Tekil Mesaj gösterimi
Eski 05.08.12, 22:14   #77
Mediter
Uzman Üye

Mediter - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Apr 2012
Konular: 295
Mesajlar: 2,410
Ettiği Teşekkür: 34734
Aldığı Teşekkür: 14818
Rep Derecesi : Mediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Ramazan Davulu Yasaklansın mı?

Epey sakinleştiğim için sert (iğneli) yazmamaya çalışarak ufaktan tartışmaya değinecek olursam,

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Jazz Mesajı göster
Laik olanlar - Olmayanlar... Ne alaka?...

Hoşgeldin padişah efendi...

Konunun gidişat yönünden hoşlanmamaya başladım...

Evet arkadaşım Bir topluluktaki bireylerin dini inançlarını veya inançsızlıklarını sorgulamanın, saymanın, (hele hele) bir dini inança mensupların sayıca fazla olduklarını ‘’%99 diyerek’’ (ileri sürerek) fazla sayıda olan inançların, diğer azınlıkta kalanları (rahatsız etme pahasına) tek taraflı davranabileceklerini savunmak laikliğe aykırıdır.
(laiklik ve demokrasi ayrılmaz bir bütündür, birisi olmadan, diğeri var olamaz.)
Bu nedenle demokratik ve laik, çağdaş ülkelerde, insanların dini inançları, inançsızlıkları sayılmaz, nüfus cüzdanlarına yazılmaz.
Bir vatandaşın dini inancının sorulması, çeşitli yollarla açıklanmaya zorlanması (seçmeli din dersi vb) demokrasiye ve laikliğe aykırıdır.
Çünkü demokratik ve çağdaş devletler ve bireyler, karşısındakine, İnsan olarak bakar, değer verir.
Karşısındaki kişinin dini inancı, inançsızlığı, ırkı,, rengi ne demokratik devleti, ne de demokratik bireyi zerre kadar ilgilendirmez.

Bu nedenle beni eleştiren arkadaşın ‘’Halkın %99 gibi çoğunluğu Müslüman , diğerleri azınlık… gibi’’ konuşmaları demokrasiye de laikliğe de aykırıdır.
Ama ülkemizde laiklik düşmanı güçler sık sık:
‘’Türkiye Müslüman bir ülkedir!’’
‘’Türk halkının %99’u Müslüman’dır!’’ gibi sözcüklerle, Türkiye laik bir ülke değilmiş te, Müslümanların çoğunlukta olduğu bir İslam ülkesiymiş ve bu nedenle İslama uygun yaşamı empoze etmek normalmiş gibi bir hava yaratırlar, yaratmışlardır…
Oysa demokratik,laik bir ülkede bir inançta olan milyarlarca kişi ile,karşı inançta olan bir kişi eşittir, aynı haklara sahiptir. Sayıca azınlıkta olması onun hiçe sayılmasını, temel haklarından mahrum bırakılmasını gerektirmez.

Bu tür ''%99'u gibi müslümandır gibi) söylemler ve davranışlar, (artık her geçen gün çıkarılan yeni bir yasa veya yasakla laiklik ortadan kaldırılarak dini bir rejime doğru kayılsa bile) hala Anayasamızın değişmez maddelerinden birisi olarak var olan Laikliğe aykırıdır.
Üstelik din bir düşünce ,inanç ve benimseme kavramıdır.
Anne babası bir dine inanıyor diye, daha doğar doğmaz bir bebeğin nüfus cüzdanına anne babasının dini yazılabilecek kavramlar değildir.
Üstelik bu yolla bireyin dini inancını belli etmek demokrasiye de aykırıdır.
Sinan Işık isimli vatandaşımızın, din ibaresi olarak ‘’alevi’’ yazılması isteği Türk mahkemeleri tarafından reddedilince, Avrupa İnsan hakları mahkemesine başvurmuş , Avrupa insan hakları mahkemesi, ‘’ Türkiye’nin AİHS'nin din ve vicdan özgürlüğüyle ilgili 9. maddesinin ihlal edildiğine hükmederek, nüfus cüzdanlarından din ibarelerinin çıkarılmasını istemiştir.’’ KAYNAK


Avrupa birliği anlaşmalarına gör; Bir ülke yasaları ile AİHM yasaları çelişirse asıl olan AİHM yasalarıdır.
Yani AİHM kararları kararları ülke yasalarının üstündedir ve Türkiye (demokratik bir ülke olduğu iddiasıyla) bu kararı imzalamıştır. KAYNAK

Ama, AİHM karşı ‘’Tamam!’’ derken, diğer taraftan 2010 yılında alınan bu karara rağmen hala en küçük bir adım dahi atmamaktadır.

Tekrar özetlersem, Demokratik, laik olduğu iddia edilen bir ülkede inançların ve inançsızların sayılması, ‘’Çoğunluğuz! Biz nasıl istersek öyle olur!’’ edebiyatı yapılması laikliğe ve demokrasiye aykırıdır.



Davul konusuna gelirsek;
Konuyu daha fazla uzatmak istemiyorum ama, yukarıdaki (İkircikli) nikli arkadaşın verdiği Malatya ve Eskişehir’ deki olaylar ne kadar haklı olduğumu ortaya koymaktadır.
Hiçbir dini inancın, geleneğin veya zevkin bir başkasını rahatsız etme, baskı altına alma hakkı yoktur, olamaz.
Var olduğunu varsayarsanız ya diğer inançta veya inançsızlıkta olanların baskı altına alınmasına (azınlık muamelesi görmesine),
Veyahut da iç savaşa kadar uzanabilecek katliamlara yol açmış olursunuz.



Gelelim Özür konusuna,
Davul çalınmasını savunanları, düğün derneklerde silah atanların (magandaların) davranışlarıyla benzeştirmem,
(başta hiç kırmak istemediğim, on parmağında on marifet, elinde sihirli süpürgesi olan Lale’yi çok fazla kırdığını, rencide ettiğini görüyorum.
İstemeden de olsa kırdığım (başta Lale olmak üzere) tüm arkadaşlardan özür diliyorum.
Sanılmasın ki sözümün arkasında durmuyorum.
Tekrar diyorum ki,
Gecenin bir yarısında davul çalınması, düğün derneklerde silah atılmasıyla eş değerdir.

Subutay’ın yazdıklarına ise tartışmayı daha fazla uzatmak istemediğim için yanıt vermeyeceğim.

Not: Konuyu (cevap hakkı doğurması nedeniyle) bana özel açık bırakan Real’e de sonsuz teşekkürler…

Ne kadar sert yazsam da, tartışmada ayrı saflara düşsek te,

hiçbir üyemizin, Hele hele gurbet (eller de ki) bir hemşerimin kalbini kırmayı hiçbir zaman düşünemem…

Her ne kadar sürçü lisan etmişsem affola…
__________________
Mediter isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
6 Üyemiz Mediter'in Mesajına Teşekkür Etti.