "işaretler."


10. Solgun Ateş
Vladimir Nabokov




Amerikalı ünlü şair John Shade 1959'da öldürüldü. Bu kitapta onun ölümünden sonra yayımlanan son şiiri ile editörün yazdığı önsöz, uzun bir açıklama bölümü ve dizin ter almaktadır. Ama bu editör öbür editörlere hiç benzememektedir; kibilir, meraklı, tuhaf, hoşgörüsüz biri.

Sakın kafadan sakat, kötü, üstelik tehlikeli bir adam olmasın? Uzun boylu, kara sakallı bu anlatıcı, kitabın içinde kasıntıyla ilerlerken acımasız eliyle de geçtiği yerlere ipuçları saçmaktadır; öyle izler ki, ne kadar gizlese onun içindeki kötülüğü açığa vurmaktadır. Bu tuhaf adam, "John Shade'in yaşamının son aylarını mutlulukla dolduran görkemli arkadaşlık" diye adlandırdığı konuda bize, belki de tasarladığından daha fazlasını söyleme başarısını gösteriyor.

__________________
"Ama gerçek, aziz dostum, can sıkıcıdır."

Mislina isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
13 Üyemiz Mislina'in Mesajına Teşekkür Etti.